
Kadriciğim,
Aklımız sende.
Dayınla seni anmadığımız gün yok. Öyle garip duygular içindeyiz ki. Bir sarkaç gibi, bir gün umutsuzluk ve isyan duygularıyla karanlığın en koyusuna savruluyoruz. Sonra... Bu umutsuzluk yakışmıyor, bu ülke ne koşullarda kuruldu, elbet bir gün aklıselim galip gelecek, o güzel günlere ulaşacağız, diyerek bu kez umuda tutunmaya çalışıyoruz.
Sen, gencecik yaşlarından bu yana hep doğru bildiğini savundun. Dürüstlüğün, güçlü mantığın ve bilginle hepimizin derin saygısını kazandın. Seninle hep gurur duyduk. Orada olmayı hiç ama hiç hak etmiyorsun. Ne sen, ne sevgili Turhan Günay, ne de diğer değerli gazeteciler.
Bugünlerde yazı da yazamıyorum, içimden gelmiyor. O nedenle, sizlerle ilgili duygularımı en doğru biçimde yansıtan bir şiire sığınıyorum. Rudyard Kipling’in “Adam Olmak” şiiri, Bülent Ecevit’in çevirisiyle.
Adam Olmak
Çevrende herkes şaşırsa, bunu da senden bilse,
Sen aklı başında kalabilirsen eğer,
Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
Hem kendine güvenebilirsen eğer,
Bekleyebilirsen usanmadan,
Yalanla karşılık vermezsen yalana,
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana;
***
Düşlere kapılmadan düş kurabilir,
Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer,
Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir,
İkisine de vermeyebilirsen değer,
Aptallara tuzak kurmak isteyen düzenbazın
Söylediğin gerçeği eğip bükmesine dayanabilirsen,
Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
Koyulabilirsen işe yeniden;
***
Döküp ortaya varını yoğunu,
Bir yazı-turada yitirsen bile,
Yitirdiklerini dolamaksızın dile,
Baştan tutabilirsen yolunu,
Yüreğine, sinirine dayan diyecek,
Direncinden başka şeyin kalmasa da,
Herkesin bırakıp gittiği noktada
Sen dayanabilirsen tek;
***
Herkesle düşüp kalkar, erdemli kalabilirsen,
Unutmayabilirsen halkı, Krallarla gezerken,
Dost da düşman da incitemezse seni,
Ne küçümser, ne de büyütürsen çevreni,
Her saatin her dakikasına
Emeğini katarsan hakçasına,
Her şeyiyle dünya önüne serilir,
Üstelik oğlum, adam oldun demektir.
***
İşte Kadriciğim, sen çoktan adam oldun.
Sen ve gazeteci arkadaşların…
İpek