Sesini duyuramayan bir babanın feryadı
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Sesini duyuramayan bir babanın feryadı

17.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Size bugün Türkiye’de yaşayan insanımızın nasıl bir cendere içerisinde kaldıklarına örnek olacak bir olay anlatacağım.

Hani televizyonlarda sabah akşam konuşulup üzerine köşe yazıları, kitaplar yazılan dertlerimiz var ya, işte onların hepsi gerçek sorunların üzerini kapatmak için.

Bugün bir sorunumuz varsa yoksulluk sorunumuz vardır, ahlaksızlık sorunumuz vardır, hukuksuzluk sorunumuz vardır. İdeal bir hayat yaşayamıyoruz, çocuklarımız yeterli miktarda et yiyemiyor, tatil, spor yapamıyor. Bugün 0-5 yaş arası çocuklarda ve orta yaş yetişkinlerin büyük bir çoğunluğunda D vitamini ve demir vitamini eksikliği var.

Yeterli kalitede eğitim hizmeti alamıyoruz, gençler test kitabı alamıyor. Okumak için bir roman almak istese 250 liradan başlıyor.

Çiftçi toprağını ekmiyor. Kanada menşeili kuru fasulye ve nohut, Bangladeş menşeili tuz, karabiber ve baharatlar, Vietnam’da dikilmiş tişörtler giyiyoruz.

Neden?

İyi beslenemeyen, iyi yetişmeyen, iyi giyinmeyen dolayısıyla iyi yaşamayan bir toplumun en büyük sorunu nedir, sağlık.

Peki, orada vatandaş ne halde haberiniz var mı? Bu satırları mermer salonlarında siyasetçilik oynayanlara yazıyorum, halk zaten içinde bulunduğu vaziyeti biliyor.

Bakın bir baba düşünün...

Henüz daha 2023 doğumlu küçücük oğlunun dünyayı sessizliğe mahkûm yaşamaması için çırpınıyor. Alperen daha minicik bir çocuk. Hayatı boyunca hiçbir sesi duyamamış, annesinin ninnisini, babasının “oğlum” diye seslenişini işitememiş bir evlat.

Doğuştan iki kulağında da ileri derecede işitme kaybıyla dünyaya gelen Alperen Bakırtaş için umut ışığı İstanbul’da yanıyor.

Baba Haydar Bakırtaş, elinden tutup oğlunu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi’ne götürüyor.

Doktorlar umut veriyor, tarih veriyor: 8 Mayıs 2025.

O an ailenin sevinçten gözleri doluyor.

Ama daha gözyaşları kurumadan, kulakları duymayan evladının tedavisi için 127 bin lira istendiğini öğreniyor baba.

O an hayaller yerle bir oluyor.

Bir yanda evladı, bir yanda parası olmayan bir baba...

Diyorlar ki “Cihaz devletin karşılamadığı bir cihaz, ödemezseniz ameliyat yok!”

Baba çırpınıyor. Sağlık Bakanlığı’nı arıyor. Yetkililer diyor ki:

“Hayır, bu cihaz devletin karşıladığı bir cihaz. Bu para yasal değil.”

Ama hastane diretiyor:

“Parayı yatırmazsanız ameliyatı yapmayız.”

Yürek mi dayanır?

Baba sağa sola koşuyor, borçlanıyor, eşe dosta mahcup oluyor, 127 bin 342 lirayı denkleştirip yatırıyor.

Üstelik “bağış” adı altında...

Sözüm ona “şartlı bağış” yapmış oluyor. Sözüm ona gönüllüymüş gibi taahhütnameye imza attırıyorlar hem anneye hem babaya.

“Aksi takdirde işlem yapılamazmış.”

Düşünün, çaresizliğin içinde, evladı için her şeyi yapmaya razı bir anne baba... Nasıl itiraz etsinler?

Seslerini çıkarabilmişler mi? Hayır.

Çünkü evlatlarının “bir gün olsun sesini duymak” her şeyden daha değerliydi.

Hayati öneme sahip bir ameliyat olması gerekiyor çocuğunuzun. Üstelik bu ameliyatın 1 yaşında yapılması gerekirken hastane kaynaklı sürekli erteleme yapılmış ancak 2 yaşına geldiğinde tamam ameliyat ediyoruz demişler. Bu gecikme hem akranlarının gelişimine geri kalmasını hem de telafisi imkânsız mahrumiyetlerin oluşmasına sebep verecek bir durum.

Bugün bu ülkede, bir babaya evladı için bağış adı altında 127 bin lira zorla ödettiriliyorsa, o ses sadece Alperen’in değil, hepimizin boğazına düğümlenmiştir.

Bugün devlet “Ücret alınamaz” diyorsa ama bir hastane bunu görmezden geliyorsa, ortada çok daha büyük bir sorun var demektir.

“Koklear implant” ameliyatları ve cihazları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanan işlemler arasındadır.

SGK’nin 2024 yılı Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) hükümleri çerçevesinde koklear implant cihazları ve ameliyat masrafları devlet hastanelerinde ücretsizdir. “Bağış” gibi gösterilen işlemler rıza dışı dayatma içeriyorsa, bu bağış değil haksız ödeme olur.

Taahhütname imzalatılması, yapılan işlemi hukuka uygun hale getirmez. Yasal olmayan bir talep, imzalanan belgeyle meşrulaştırılamaz. Baba bu hususta Bakırköy Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş ama halen oğlunun tedavisinin yapılmayacağını veya gereken özenin gösterilmeyeceğinden endişe duyuyor.

Başta, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu olmak üzere bu yazıyı okuyan yetkililere sesleniyorum:

Bu hukuksuzluğu görmezden gelmeyin.

Bu alınan ücretin hesabını sorun.

Alperen gibi binlerce çocuk sessiz kalmasın diye gerekeni yapın.

Ve sevgili okuyucum, lütfen unutma:

Bugün o baba başkası, o çocuk başkasının evladı olabilir.

Ama yarın o baba sen, o çocuk senin evladın olabilir.

Yazarın Son Yazıları

POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025