Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

13.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir. Peygamberler dönemi kapandıktan sonra da zorda kalan uluslar için üstün nitelikli kahramanlar göndermiştir. Mustafa Fevzi 1876, Mustafa Kemal 1881 ve Mustafa İsmet 1884’te Osmanlı’nın çöküşünden 35–40 yıl önce kısa aralıklarla doğdular, ne de iyi ettiler. Hem kendilerine hem de anababalarına rahmetler olsun.

Beş bin yıldan bu yana kesintisiz bir nehir gibi akan soylu Türk ulusu, bu uzun uygarlaşma tarihinde felaketlerle boğuştuğu zor dönemler de yaşamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun inişli çıkışlı 600 küsur yıllık egemenliğinin yıkılışını, dönemin aydınlarına ve özgürlük isteyen herkese ağır baskılar uygulayarak ve 1.5 milyon kilometrekare toprak kaybederek II. Abdülhamit’in kendisi hızlandırmıştır.

33 yıllık II. Abdülhamit dönemindeki devlet yönetiminin ayrıntılarını bilmek isteyenlerin bugüne bakmaları yeterlidir. Dedesi ne yaptıysa torunu da aynısını yaptığı için cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden (tek kişi sultasından) bu yana ülkemizde üçüncü Abdülhamit dönemini yaşadığımız tarihin tekerrürü olarak acı gerçeğimizdir. Dede ve torun devlet yönetiminde bilime karşı cehaletin ortak paydasında buluşmuşlar, o dönemde olduğu gibi bu dönemde de devlet harap, halk yoksul ve harabe, Arabistan yapmak istedikleri ülke “harabistan”dır.

YILDIZ GÜNEŞE EVRİLDİ 

19.yüzyılın birinci yarısında Osmanlı Devleti dağılmış, Türklere 200 bin kilometrekare bir toprak parçası yeterli görülmüş, Anadolu’nun paylaşılmasını halife sultan hiç duraksamadan onaylamış, saltanatının süreceği hayali uğruna vatanını feda etmişti.

Mustafa Kemal’in Atatürklüğü ya da yıldızdan güneşe evrilmesi bu süreçte başladı, İsmet İnönü ve ileride Meclis’in mareşallik unvanı vereceği Fevzi Çakmak dahil pek çok komutan, Mustafa Kemal’in açtığı kurtuluş bayrağının altında tereddütlerini yenerek belli aşamalarla toplandılar. Bugünün egemenleri, üç Mustafa’yı da sevmezler. Abdestsiz yere basmayan mareşale bile tepkilerinin nedeni, Atatürk’e direnmemesidir.

Kısacık ömründe cephelerde ve seyahatlerde bile dört bin hacimli kitabı satır altlarını çizerek ve derkenar yaparak okuyan Atatürk’ün mübarek hedefi, yalnızca yeni bir devlet değil, asırlarca itilip kakılmış, cahil, aç ve sahipsiz bırakılmış Türk ulusunu özbenliği temelinde ayağa kaldırmaktı. 1923-1938 arasında yoksul Cumhuriyet, halkın refahı, sağlığı ve eğitiminde mucizeler yarattı. Bu başarıların temeli dürüstlük, kâmil ahlak, sağlam seciye ve devlet yönetme namusuna dayanıyordu. O altın nesil vatanına sevdalıydı, yaşamları sadeydi ama onurluydu. Para musluklarının başında oturdular ama cenazelerini belediyeler kaldırdı.

İhvancı bir tayfanın kapanına düşen günümüz Türkiye’sinde hazine soyuldu, devlet bitirildi, hukuk boğazlandı, olası rakipler ve muhalefet için Türkiye açık cezaevine dönüştürüldü. Hasan Âli Yücel’in koltuğunda tarikatların güdümündeki Yusuf Tekin, İçişleri Bakanlığı koltuğunda makam odasına Abdülhamit’in resmini asan “hafız bakan”(ben de hafızım) oturuyor. Diyanet, kurucusuna Sibirya, laik devletin cumhurbaşkanı, Anıtkabir’e gönülsüz ama dini törenlere koşar adım... Şiir okutup ağlamaya başladığına göre hayallerini kursaklarında bırakacak seçim de yakındır.

GANİ AŞIK

E.CHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ, MÜFTÜ

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026