Çok alametler belirdi...

30 Eylül 2021 Perşembe

Doğruluğu defalarca yaşanarak görülmüş bir söz vardır:

Eğer bir iktidar oy kaybetmeye başlamışsa, hiçbir şey bunu önleyemez. Değişen tek şey çöküşün hızıdır!

AKP, oy kaybetmeye başladığından beri ibreyi yukarı çeviremiyor. Bu tabloda çevirebilecek gibi de değil. O nedenle iki “çıkış yolunu” zorluyor:

1- Seçeneğini ortadan kaldırmak.

2- Yeni ittifaklar kurmak.

Her ikisinde de atılan adımlar sonuç vermedi. 

Türkiye için bütün mesele bu sürecin olabildiğince az hasarla atlatılması. Sokakta gördüğümüz o ki atlatılacak! 

Geçmiş zamanlar için anlatılır... Ankara’da bir siyasiye sormuşlar:

- Her şey kötü... Bu gidişle halk patlar. Ne dersin?

Yanıt vermiş:

Yok canım... Halk bomba mı ki patlasın!

Evet, Türkiye’de halk patlamaz ama zamanı geldiğinde de yanıtını verir. 

Gidiş, o gidiş...

***

Yukarıdaki değerlendirmelerimizi destekleyecek çok alametler belirdi.

Ekonomiden başlayalım... Bir iktidar yapamasa bile sosyal dengeyi korumak için zenginden alıp fakire vereceğini söyler. AKP tam tersini yaptı; fakirden alıp zengine veriyor. İktidarın ilk yıllarında bu kayma çok belirgin değildi. Bugün artık çok net biçimde görülüyor ki millet fakirleşiyor, iktidar çevresi zenginleşiyor. 

Kamuoyunda “beşli” diye bilinen müteahhit grubunun iktidardan aldığının en az yarısını yine iktidara verdiği, başkentin doğal kulis bilgileri arasında. Bu takımın ve etrafındakilerin çoğu, başta Avustralya olmak üzere servetinin bir bölümünü yurtdışında tutmayı yeğliyor. Dedikodu o ki bu hızlanmış!

Milletteki fakirleşmenin başlıca somut göstergesi asgari ücretin Avrupa’nın en alt düzeyine inmesi. 2014 yılına dek, en azından Balkan ülkelerinden iyiydik. Bugün onlar da bizi geçti. 

Enflasyon artık TÜİK çuvalına da sığmaz hale geldi. Bugünlerde Saray’dan talimat üstüne talimat gidiyor, ne yapın edin eylül enflasyonunu düşük gösterin diye. Zira ekimde faizi bir puan daha düşürmeyi hedefliyorlar. 

Faiz indiriminin amacının ne olduğunu AKP’liler de bilmiyor! Daha önce de denenmiş ve Merkez Bankası başkanlarını değiştirerek örtülmüş bu yöntemde ısrarın tek amacı şu görünüyor:

Bu yolla servet aktarımı!

Bu alametlere kıyamet mi dayanır...

Toplumsal barışın iktidarın umurunda olmadığının son göstergesi, öğrencilerin yurt sorunu. Plansız, bilinçsizce artırılan üniversite kontenjanlarının bir yansıması da bu. Eskiden en büyük işsiz dilimi lise mezunlarıydı. Şimdi üniversite mezunları. Bir bakıma işsizlik dört yıl ertelenmiş oluyor. Üstelik bu dört yıl da çileli mi çileli... Rakamlar ortada; 8 milyon üniversite öğrencisi var, tümünü toplasan 1 milyon yatak kapasiteli yurt var. Siz, “Sorun yok, abartmayın” diyorsunuz!

Bu alametlere kıyamet mi dayanır...

Dış politikaya girsek çıkamayız! Amerika’dan Rusya’ya sarkaç gibi sallanıyoruz. 

***

AKP kadrolarında bu gidişe karşı kurulabilen tek cümle şu:

- Reis bir yolunu bulur!

Yolunu buldu bulacağı kadar ama bu yolu bulması çok zor!

Yarın açılacak Meclis’in gündeminde iktidarın ömrünü uzatmaya çare olmayacak arayışlar var: Sosyal medyaya baskı ve anketlere zincir!

Biri toplumsal iletişimi, bilgilenmeyi kontrol altına almak, öteki oylardaki erimenin ortaya çıkmasını engellemek için.

Bunlar bir çare değil, biçare!

Çok alametler belirdi... 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Senin gibisi gelmedi! 24 Ekim 2021
Bürokrasi sendeliyor! 20 Ekim 2021