TARİHTE yol alırken, herkesin kullandığı pusula ve haritalardan başka bir de kendi yol haritanız olur. Marifet, bunların üçünü birden doğru ve uyumlu kullanmaktır; dolayısıyla, örneğin deniz yolculuğunda haritaların gösterdiği fenerlere önem verip onlara dikkat ederek.
Dış politikada bunun anlamı, kıtasal ve bölgesel uluslararası sözleşmelere iyi bakabilmektir. Güvenli yol almak öyle olur. Şu sırada, Avrupa Birliği’ne tam üyelik konusunu öne çıkarmak bu bakımdan çok önemli. AB’nin “mevzuat”ını izlemek, hem kendi hukuk düzenimize çekidüzen vermek, hem de kıtanın durumuyla ilgilenip gerekiyorsa orada etkili olup kendi çıkarlarınızı o yoldan savunmak demektir. Hayli basit, çok kişiye neredeyse çocukça gelebilecek olan bu düşünceler herhalde âşikâr diplomasi hataları işleyip gereksiz eleştirilere muhatap olmaktan iyidir. “AB egzersizleri” Türk dış politikasını doğru raylara oturtmanın en verimli çalışmalarından biri olabilir. Elbet, ayrıca söylemeye gerek yok, böyle bir çaba, basit değil, tam tersine Avrupa ve Avrupalılar arası ilişkiler konusunda geniş bilgi ve derin deneyim ister. Şu günlerde bütün ilgililer ve görevlilere şöyle bir anımsatmak fena olmaz.
Zira, söz aramızda, Ankara’nın bugünlerdeki Avrupa politikası, kaçırılan fırsatlarıyla, yeri geldiği zamanlarda ihmal edilen vurgularıyla ve Avrupalı siyasilerin beklentilerini boşa çıkaran ihmalleriyle pek başarılı sayılamaz. François Hollande ziyareti, Türk-Fransız ilişkilerine ivme verip o yoldan AB’ye tam üyelik çabalarını daha verimli kılmak açısından çok daha iyi değerlendirilebilirdi. Böyle bir hedefin yeterince gerçekleştirildiği pek söylenemez.
Mümtaz Soysal
Son Köşe Yazıları
Yolculuk ve Fenerler
Yazarın Son Yazıları
Çelişki Korkusu
Çelişki Korkusu
Devamını Oku
19.03.2014
Kırım ve Komşumuz Rusya
Kırım ve Komşumuz Rusya
Devamını Oku
17.03.2014
Acı
Acı
Devamını Oku
14.03.2014
Sayıştay Kararları
Sayıştay Kararları
Devamını Oku
12.03.2014
İnsan
İnsan
Devamını Oku
10.03.2014
Durgunlukta Dinlenme
Durgunlukta Dinlenme
Devamını Oku
07.03.2014