Sosyal medya sansüründe totaliterlik yansımaları!

Sosyal medya sansüründe totaliterlik yansımaları!

23.07.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

İktidarın büyük bir pervasızlıkla, bütün Temel Hak ve Özgürlükleri, Demokratik Kurum ve Kuralları tahrip ederek attığı adımlara şimdi bir de Twitter, Facebook, Instagram gibi Sosyal Medya hesaplarının denetim ve sansürü dahil ediliyor.

Aslında önerilen yasa taslağının içinde çok garip ve sadece güncel sansürü içeren değil, tarihi de değiştirmeye yönelik maddeler var ama ben bugün, bu konudaki iki değerli uzmanın, Kerem Altıparmak ile Yaman Akdeniz’in Sosyal Medya Yasa Tasarısı hakkındaki görüşlerini aktarmakla yetineceğim.

(Görüşleri, hesaplarındaki Twitter iletilerinden derledim, çok önemsiz bazı ifade düzeltmeleri yaptım.)

***

Kerem Altıparmak’ın görüşleri:

Meclis’e sunulacak sosyal medya değişikliği için iki cümlelik özet:

Sosyal medya şirketleri ya Türkiye’de kalıp hükümetin en önemli baskı ve sansür aracı haline gelecek ya da ülkeyi bilinemez bir süreliğine terk edecekler:

Ölümlerden ölüm beğen!

Sosyal medya yasası çıktığında Türkiye’de anonim hesapların hepsi tespit edilebilecek.

Yurtdışında olup Twitter’ın engellemediği hesaplar da engellenmek zorunda kalınacak.

Bir başka deyişle, hükümetin size doğru dediğini sorgulama, doğruyu öğrenme şansınız sıfır olacak.

Bu ne demek?

- Polis şiddetine ilişkin görüntü var, yayımlayamazsınız.

- Seçim yolsuzluğu olduğuna ilişkin veriniz var, yayımlayamazsınız.

- Yolsuzluk haberi var, yayımlayamazsınız.

- Siyasi birinin bir cinayette sorumluluğu olduğunu tespit ettiniz, yayımlayamazsınız.

Çünkü hepsinde yakalanırsınız.

***

Yaman Akdeniz’in görüşleri:

Meclis’e gelecek ve hızlıca İnternet kanununa yapılacak yamalar ve eklemelerle İnternetimiz daha da kısıtlanacak ve daha fazla sansürlenecek.

Bir dizi tweet’le, hem bu yenilikleri hem de örnek alınan Almanya ile Türkiye gerçekten karşılaştırılabilir mi sorusunu detaylandırmakta yarar var.

Türkiye’den mevcut düzende 2019 sonu itibarı ile 408 bin 494 web sitesi, 130 bin URL adresi, 7 bin Twitter hesabı, 40 bin tweet, 10 bin YouTube videosu ve 6 bin 200 Facebook içeriği erişime engellenmiştir.

Detaylar için bkz. https:// engelliweb.ifade.org.tr

Düzenleme derken bunu unutmamak lazım.

Almanya’daki sistem böyle kısıtlayıcı bir yapının üzerine oturtulmamış.

Almanya’dan bugüne kadar ne Twitter, ne YouTube, ne Wikipedia ne de http:// Sendika.Org, OdaTV, Independent Türkiye, JinNews ve http://Ozguruz.Org gibi haber sitelerine erişim engellenmiş.

Türkiye’deki mevcut yapı, erişim engelleme yetkisini sadece yargı organlarına vermekte yetinmemiş:

BTK’ye, ESB’ye, Sağlık Bakanlığı’na, Sermaye Piyasası Kurulu’na, Milli Piyango’ya, Spor Toto’ya, Türkiye Jokey Kulübü’ne, RTÜK’e ve hatta Diyanet İşleri Bakanlığı’na erişim engelleme yetkisi verilmiş.

Türkiye’de demokratik kurumlar ve hukuk devleti kuralları işlemiyor.

Sulh ceza hâkimlikleri, 5651 sayılı yasa kapsamında, siyasilerden gelen tüm talepleri kabul ediyor, tüm itirazları ise reddediyor. Zaten tek taraflı işleyen bir mekanizma oluşturulmuş.

Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurular ortalama 5 senede sonuçlanıyor.

Wikipedia ile ilgili başvuruların karara bağlanması 2.5 sene sürdü.

BirGün, Cumhuriyet, http://Sendika.Org ve http:// Siyasihaber.org tarafından yapılan başvurular ise ortalama 5 senede sonuçlandı.

Detaylar beklendiği gibi ortaya çıktı ve Meclis’e Sosyal Medya Teklifi sunuldu:

Temsilci olmazsa idari para cezaları ve İnternet trafiği bant genişliğinin daraltılması öngörülüyor.

Sosyal medya platformları, daha önce belirttiğim üzere, kendilerine gönderilen kararları uygulamazlar ise doğan zararlardan da sorumlu olacaklar ve çok sayıda dava ile karşı karşıya kalacaklar.

Kişilik hakları ihlali gerekçesi ile sadece erişim engellenmeyecek, tasarı kabul edilirse içerikler de çıkartılacak.

Sansür genişleyecek, geriye dönük tüm Hükümet eleştirileri içeren haberlerin silinmesi sağlanacak. Bu içeriklerin adresleri de arama motorlarından çıkartılacak.

Sonuç itibarı ile sosyal medya platformlarının #AKPninSansurTeklifi’ni kategoriksel olarak reddetmeleri gerektiğini ve Türkiye’de yasal temsilcilik açmamaları gerektiğini düşünüyorum.

***

Görüldüğü gibi, bu yasa tasarısı, sadece günceli değil, tarihi bile sansürlemeyi amaçlıyor...

Otoriterliği de aşarak, totaliterliğe doğru savrulan bir siyaseti simgeliyor!

Gerçekten çok merak ediyorum, AK Parti, AKP içinde bu gidişten rahatsız olan kimse yok mu?

Yazarın Son Yazıları

Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025