Uğur Mumcu’nun katli: Atatürk’e ve Cumhuriyete suikast!

24 Ocak 2020 Cuma

Uğur Mumcu’nun katledilmesi, Bağımsızlığa, Cumhuriyet’e, Demokrasiye, Laikliğe, Sosyal Devlete, Hukuk Devleti’ne ve Atatürk’e karşı sistematik olarak uygulanan suikastların doruk noktalarından birini oluşturur.

Türkiye zorla gerçekleştirilen rejim değişikliğine, böyle cinayetlerle getirilmiştir.

***

Eksiği olan ama fazlası olmayan, katledilenler listesini özetleyeyim:

Doç. Orhan Yavuz.

Ankara Savcısı Doğan Öz.

Doç. Bedrettin Cömert.

Prof. Bedri Karafakioğlu.

Milliyet’in Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi.

Prof. Ümit Doğanay.

Prof. Cavit Orhan Tütengil.

Televizyoncu, gazeteci Ümit Kaftancıoğlu.

DİSK Başkanı Kemal Türkler.

Prof. Muammer Aksoy.

Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç.

Yazar, din bilgini Turan Dursun.

Doç. Dr. Bahriye Üçok.

Politikacı, şair ve yazar Musa Anter.

Cumhuriyet’in köşe yazarı Uğur Mumcu.

Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday.

İşadamı Özdemir Sabancı.

Maden İş Genel Başkanı Şemsi Denizer.

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı.

Dr. Necip Hablemitoğlu.

***

Demokrat, Cumhuriyetçi, Atatürkçü aydınların öldürülmeleri iki ayrı dönemde gerçekleştirilmiştir:

Birinci dönem, 1970’lerde Milliyetçi Cephe Hükümetleri ile başlayan ve kabaca “sağ-sol çatışması” denilerek örtbas edilen cinayetlerdir.

İlk dönemdeki cinayetler amaçlarını gerçekleştirdi ve 1961 Anayasası’nı yok eden 12 Eylül 1980 Darbesi ile bitirildi.

***

Tam on yıl, Emperyalizmin iktidarında yaşanan Evren/Özal baskı dönemi boyunca cinayet işlenmedi.

İkinci dönemdeki cinayetler, ülkede Demokrasiye dönüş tohumlarının yeşermeye başladığı 1990 yılında 31 Ocak’ta Prof. Muammer Aksoy’un öldürülmesiyle yeniden başladı.

Yakalanan sanıkların mahkemelerdeki ifadelerine göre de, 1990’lı yıllara damgasını vuran cinayetler, Türkiye’deki siyasal iktidarların gözleri önünde, komşu bir ülkenin desteklediği şeriatçı örgütlerin katılmasıyla tezgâhlanmıştı.

Bu yeni cinayet dalgasının arkasında, hem İran’ın rejim ihraç planı, hem de 12 Eylül askeri yönetimiyle, Özal iktidarının yarattığı, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı yeni siyasal ve kültürel ortam vardı.

Bu dönem içinde, aralarında kendini “İslamcı feminist” diye niteleyen Konca Kuriş de olmak üzere pek çok insanı öldüren Hizbullah adlı örgütün korkunç cinayetleri de kamuoyu tarafından hâlâ unutulmamıştır.

***

Uğur Mumcu, yazıları ve kitaplarıyla, Rabıta üzerinden tarikatları ve dincileri, PKK üzerinden etnikçileri, “liboşluk” üzerinden “Yetmez ama Evetçi” ikinci Cumhuriyetçileri, mafya üzerinden siyaset-ticaret ilişkilerini belirlemiş ve kamuoyunu uyarmıştı.

Bütün öteki Atatürkçülerle birlikte, haince katledildi ve sonuç olarak ülke, Birinci Meşrutiyet’in bile gerisine götürüldü.

***

Uğur Mumcu’nun anısı, Atatürkçü Cumhuriyetçi Demokratlara, mücadelelerinde ışık tutacaktır!

YAŞASIN ATATÜRK VE DEMOKRATİK CUMHURİYET!


Yazarın Son Yazıları

Muhalefet ne yapabilir? 4 Eylül 2020
İktidar nasıl gider? 3 Eylül 2020