Levent Yücelman

Şah-Mat

17 Şubat 2019 Pazar
Karşılaşma öncesinde, kağıt üzerinde, sadece bir tek Vesely yokken bile takımın hücum/savunma dengesi bozulan Fenerbahçe BEKO'nun bir de Türk Telekom maçında sakatlanan Lauvergne'nin yokluğunda Anadolu Efes'le başa çıkması hiç de kolay değildi. Üstelik buna çok zorlu bir yarı final serisinden gelmiş olmanın verdiği fiziksel yıpranma da eklenince Anadolu Efes'e karşı daha maça başlamadan iki önemli handikapları vardı.
 
Bu sebeple Fenerbahçe'nin kazanması için mutlaka fazladan bir şey yapması gerekiyordu. Üstelik bunu hem oyunun hücum tarafında hem de savunma tarafında göstermeleri şarttı. 
 
Fiziksel handikapa rağmen...
 
Elde kalan tek tek 5 numara Ahmet'i maç boyu ekonomik kullandıkları gibi Melli, Datome ve hatta Kalinic gibi dört numaralarla ve kısaların yardımıyla pota altında bir ağ ördüler. İlk yarıda Ahmet'i de kenara alıp iyice kısaldıkları anlarda Obradovic'in switching man to man (değişmeli adam adama) savunmasıyla istediği verimi aldılar. 
 
Fenerbahçe, ilk çeyrekteki savunma performansı ile Anadolu Efes'in hücumuna sekte vurması zaten mümkün değildi. Maçın ritmini değiştirmesi için farklı birşey yapmaları gerekiyordu ve de 2.çeyrekteki farklılık da işte bu savunma şekliydi. Anadolu Efes'in hareketsiz hücum etmesi ve de Fenerbahçe'nin bu savunmasına karşı Bryant Dunston'a top geçirememesi, Fenerbahçe'nin uzun oyuncu handikapını ortadan kaldırdı. Bu fiziksel dezavantajı ortadan kaldıracak savunma sonrasında, Anadolu Efes de hem dış atışlara yöneldi hem de Dunston'a top geçirmeye çalışırken baskı altında çok top kaybetti. İlk periyotta elini kolunu sallayarak ve yüksek yüzde ile hücum ederek 20 sayı üreten Anadolu Efes, bu sebeple 2.çeyrekte 14 sayı kaldı. Fenerbahçe'nin ilk yarıdaki en büyük başarısı, rakibinin pota altı bölgesindeki fiziksel avantajını kullanmasına izin vermemesiydi.
 
Efes çözüm buldu ama...
 
2.yarıda ise Anadolu Efes lehine bazı şeyler değişmişti. İlk yarıya oranla daha çok penetre üzerinden hücum eden ve skor çıkaran Anadolu Efes, Fenerbahçe'de oturmuş savunma dengelerini bozdu. Hücumun bu hareketliliği ve pas trafiği karşısında, Fenerbahçe, pota altını kapatmakta zorluk yaşamaya başladı. Çünkü kontrol etmesi gereken alan arttı ve de yardımlaşmalar ortadan kayboldu. Anadolu Efes de Bryant Dunston'ı bu kez çok iyi besleyerek rakibinin en fazla açık vermesi beklenen yeri yani çember altının hakimi oldu. Bunu Efes dış atışlarla da destekledi. Zaten 3.çeyrekte 5 dakikada 16 sayı bulan Anadolu Efes, Fenerbahçe'ye karşı nasıl hücum etmesi gerektiği kavramış gibiydi ve de açıkçası galibiyet ibresini de kendi lehine döndürmüştü.
 
Hamle Obradovic'ten
 
Değişmeli adam adama savunma modeli, çok fazla penetre eden rakip karşısında artık işlememeye başlayan Fenerbahçe, son çeyrekte bu oyuncu değişiminden vazgeçti. Kısalarla baskıyı artırıp, 4 faullü Ahmet'in etrafında pota altında kümelendiler. Daha fazla içeri gömülmeleri sayesinde Anadolu Efes'in yeniden Dunston'ı verimli şekilde kullanmasının önüne geçtiler. Bununla birlikte Anadolu Efes'in artan hücum ribauntlarına da set çektiler. Ayrıca Anadolu Efes'in penetre girişimlerinde kısalar ellerini sokarak rakibin top kaybı yapmasını sağladıkları gibi, bölgesel olarak ikili ve üçlü sıkıştırmalarla pota altı bölgesinde bir duvar ördüler. 
 
Penetreler üzerinden skor bulmaya kendini hazırlayan ancak istediğini elde edemeyen Anadolu Efes de hücumda yine bireyselliğe döndü. Hem uzunlara top geçiremeyip, hem de kontrolsüz dış atışlarla oyuna tutunamadılar. 4.çeyrekte işin savunma yönünü çok iyi yapıp, kadrodaki tüm handikaplarını artıya çeviren Fenerbahçe BEKO'nun paniğe kapılmayıp, akıllı hücum etmesinin de galibiyet yolunu açtığını söyleyebiliriz.
 
Yani 2.çeyrekteki savunma stratejisi 3.çeyrekte çözülen Obradovic, 4.çeyrekte daha farklı bir müdafa modeliyle kupayı kazandıran hamleyi yapmış oldu. 
 
Anadolu Efes ise Vesely ve Lauvergne gibi Fenerbahçe'nin iki önemli pota altı oyuncusu yokken bu avantajı lehine çeviremedi. Savunmada hamleyi yapan Obradovic, buna cevap arayan Ergin Ataman oldu sürekli. Dolayısıyla da Anadolu Efes, ilk çeyrek ve 3.periyotun ilk 5 dakikası dışında her zaman Fenerbahçe'nin oyunu şekillendirmesine ve domine etmesine karşı direnç koyamadı. Daha kolay bir Beşiktaş yarı finalinden çıkmış olmanın avantajını da kullanamadılar. 
 
Uzmanlık!
 
Fenerbahçe'de ise Obradovic'in ne kadar takımına hakim, bahanelerin arkasına sığınmayan ve taktik uzmanı bir isim olduğuna bir kez daha şahit olduk. Yıllardır pek çok maçta deneyimlediğimiz bu durum Türkiye kupası finalinde de ortaya çıktı. Halen gelişme aşamasında olan bir 5 numara ile (Ahmet), Anadolu Efes karşısına çıkmak, bu savunma planınıyla oyunu domine eden taraf olup, maçı kazanmak hiç de kolay değil. Dün sakatlanan Lauvergne'in yokluğunda kadroya seçtiği Datome'nin, maçın adamı olması bile bir uzmanlığa işaret ediyor.

Yazarın Son Yazıları

5 dakika! 17 Haziran 2019
Kadro Mühendisliği! 1 Mayıs 2019
İşlem tamam! 25 Nisan 2019
Hayata Dönüş! 23 Nisan 2019
Fırsat kaçtı mı? 18 Nisan 2019
Sinir savaşı! 17 Nisan 2019
Kora kor 21 Mart 2019
5 dakika! 19 Mart 2019
Şah-Mat 17 Şubat 2019
Kırılma noktası! 2 Şubat 2019