Kültürel kimlik ile siyasal kimlik farkı

Kültürel kimlik ile siyasal kimlik farkı

03.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım, her toplum, sahip olduğu üretim teknolojisi ve ilişkileri bağlamında örgütlenir ve bir kimlik üretir.

Bu çerçevede bugün herkesin, üçü “Kültürel” biri “Hukuki/Anayasal”, en az dört kimlik sahibi olduğu görülür.

(Elbette bunlara, çeşitli meslek kimlikleri, sporcu, sanatçı, bilim insanı ve yazar kimlikleri gibi kimlikler de eklenebilir.)

***

1) İnsanlığın ilk zamanlarındaki ilkel toplum, toplayıcılık ve avcılıkla geçinir, aile ve sürü halinde yaşar ve insanın ilk kimliğini, “Aile/Aşiret Kimliği” olarak üretir.

Türkiye’de, “Nerelisin”, sorusundan sonra “Kimlerdensin” diye sorulan soruya verilen yanıttır “Aile/ Aşiret Kimliği”.

İnsanlar bu “Kültürel Kimliği”, zaten soyadı veya baba adı olarak taşırlar.

2) Tarım Devrimi döneminde, toplum yerleşik düzene geçer, tarımla geçinmeye başlar.

Bu dönemde, Tek Tanrılı dinler egemen olur.

İnsanların içine doğdukları ailenin, toplumun din ve mezhep inanışı onların ikinci “Kültürel Kimliğini” oluşturur.

3) Endüstri Devrimi döneminde, fabrikalarda da üretim başlar.

Birlikte çalışan insanlar ortak dil kullanmaya başlayınca, ırk ve milliyet kimliği ortaya çıkar.

Böylece insanların içine doğdukları ailenin, toplumun, ırkı ve milliyeti, onların üçüncü “Kültürel Kimliğini” oluşturur.

“Kültürel Kimlik” niteliği taşıyan ve doğuştan, bizim tercihlerimize, irademize ve seçimimize bağlı olmadan gelen bu üç kimliğin hepsi “Kutsal Kimlikler” olarak kabul edilir.

4) Günümüzdeki Bilişim Devrimi döneminde ise bu üç kimliğin hepsini eşit kullanan bir üretim ve ilişki yapısı, bu yapıya koşut olarak gelişen insanlığın örgütsel ve düşünsel evrimi, İnsan Hakları kavramını ortaya çıkarır ve bütün bu “Kültürel Kimlikleri” eşit sayan Demokratik ve Laik anlayış, eşitliğe dayalı “Anayasal ve Hukuksal bir Kimlik” oluşturur.

İnsanlığın ulaştığı bu dördüncü “Anayasal Kimlik” anlayışı, hukuksal ve siyasal olarak bütün “Kültürel Kimlikleri” eşit sayan bir “Eşit Vatandaşlık” kavramı üzerine dayalıdır.

Bilişim Devrimi Dönemi’nde insanlığın ulaştığı bu Çağdaş Devlet yapısı, kendi “Vatandaşlarının” hepsini, doğuştan gelen “Kültürel Kimlikleri” ne olursa olsun, eşit sayar ve onlara eşit muamele eder.

Bu niteliği ile, doğuştan gelen “Kültürel Kimliklerden” farklı bir “Hukuksal ve Siyasal Nitelik” taşıyan, “Anayasal Eşit Vatandaşlık” kimliği oluşturur:

Bu “Hukuksal ve Siyasal Nitelik”, ülke vatandaşlığına bağlı olarak, bütün “Kültürel Kimliklerin”, “Anayasal Vatandaşlık Kimliği” içinde “Eşitlenmesine” dayalıdır.

***

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, İktidarın bütün müdahalelerine ve “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ni, “Şahsım Devleti” haline getirme ve onu dinsel ve etnik “Kültürel Kimlikler” bağlamında bölerek yönlendirme çabalarına rağmen, “Anayasal Vatandaşlığa” bağlı olan “Eşitlik” anlayışını hâlâ korumaya ve sürdürmeye çalışmaktadır.

Bu bağlamda, Anayasamız, hâlâ, yukarıda anlattığım, üç “Kültürel Kimliği”, dördüncü ve bir Hukuksal/ Siyasal nitelik taşıyan “Anayasal Eşit Vatandaşlık” kimliği ile dengeleyerek bütünleştirmeye ve barış içinde birlikte yaşama koşullarını olanaklı kılmaya çalışmaktadır.

***

Şimdi sorun, siyasal ömrü sona ermiş olan İktidarın, kendi siyasal ömrünü uzatmak için:

“Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığında” “Hukuken ve Siyasal” olarak eşitlenmiş olan farklı “Kültürel Kimliklere”...

“Birbirinden Farklı ve Ayrı Siyasal ve Hukuksal Özerk Yapı Nitelikleri” kazandırmaya yönelik olarak “Mikro Dincilik/Mezhepçilik ve “Mikro Milliyetçilik/ Etnikçilik” bağlamında, Emperyalizmin de desteğiyle, Devlet Yapısını değiştirmek istemesidir!

İlgili Konular: #kültür #toplum

Yazarın Son Yazıları

İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025
Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: “Barış” sloganı ile halkı aldatarak...

Devamını Oku
23.11.2025
CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye’yi, “Ortadoğu Bataklığında” parçalanarak boğulacağı bir “Sürece” sürüklüyor!

Devamını Oku
21.11.2025
'Kişiye özel rejim' önerisinin çıkmazı

Devlet Bahçeli aynı anda üç öneride bulundu...

Devamını Oku
20.11.2025
Atatürk üzerine birkaç kitap

Son zamanlarda, Atatürk’e, İstiklâl Savaşı’na ve Cumhuriyet Dönemi Tarihi’ne ilişkin saldırılar, saptırmalar ve iftiralar çok artınca, bu konulardaki gerçek tarih araştırmaları, kitapları da çoğaldı.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianame, devlet yönetimine yansıtıldığında?...

Cuma günkü yazımı şöyle bitirmiştim...

Devamını Oku
16.11.2025
Başarılı politikacılık ve avukatlık suçlanınca?...

Lafı dolandırmaya gerek yok...

Devamını Oku
14.11.2025
İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan...

Devamını Oku
13.11.2025
Atatürk: İki yalan dört düşman

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Devamını Oku
11.11.2025
İkinci Silivri trajedisinde anayasa ihlalleri

“Birinci Silivri Trajedisi Dönemi”, Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığından ayrılma zamanı olan Haziran 2007 tarihinde başladı.

Devamını Oku
09.11.2025
İktidarın çelişik operasyonları

İktidar, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ni tanımlayan Anayasa’ya Cumhuriyet rejimine aykırı ve birbirlerine ters birkaç operasyonu aynı anda yapıyor ve böylece zaten düşmekte olan seçmen desteğini iyice kaybediyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Casusluk tartışması tırmanıyor

Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’a yapılan “Casusluk suçlaması” akıllara derhal FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetlerini ele geçirmek için “Birinci Silivri Trajedisi” bağlamında yaptığı “Casusluk” suçlamalarını ve yine FETÖ’nün “Kozmik Oda”ya girişini ve oradaki bilgilerin yurtdışına sızdırılışını anımsattı!

Devamını Oku
06.11.2025
Casusluk bahane hapis ve kayyım şahane

24 Ekim 2025 Cuma sabahı Merdan Yanardağ “Casusluk” suçlamasıyla göz altına alındı.

Devamını Oku
04.11.2025
İntihar ve çöküş (3) Anomi ve anarşi

Önce kavramları tanımlayalım: Anomi: Kuralsızlık. Anarşi: Devlet otoritesinin yokluğu.

Devamını Oku
02.11.2025
Bir iktidarın intiharı (2)

Dünkü yazıdan devam: Önce bir iktidarı intihara sürükleyen beş temel belirleyiciyi anımsayalım...

Devamını Oku
31.10.2025
Bir iktidarın intiharı (1)

Bir iktidar ne zaman çöküşe yönelir, intihar eder?

Devamını Oku
30.10.2025
Cumhuriyetin koruyucusu AYM! (mi?)

Yarın CUMHURİYET Bayramı.

Devamını Oku
28.10.2025
Abdülhamit’in ulu hakanlığı ve Yanardağ’a casusluk suçlaması

İktidar, medyayı ve yargıyı da etkisine alarak hem güncel hem de tarihsel gerçekleri saptırmaya, kendi ideolojisine uygun bir tarih ve var olmayan bir güncel dünya imgesi yaratmaya çalışıyor...

Devamını Oku
26.10.2025