Mehmet Ali Güller

Binali Yıldırım neden FETÖ kumpasına sahip çıkıyor?

25 Ocak 2021 Pazartesi

AKP milletvekili Binali Yıldırım, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın da canlı bağlantıyla katıldığı 21 Ocak tarihli Edirne İl Kongresi’nde, yine FETÖ kumpaslarına sahip çıktı. Yıldırım, konuşmasında “Balyoz’lar, Ergenekon’lar... Bunlar yalan mıydı, elbette bunlar vardı” dedi.

Binali Yıldırım, özellikle sosyal medyadan gösterilen yoğun tepki nedeniyle 24 Ocak’ta Ahmet Hakan’a konuştu ve güya konuya bir açıklık getirdi. Ancak yine “FETÖ, Ergenekon davasındaki konuları abartmış ve sulandırmıştır” diyerek aynı yerde durdu.

YILDIRIM’IN ARŞİVİ

Binali Yıldırım’ın bu çıkışı ilk değil. Yıldırım en başında beri Ergenekon’un olduğunu savunarak FETÖ kumpasına sahip çıkıyor. Bazılarını anımsayalım:

Örneğin 9 Ekim 2016’da “Ergenekon ve Balyoz sapına kadar gerçekti” dedi.

Örneğin 23 Ekim 2016’da “Ergenekon ve Balyoz vardı, FETÖ’cüler sulandırdı” dedi.

Örneğin 14 Temmuz 2017’de “Ergenekon ve Balyoz yalan değildi, meşru hükümete ve milli iradeye karşı darbe girişimiydi” dedi.

Örneğin 16 Ağustos 2017’de “Darbeciler, Ergenekoncular, Balyozcular sırasını savdı, görevi FETÖ’cülere devretti” dedi.

Örneğin 26 Şubat 2018’de “Önce Balyozcular, Ergenekoncular, onları defettik” dedi.

Görülüyor ki Erdoğan’ın “kandırıldık” demesine rağmen, Binali Yıldırım döne döne Ergenekon’un olduğunu savunuyor ve FETÖ kumpasına sahip çıkıyor.

Peki, neden?

YILDIRIM VE DENİZCİLİK

Binali Yıldırım, aynı zamanda meslektaşım: Gemi mühendisi…

Ergenekon kumpasları, Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyeliği yaptığım 2008-2010 döneminde yoğunlaşmıştı.

Meslektaşımız Binali Yıldırım ise Ulaştırma Bakanı’ydı ve o süreçte FETÖ’nün gazetelere servis ettiği konuşma içerikleri yoğun tepki görüyordu.

Dinlemeleri yapma kabiliyetine sahip olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Binali Yıldırım’a bağlıydı. Yıldırım 28 Ocak 2009’da çıktı ve şunu söyledi: “Yanlış işiniz, yasal olmayan işiniz yoksa, dinlenmekten korkmayın, istediğiniz kadar konuşun.”

Bu vahim açıklaması meslektaşlarımız arasında çok yoğun tepki görmüş, hatta bu sözleri nedeniyle odadan ihracı bile talep edilmişti.

O yıllarda denizcilik camiasını ilgilendiren iki konusu daha vardı Binali Yıldırım’ın:

Birincisi, oğullarının denizcilik şirketlerinin bağlantıları ve ortaklıklarıydı. Dallı budaklı o ilişkiler nedeniyle denizcilik sektörü kurumlarında ve dergilerinde hâlâ çokça tartışma yaşanmaktadır.

İkincisi de Gemi Mühendisleri Odası’nın kurucusu olduğu Türk Loydu’na yapılan FETÖ operasyonu konusuydu. O operasyonun ayrıntıları ortaya çıktığında, konu haliyle denizcilik sektörü dergilerine yansımıştı. İddia o ki Binali Yıldırım haber yapan birkaç ismi aratıp bu yayınların seçim süreci nedeniyle AKP’ye zarar vereceğini söylemişti.

YILDIRIM’IN SÖZLERİ NELERE İŞARET EDİYOR?

Binali Yıldırım’ın döne döne Ergenekon’un olduğunu savunarak FETÖ kumpasına sahip çıkması, aslında birkaç önemli gerçeğe işaret ediyor:

1. Ergenekon kumpası sadece FETÖ’ye yıkılamaz; kumpaslar AKPFETÖ ortaklığında yapıldı. AKP siyasi destek vermeseydi, başbakan “Ben bu davanın savcısıyım” demeseydi, kumpas elbette o çapta yapılamazdı. Siyasi destek olmasaydı, kumpas Genelkurmay Başkanı tutuklayacak aşamayı bırakın, albaylara bile çıkamazdı.

2. Ergenekon kumpaslarının asıl kazananı AKP oldu. AKP o kumpaslar sayesinde askeri ve sivil bürokrasiyi “teslim” aldı; kurumları ele geçirdi, iktidarını sağlamlaştırdı ve işi başkanlık sistemi ile rejim değişikliğine kadar taşıyabildi.

3. Binali Yıldırım gerçekçi davranıyor; “kandırıldık” diyerek kandırmıyor, ortaklıkları bulunan o kumpaslara sahip çıkıyor.

4. Asıl önemli sonuç şudur: “Ergenekon gerçekti, FETÖ sulandırdı” görüşü salt Binali Yıldırım’ın değil, AKP’nin “çelik çekirdeğinin” de görüşüdür. Bu görüşün yılda bir kez dillendiriliyor olması, iktidarın muhalefete bir çeşit tehdididir!

5. Toplam sonuç ise şudur: AKP’nin, 18 yıllık iktidarına rağmen kumpaslardan hâlâ medet umuyor olabilmesi, gittikçe belirginleşen “yönetememe krizinin” en açık göstergesidir.


Yazarın Son Yazıları

NATO’nun yeni konsepti 22 Şubat 2021
Anayasa tuzağı 15 Şubat 2021
Daha uzun telgraf - 2 8 Şubat 2021
Daha uzun telgraf – 1 6 Şubat 2021
İlk Türk tankı 4 Şubat 2021