Brezilya’da Bolsonaro belası...
Ergin Yıldızoğlu
Son Köşe Yazıları

Brezilya’da Bolsonaro belası...

06.10.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Pazar günü yapılan Brezilya seçimlerinin ilk turundan çıkarılacak dersler var. Kamuoyu yoklaması yapan şirketler fena yanıldılar. Faşist Bolsonaro ve partisi beklenenden çok daha fazla oy aldılar. Seçimleri birinci turda kazanmayı bekleyen İşçi Partisi’nin adayı Lula’nın taraftarları ikinci tura düş kırıklığı ve hatta bezginlik içinde, Bolsonaro ve taraftarları ise “Kazanmazsak çalınmıştır” iddiasını daha güçlü savunmaya hazırlanarak giriyorlar. Brezilya’yı çok tehlikeli bir dört hafta ve nihai sonuç ne olursa olsun çok çalkantılı bir dönem bekliyor. 

BİRİNCİ TURDA HESAP HATASI

Yılbaşından bu yana yapılan kamuoyu yoklamaları Bolsonaro’nun oy oranını istikrarlı biçimde hep yüzde 35-40 koridorunda gösteriyorlardı, Lula’nınkini de yüzde 45-50 koridorunda... En son kamuoyu yoklamalarına göre Lula 14 puan önde, oy oranı da yüzde 50’nin üzerindeydi. Geçtiğimiz pazar günü seçimlerde Lula oyların yüzde 48.4’ünü alırken Bolsonaro aradaki farkı 5 puana indirerek oyların yüzde 43.23’ünü almayı başardı, partisi 513 iskemleli mecliste 99 iskemleyle son 20 yılın en büyük blokunu kurmayı başardı. Lula ikinci turda kazansa bile “düşman” bir meclisle, son derecede kutuplaşmış bir ülkede yönetmeye çalışmak zorunda kalacak.

Şimdi, Bolsonaro kampı iki açıdan momentum kazanmış görünüyor: Bolsonaro, “elitlerin örgütü” kamuoyu yoklaması şirketlerini yalancı çıkardı ve “Biz kazanmazsak mutlaka hile yapılmıştır” iddiasını savunarak seçimleri çalmak biraz daha kolaylaştı. 

Bu olasılık Lula kampında büyük kaygı yaratıyor çünkü, açıkça ifade etmek, hatta inanmak istemiyorlar ama ordunun üst kademesinin, askeri diktatörlük dönemini özleyen ve uygulamalarını savunan Bolsonaro’yu desteklediğine ilişkin çok güçlü kanıtlar var. Birincisi, Bolsonaro yönetimi içinde, emekli ya da halen aktif görevli çok sayıda general, sayıları 6 bini geçen büyük çoğunluğu komutan düzeyinde asker var. Bolsonaro’nun bağımsızlık bayramını, partisinin Copa Cabana plajındaki büyük gövde gösteriyle çakıştırması ve üzerinden uçan jetlerin, plaja iniş yapan komandoların eşliğinde yapmış olması, ordunun komuta kademesinin tercihinin nerede olduğunu çok güzel sergiliyordu. 

SINIF VE KÜLTÜR

Oyların demografik dağılımı Lula’nın desteğinin Rio, Sao Paulo gibi yaklaşık 47 milyon nüfuslu büyük kentlerde ve orta/yukarı orta sınıf seçmen arasında zayıf olduğunu, buna karşılık daha çok yoksul bölgelerden oy aldığını, seçim sonuçlarının ve ülkede kutuplaşmanın sınıfsal bir boyutu olduğunu gösteriyor. 

Financial Times’da bir yorumda, son 10 yılda aşırı sağın (siz faşist olarak okuyabilirsiniz) örgütlenme düzeyinin çok geliştiğine, özellikle tarım sektörü kapitalistlerinin lobilerinin, ABD kaynaklı “silah taşıma özgürlüğü” gruplarının ve evanjelik kiliselerin çok güçlendiğine işaret ediyordu. Bu kesimler büyük kentlerin orta sınıflarıyla birlikte Bolsonaro’yu destekleyen “bloku” oluşturuyorlar. Bu sınıfsal bloku bir arada tutan kültürel çimento, dini değerler, homofobi, erkek egemen ideoloji, komünizm düşmanlığı, yerli halklara karşı ırkçılık onları tarım sektörünün küçük üreticilerine bağlıyor. Ülkenin koyu renkli yerlilerini “pislik” olarak niteleyen, ırkçı Bolsonaro bu kesim içinde bile fanatik taraftarlar bulabiliyor.

Brezilya seçimlilerinin ilk tur sonuçları, gerek rejimi gerekse de iktidardaki “süreç olarak faşizmi” güzel bir anayasa yazıp yukardan aşağı (Şili) ya da kamuoyu yoklamalarının sonuçlarına güvenerek (Brezilya) genel seçimlerde değiştirme çabalarının başarı şansının ne kadar düşük olduğunu gösteriyor. Önce sınıflar matrisi içinde siyasi dengelerin, toplumdaki “havanın” değişmesi, muhalefet blokunun örgütlenme düzeyinin ve kültür savaşlarının saflarının güçlendirilmesi gerekiyor.

Yazarın Son Yazıları

'Önce yavaş yavaş...'

Çağımızdaki savaşlar, egemen ekonomik model, yapay zekâ, özellikle geçen hafta açıklanan Palantir “Manifesto”su üzerine tartışmalar bana Ernest Hemingway’in Güneş de Doğar romanını anımsattı.

Devamını Oku
27.04.2026
Çin şoku 3.0

“Çin şoku 2.0 ya da kriz dinamikleri” başlıklı yazımda, Çin kapitalizminin ileri teknoloji alanındaki üretim kapasitesinin Batı merkezli dünya ekonomisinin dengelerini sarsmaya başladığını vurgulamıştım.

Devamını Oku
23.04.2026
‘Çin Şoku 2.0’ ya da kriz dinamikleri

Tarihin en büyük enerji krizine, küresel bir resesyon riskine, “geçim sıkıntısı krizinin” daha da derinleşmesine yol açan İran savaşının, gerçek nedeninin (İsrail bir yana) ABD ekonomisinin finansal yapısını ayakta tutan “petro dolar” sistemini korumak olduğuna ilişkin yorumlar var.

Devamını Oku
20.04.2026
‘Adam’ gitti! Yenisi geliyor

Pazar gecesi Budapeşte sokaklarında büyük bir coşkuyla tarihsel bir kırılma anı yaşanıyor gibiydi.

Devamını Oku
16.04.2026
Savaştan sonra

Washington-Tahran görüşmeleri bir belirsizlik içinde koptu.

Devamını Oku
13.04.2026
Orbán: ‘Madendeki kanarya’

Demokratik sistemleri öldüren “adamlar” iktidarda kalmaya devam etmek için genelde tankları değil “sandık mühendisliğini” tercih ediyorlar ama bir yere kadar! Pazar günü, Macaristan seçimleri bu bağlamda önemli bir deney olacak.

Devamını Oku
09.04.2026