Olaylar Ve Görüşler

Adalet Ağaoğlu İçin... - Erendiz ATASÜ

17 Temmuz 2020 Cuma

1970’lerin başlarında, içimden taşan birikimi sözcüklere dökebilmem için bana ışık tutanlar, güzel dilimin güzel kadınlarıydı: Nezihe Meriç, Leyla Erbil, Adalet Ağaoğlu, Sevgi Soysal, Pınar Kür, Ayla Kutlu, İnci Aral... Onların sözcüklerini okudukça kendimi keşfediyordum. Hepsine sevgi ve teşekkür duyuyorum. Onlar eksildi mi, ben de eksiliyorum.

Adalet Ağaoğlu her şeyden önce bir dil, kurgu ve biçem ustasıydı. Kuşkusuz 20. yüzyıl Türk edebiyatının en büyük birkaç isminden biriydi. Yüzyılın ikinci yarısında Türkiye’yi kuşatan karanlık siyasal dalgaların bireylerdeki etkilerini, özellikle aydın kadının bungunluğunu dile getirmekte eşsizdi.

Yapıtları sadece duyarlıkla değil, birikimli bir yazarın düşünce dünyasıyla da yüklüydü. Gözlerinde röntgen taşıyan, meseleleri derinlemesine görebilen, doğru çözümleyen, bireyi genel manzaranın içinde doğru konumlandırabilen o çok zeki insanlardan biriydi. Yeniliklere açıktı. Ünlü üçlemesinin kahramanı Aysel’e farklı açıdan bakan bir inceleme yazmıştım; beni “Yarattığım kişiyi başka bir ışıkta görmemi sağladınız” diyerek onurlandırmıştı.

İNSAN VE ÇELİŞKİ

Adalet Hanım, 1992 yılında, Türkiye’nin abes ortamında şaşırtıcı olmayan akıldışı bir kazaya uğradı ve uzun bir süre için sağlığını yitirdi. İzleyen yıllarda düşeceği politik yanılgılarda bu kazanın etkisi var mıydı? Olabilir. Ya da... İnsan dediğimiz varlık çelişkilerden inşa edilmiştir.

En güçlü kişide kırılgan bir damar, en aciz gibi duranda çelikten bir çekirdek, en duyarlı kişide buzdan bir sinir düğümü, en parlak zekâda bir kör alan vardır.

Belki de 1970’ler ve 80’lerde, resmi güçlerin insanlarımıza çektirdiği acılara duyduğu o çok haklı tepkiyi, gereğinden çok fazla alana yöneltmişti. Bir yazar son tahlilde tutumuyla değil, eserleriyle değerlendirilir.

Adalet Ağaoğlu külliyatı, modern Türk edebiyatının ufkunda her zaman yol gösteren bir yıldız olarak parlayacaktır.

TOPLUMSAL KİMLİK SORUMLULUĞU 

Ancak toplumsal kimliği olanların politik hataları önemlidir, çünkü peşinden kitleyi sürükleyebilir; daha da önemlisi, değmeyen kişi ve kurumlara meşruiyet kazandırabilir. O nedenle görmezden gelinemez.

Aramızdan ayrılan değerlere beslediğimiz saygıyı, tüm hatalarını da onlarla birlikte gömme noktasına kadar abartmanın gereği yoktur. Toplumca eline düştüğümüz, kurtulmamız gereken ikiyüzlülüklerden birisidir, bu!

1993 Sivas aydın katliamının ertesinde Adalet Hanım’ın gösterdiği ürpertici duyarsızlık, hâlâ kalbime saplanmış bir bıçak gibi beni yaralıyor ve kaybından duyduğum acıyı büsbütün derinleştiriyor.

HERKES İÇİN BİR UYARI

Onun yanılgıları edebi değerini asla azaltmaz; ama bizler için, herkes için bir uyarıdır; o nedenle de önemlidir; en yetenekli insanın bile yanılabileceğine dair bir uyarı!

Aceleci izlenimlerden, yargılardan kaçınmanın, tutum benimserken etraflıca düşünmenin gerekliliğine dair bir uyarı! Kendi düşüncelerimize, izlenimlerimize karşı da sorgulayıcı davranmamız gerektiğine dair bir uyarı!

Ülkemiz gerçek yaratıcıların değerini takdir edememekten sabıkalıdır. Adalet Hanım’ı büyük bir yazarın hak ettiği saygı ve hayranlıkla ve bir yurttaş, bir kadın, bir yazar olarak ona beslediğim ağu ile yoğrulmuş sevgiyle uğurluyorum. Ruhu şad olsun...

ERENDİZ ATASÜ



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları