Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

15.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Bir iki değil. Dünya listelerinde Türkiye’deki üniversiteler hep geriliyor. Bu yokuş aşağı gidiş tesadüf olabilir mi?

Önümde, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde yaşananları anlatan ve cevap verebilecek bir dosya duruyor. Geçmişini haberlerde gördünüz. Ama sonu ilginç!

Şöyle anlatayım...

Her şey, 2018 yılının aralık ayında, Anadolu Üniversitesi’ne Ertan Çomaklı’nın rektör olarak atanmasıyla başladı. Hemen hemen aynı tarihlerde, üniversitenin hukuk fakültesine Prof. Dr. Hüseyin Özcan ve Dr. Öğr. Üyesi Ferhat Uslu başka üniversitelerden getirildi. 2019 yılının şubat ayında, Özcan, hukuk fakültesi dekan vekili, Uslu ise dekan yardımcısı olarak görevlendirildi. Üniversitede “güvenlik” adı altında bambaşka bir rüzgâr esmeye başladı. “Üniversiteye format atacağız”, “Elimizde atılacaklar listesi var”, “Herkes ayağını denk alsın” lafları havada uçuştu. İlk hedef, okulda solcu olduğu düşünülen hocalardı.

OLMAYAN ÖRGÜTE ÜYELİK

Aynı yılın ağustos-eylül aylarında, hukuk fakültesindeki hocalar hakkında soruşturmalar başladı. Soruşturmacı olarak Doç. Dr. Mesut Aygün atanmıştı.

Soruşturmada, hocanın ifadesinin alınacağı gün, üniversitenin koruma müdürlüğüne yazılan, Mesut Aygün imzalı yazı önümde:

“PKK/KCK/YPG/PYD ile DHKPC terör örgütleri işbirlikçisi veya üyesi şüphelisi B.I’nın savunması alınacaktır. (...) Mekânın kapısında bekleyecek, yakın koruma becerisi ve tecrübesi olan, teçhizatlı 1 özel güvenlik personelinin görevlendirilmesi, mekânın yaklaşık 200 metre yakınında 30 kişilik acil müdahale timi görevlendirilmesi ve kolluk kuvvetleriyle koordine edilmesi...”

Bir kişi bu kadar terör örgütüne nasıl aynı anda üye olabilir? Hakkında bir mahkeme kararı olmadan üniversitenin hocası nasıl terörist ilan edilir? Burası nasıl hukuk fakültesi? Bu soruları kimse sormadı tabii...

Okulun 4 hocası ile yolları ayrıldı. Kararın gerekçesi ancak karara karşı açılan davalar sırasında anlaşıldı. Soruşturmacı Mesut Aygün, hukuk fakültesinde Masonik-FETÖ’cü-Marksist cephe diye gizli bir örgüt olduğunu, hocaların ise kilit figürler olduğunu söylüyordu. Ne Türkiye’de ne de dünya tarihinde böyle “renkli” bir örgüt vardı.

HUKUKÇU YERİNE İLAHİYATÇI

Başkaları hakkında da soruşturmalar, atılmalar devam etti.

Gerekçeler aynı tuhaflıktaydı: “... Kendisine atanan tez danışmanını beğenmeyip sürekli olarak değişiklik talep ettiği, bu bitmez tükenmez talepleri karşısında kamu kurumlarında kaos yarattığı...”

Üniversitenin havası günden güne değişti. Örnek olsun, atılanlardan M.B.A. hukuk felsefesi dersi veriyordu. Yerine bir ilahiyatçı getirildi. Tepkiler de yükseldikçe yükseldi. Barolar açıklama yaptı. Yönetime gelip operasyon yapan hocaların geçmişteki FETÖ ilişkilerinden haklarındaki yolsuzluk davalarına kadar çeşitli skandalları haber olmaya başladı. Çomaklı, Özcan ve Uslu istifa edip görevlerini bıraktı.

“Saçma sapan nedenlerle atıldık” diyen hocalar ise hukuk mücadelesine devam etti. Birer birer görevlerine iade edildiler. Ancak bu kadar saçmalığın olduğu yerde çalışacak hevesleri de kalmamıştı. Manifesto gibi açıklamalarla istifa edip başka okullarda işe başladılar.

EŞİNİN İNTİHALİ ÇIKTI

İşte tam bu süreçte...

“Masonik-FETÖ’cü-Marksist cephe” buluşunu yapan, hocaların okuldan uzaklaşmasını sağlayan soruşturmacı Mesut Aygün profesör oldu. Hukuk fakültesine dekan olarak atandı. Eşi Gözde Çağlayan Aygün de aynı fakültede öğretim üyesi olarak çalışıyordu.

“Allah’ın sopası yok” derler ya...

Gözde Çağlayan Aygün’ün 2023 yılında yayımlanan hakemli bir makalesinde intihal yaptığı ortaya çıktı. Makalenin yayımlandığı Batı-Der (Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi), geçen haziran sayısında bunu resmen açıkladı. Dergi, “yayından kaldırma ve geri çekme” başlıklı duyuruyla, Aygün’ün makalesinin daha önce yayımlanmış başka bir makaleden türetildiği, etik ilkelere aykırı olduğu gerekçeleriyle yayından çektiğini ilan etti.

Herkes doğal olarak şunu sordu: Peki şimdi ne olacak?

Zira olay hakkında üniversitenin idari soruşturma başlatması ve durumu da YÖK’e bildirmesi gerekiyordu. YÖK Kanunu’na göre intihalin cezası meslekten çıkarmaktı. Ayrıca üniversitenin sayfasında Aygün’ün ceza almak bir yana doçentliğini aldığı açıkça görülüyordu. Yönetmeliğe göre intihal yapmak doçentliğe de engeldi.

Gelgelelim... Dekanın eşi hakkında böyle bir soruşturma nasıl yapılacaktı?

‘GEREKEN YAPILIR’ DEDİ

Üzerinden neredeyse bir yıl geçen olayla ilgili dekan Mesut Aygün’ü aradım. Kendisinin yönettiği fakültede doçentlik yapan eşinin, intihal olduğu kabul edilen makalesiyle ilgili bir soruşturma olup olmadığını sordum.

Aramızda nahoş bir konuşma geçti. Israrlı sorularım karşısında, eşinin makalesinin intihal olduğunu kabul ettiğini, geri çekilmesine onay verdiğini, YÖK-ÜAK-rektörlüğün durumdan haberdar olduğunu, incelemenin yapıldığını, gerekli görülmesi durumunda soruşturma açılacağını söyledi.

Konuşmamız sırasında eşini o kadar savundu ki “Bu soruşturmada tarafsız olamayacağınız görülüyor, istifa etmeyi düşünüyor musunuz” diye de sordum. “Neden edeyim, düşünmüyorum” yanıtını verdi. Konuşmamız sırasında Aygün’ün “kişilerin akademik itibarı söz konusu”, “İnsanların yıllarını vererek yarattığı itibarını elinden almak doğru değil”, “Kimseyi rencide etmeye hakkınız yok” cümlelerini ibret olsun diye not ettim. Öyle ya dün o itibar nasıl da kolay alaşağı edilmişti!

Konu üzerine YÖK’ü de aradım. YÖK’ün yeni basın müşavirinden yine bir yanıt alamadım.

Özetle böyle...

Okullarda uyduruk gerekçelerle hocaları yıldır! Yerlerine eş dost, akraba doldur! Onların üniversiteye yakışmayacak her türlü hareketini görmezden gel! Sonunda nitelik düşüp üniversite kaybetsin! Okullar niye bu halde sorusunun cevabı belli değil mi?

Üzerine bin hikâye anlattığın su uçup gidiyorsa belki de sen onu izlediğindendir.

İlgili Konular: #fetö #Çete

Yazarın Son Yazıları

Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025
Topuk kırıldıktan sonra

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Devamını Oku
14.08.2025