Çin: Siper güç!
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Çin: Siper güç!

16.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Trump’ın Çin seferi yakın gelecekte yaşanacak güç dengesi değişikliğinin habercisi oldu.

Pekin’e Venezuela’dan sonra İran’ı da cebine koyarak gitmeyi planlayan Trump, bu uğurda ziyareti bile erteledi ama olmadı. İran cepte değil, masadaydı. Şi’nin başta İran olmak üzere temel sorunlarla ilgili söylemleri, Çin’in ABD politikalarını onaylamadığını çok net ortaya koyuyordu.

Şu yorum bu aşamada erken bulunabilir ama yabana atılır cinsten değil:

ABD Çin’e, ondan üstün süpergüç olarak son ziyaretini yaptı!

Tablo sadece Çin’in yükselişini değil aynı zamanda ABD’nin sendelemesini de ortaya koyuyor.

Şi’nin 24 Eylül’de yapacağı ABD gezisi yeni bir karşılaştırma fırsatı verecek.

***

Tahran’a uranyuma giderken eldeki Hürmüz’den olan ABD, İran konusunda Çin’e sadece şunu söyletebildi:

“İran’ın nükleer silah üretmesine karşıyız.”

Ne var ki bu karşıtlığın neyi içerdiği, daha net anlatımla bunun nasıl durdurulacağı konusunda anlaşma yok. Şi’nin, İran’la ilgili sorunların askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini ifade etmesi ABD’nin duymak isteyeceği son cümleydi. Şi’nin şu iki cümlesi Trump’ı çok iyi tarif ediyor:

- Olgun davranmak gerekir.

- Başına buyruk adımlar zararlıdır.

Bu iki cümleyi Türkçeye çevirince Şi’nin Trump’a şunları söylediği açık:

- Aklını başına topla, dan dun konuşmalarla varabileceğin bir yer yok. Biz bu numaraları yemeyiz. Bundan böyle bizimle muhatap olurken ayağını denk al!

Şi’nin Tayvan’la ilgili ABD’nin atacağı yanlış adımın çatışma getireceğini söylemesi de şu anlama geliyor:

- Artık kendimizi seni yenecek güçte hissediyoruz. İstiyorsan dene!

Şi’nin, çok özel Çin bahçesini Trump’a gösterirken buraya daha önce Putin’in de geldiğini söylemesini her anlama yormak gerekir.

Trump’ın Pekin dönüşü uçakta gazetecilere yüklenmesini, işi vatan hainliğine kadar götürmesini “Hıncını medyadan aldı” diye yorumlayabiliriz.

Trump’ın Çin’le girdiği ticaret savaşlarını kazanmak için gümrük vergilerinden ambargolara kadar her yöntemi denediği bir dönemde ilişkilerin ekonomi ayağı olarak duyurulan başlıca haber şu oldu:

Çin 200 Boeing uçağı satın alacak!

Beklenti 500’dü!

***

Uyguladığı siyaset biçimini dikkate alarak gelinen noktada Çin’i şöyle tarif etmek mümkün:

Siper güç!

Kendine özgü bir sistem geliştiren Çin, ABD’yi her alanda zorluyor. Genel tanımla ABD’nin dış ticaret açığı 1 trilyon dolar, Çin’in ise dış ticaret fazlası 1 trilyon dolar. Bir başka deyişle, ABD’nin açığı kadar Çin’in fazlası var.

Çin, küresel anlamda “kuşak” politikasıyla 150 ülkeyle karşılıklı ilişkileri geliştirmeyi, kalkınmayı önceleyen bir anlaşma yaptı. Bunun meyvelerini en çok Afrika’da verdiği, yakında Avrupa’da da öne çıkacağı söylenebilir.

Çin, ABD ile ABD’nin yöntemleriyle rekabet ediyor. Bunun çarpıcı örneklerinden biri Forbes’in her yıl yayımladığı dolar milyarderi listesi. Buna göre ABD birinci, Çin ikinci. Artış oranı Çin’de daha yüksek.

2025’te ABD’de 902 dolar milyarderi vardı, Çin’de 450.

2026’da ise bu sayı ABD’de 989, Çin’de 539 oldu.

Türkiye’nin yerini de aktaralım. Forbes’e göre 2025’te 27 dolar milyarderimiz vardı 2026’da 32. Sıralamadaki yerimiz ise 22.lik.

Sonuç olarak Trump’ın ABD gezisi Çin’in daha önde olduğunu bir kez daha gösterdi. ABD, Trump gibi akıl dışı biriyle açığı kapatmaya çalışıyor ama artık geç.