Mehmet Ali Güller

Polonya-Belarus göç krizinin perde arkası

13 Kasım 2021 Cumartesi

Öncelikle belirtelim: Polonya-Belarus göç krizi aslında bir göç krizi değildir. Hatta kriz, aslında Polonya-Belarus krizi bile değildir.

Bir yanıyla AB-Rusya krizidir ama daha çok ABD-Rusya krizi. Ve gelişim yönü itibarıyla da kısmen ABD-AB krizi.

BELARUS’UN SINIRI AÇMASI HAKKI

Emperyalist işgallerle başlayan büyük göç krizi dalgaları düşünüldüğünde, havayoluyla Belarus’un başkenti Minsk’e gelen ve oradan Polonya’ya geçmek isteyen göçmen sayısı çok sınırlıdır. O nedenle, Polonya-Belarus krizi, aslında bu yönüyle bir göç krizi değildir.

Ancak bu sınırlı göçmen sayısı bile “medeni” Avrupa’nın maskesini düşürmeye yetmiştir. Sınırı geçmeye çalışan göçmenlere muamele, bir “devlet terörü” halini almıştır.

Diğer yandan Belarus’un, ülkesinden başka yerlere göç etmek isteyenlere sınırlarını açması en doğal hakkıdır. AB’nin Rusya’yla iyi ilişkileri nedeniyle Belarus’u cezalandırmak amacıyla bu ülkeye yaptırım uyguladığı şartlarda, Minsk yönetiminin Avrupa’yı korumak için Belarus’u “tampon ülke” haline getirmesi elbette beklenemezdi. Hele ki ortada o yanlışı yapan Türkiye gibi “göçmen deposu” bir örnek varken!

Dolayısıyla Polonya-Belarus krizi, bir yanıyla AB-Rusya krizidir. AB’nin Rusya-Belarus işbirliğini baltalamak üzere Belarus’a yönelttiği ekonomik saldırıya karşı Minsk yönetiminin haklı yanıtıdır. Üstelik Minsk yönetiminin elinde, doğalgaz geçişini kapatmak gibi çok daha güçlü bir kart varken…

BATI, RUSYA-BELARUS İŞBİRLİĞİNDEN RAHATSIZ

Ancak daha geniş bir perspektiften bakıldığında, Polonya-Belarus krizi, aslında AB-Rusya krizi olmaktan çok, ABD-Rusya krizidir. Zira Doğu Avrupa’yı Rusya’ya karşı cephe yapmaya çalışan, Berlin-Paris hattından ziyade Washington’dur.

ABD, Baltıklar’dan başlayan, Doğu Avrupa’yı kapsayan ve Karadeniz’e uzanan bir cephe inşa ediyor Rusya’ya karşı. Uzun zamandır yaşanan Ukrayna krizinin nedeni de budur.

Doğu Avrupa’da Rusya’nın tek müttefiki Belarus’tur ve Batı, Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko’yu o nedenle yıkmayı denedi, başaramayınca şeytanlaştırmaya çalışıyor. Ekonomik yaptırımlar da Lukaşenko’yu zayıflatmak, çıkacak kriz nedeniyle halkıyla karşı karşıya gelmesini sağlamak için elbette…

ABD, AB İÇİNDE BLOK İNŞA EDİYOR

Aslında ABD-Rusya krizi olan Polonya-Belarus göç krizi, gelişim yönü itibarıyla kısmen ABD-AB krizidir aynı zamanda. Şöyle ki demin de belirttiğim gibi, Doğu Avrupa’yı Rusya’ya karşı cephe yapmak isteyen ABD’dir. Hatta Almanya ve Fransa, Ukrayna sorununda da görüldüğü gibi, işi Rusya’yla açık çatışmaya götürecek hamlelere mesafeli duruyorlar.

ABD yönetimi, AB’yi uzun zamandır Çin ve Rusya karşıtlığı için zorluyor. Ancak AB’nin en güçlü ülkesi Almanya, Gerhard Schröder’in politikalarını 16 yıldır sürdüren Angela Merkel sayesinde, Çin ve Rusya düşmanlığına yönelmedi. Dahası Berlin ve Paris, hem kıtayı riske atacak hamlelere karşı Washington’u frenlemeye gayret etti, hem de ABD’ye karşı stratejik özerklik arayışına girdi.

ABD ise işte tam da bu nedenle, kıtanın doğusunda Polonya merkezli bir blok inşa etmeye çalışıyor. ABD’nin politikalarına AB’nin diğer ülkelerinden daha sadık olabilecek ülkelerle, yeni ittifaklar oluşturuyor. Bu, kaçınılmaz olarak ABD ile AB arasında krize neden olacak.

AKP’NİN ROLÜ

AKP iktidarının dış politikası ise ne yazık ki bu meselelerde ülkemizi sıkıntıya sokuyor. İktidar Rusya’ya karşı Ukrayna’yı destekliyor, Karadeniz’de Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirecek ABD/NATO politikalarına olur veriyor, yine Polonya ile savunma işbirliği geliştiriyor.

Son krizde ise göçmenlerin bir kısmının İstanbul’dan uçakla gelmiş olmasına tepki gösteren Polonya ve AB karşısında hızla geri adım atıyor ve Türkiye’den Belarus’a seyahat etmek isteyen Irak, Suriye ve Yemen vatandaşlarına uçak bileti satışı yapmama kararı alıyor! Böylece AKP iktidarı, “medeni” Avrupa’nın talebiyle, “insan haklarına aykırı” bir uygulamaya daha imza atıyor!

Yetinmiyor, Dışişleri Bakanlığı, Belarus’la göç krizi yaşayan üç AB ve NATO ülkesi Polonya, Litvanya ve Letonya’ya tam destek açıklaması yapıyor!

Not: Son kitabım Tampon Ülke: Emperyalizmin Göç Stratejisi’ni henüz okumayan okurlarıma önemle öneriyorum.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları