Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır. Birden fazla seçim çevresinden seçilmiş olan milletvekillerinden boşalan yerler için de aynı işlem yapılmıştır.
Ara seçimlere ilişkin hükümler Osmanlı döneminden günümüze kadar anayasalarda ve seçim yasalarında yer almış; bu hükümler uyarınca, -Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e gelinceye kadar- bütün dönemlerde ara seçim yapılmıştır.
Ara seçimler, meclislerde boşalan sandalyelerin doldurulması yanında toplumdaki siyasal eğilimlerin belirlenmesine yardımcı olmak biçimiyle de siyasetin yönlendirilmesine yol açmaktadır.
OSMANLI DÖNEMİ: 1876 ANAYASASI
1876 Anayasası’nın 74. maddesi şöyledir: “Mebusan Meclisi üyelerinden birisinin vefat etmesi, kanun hükümleri gereğince kısıtlanması veya mahkûmiyet ya da memuriyet kabulü nedeniyle üyeliği düşerse yerine gelecek toplantıya kadar yetişmek üzere usulüne uygun olarak diğeri tayin olunur.”
Anayasanın 75. maddesinde ise “Boşalan mebusluk makamlarına seçilen üyenin görevi, gelecek genel seçime kadar sürecektir.” denmektedir.”
II. Meşrutiyet döneminde çeşitli nedenlerle boşalan meclis üyelikleri Müntehib-i Sani (ikinci seçmenler) tarafından, ilgili seçim çevrelerinde yapılan seçimlerle doldurulmuştur.
TBMM DÖNEMİ: NİSAB-I MÜZAKERE KANUNU
1921 Anayasası ara seçimlere yönelik bir hüküm içermemiş, bu hususa Nisab-ı Müzakere Kanunu’nda yer verilmiştir. Söz konusu Kanunun 2. maddesi “Her livanın TBMM’deki üyelerinin sayısı, Seçim kanununun belirlediği sayının altına düşmedikçe boşalacak üyelikler için yeni üye seçilmez.”
Aynı kanunun 3. maddesinde ise “Büyük Millet Meclisi üyelerinden senede iki ay mazeretsiz ve aralıksız Meclis’e devam etmeyenler Genel Kurul kararıyla müstafi sayılırlar.” Meclislerde boşalan üyelikler için seçim yapılması, bütün anayasalar ve seçim kanunlarında yer almıştır.
1924 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu): Anayasanın 27. maddesinde “Bir milletvekilinin vatana hıyanet ve milletvekilliği zamanında yiyicilik suçlamalarından biriyle itham edildiğine dair TBMM üyelerinin üçte bir çoğunluğu ile karar verilir veya 12. maddede sayılan cürümlerden biriyle mahkûm olursa milletvekilliği sıfatı kalkar.”
Anayasanın 28. maddesinde “Çekilme, kanun hükümleri gereğince, kısıtlanma, izinsiz ve özürsüz iki ay meclise devam edilmemesi ya da memurluk kabulü hallerinde milletvekilliğinin düşeceği” belirtilmiştir.
Anayasanın 29. maddesinde ise “Yukarıdaki maddeler gereğince milletvekilliği sıfatı kalkan ya da düşen milletvekilinin yerine bir başkası seçilir.” denmektedir.
- 1961 Anayasası: 1961 Anayasası, ara seçimlerin yapılmasını belli koşullara bağlamıştır.
Anayasanın 74. maddesinde; “Meclislerin ara seçimlerinin her iki yılda bir Cumhuriyet Senatosu seçimiyle birlikte yapılacağı” ancak “Millet Meclisi genel seçimlerine bir yıl kala ara seçimi yapılmayacağı” belirtilmiştir.
24 Mayıs 1961 tarih ve 304 sayılı Cumhuriyet Senatosu Üyeleri Seçimi Kanunu’nun 4. maddesinin 3. fıkrasında, “Cumhuriyet Senatosunda istifa ve ölüm gibi sebeplerle boşalan yerler için ara seçimi yapılmaz. Ancak üçte bir yenileme sırasında bu açıklar da doldurulur.” denmektedir.
25 Mayıs 1961 tarih ve 306 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 5. maddesinin 2. fıkrasında da “(milletvekili) Ara seçimleri, Cumhuriyet Senatosu üyelerinin üçte birinin yenilenmesi için yapılan seçimlerle birlikte yapılır. Ancak dönemin bitmesine bir yıl kala milletvekilliği için ara seçimi yapılamaz” denilmektedir.
- 1982 Anayasası: 1982 Anayasasında da ara seçimlerin yapılması belli koşullara bağlanmıştır.
Anayasanın 78. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına göre; “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçim yapılamaz.”
İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİNE YOL AÇTI
Ara seçimlerin sonuçları, toplumdaki eğilimlere ışık tutması açısından önem taşımaktadır. Yazımı bitirirken ülkede iktidar değişikliğine yol açarak, siyaset yaşamını, olabilecek en güçlü biçimde etkilemiş olan 14 Ekim 1979 seçimlerinin sonuçlarına değinmek istiyorum.
14 Ekim 1979 tarihinde, Cumhuriyet Senatosu üçte bir yenileme seçimleriyle birlikte, şu beş ilde milletvekili ara seçimleri yapılmıştır: Aydın, Edirne, Konya, Manisa, Muğla.
1977 milletvekili genel seçimlerinde seçimi Edirne ve Konya illerinde CHP, diğer illerde ise Adalet Partisi (AP) kazanmıştı. Bu kez, beş ilin tümünde de seçimleri AP kazanmıştır.
Ara seçimin, bağımsız milletvekilleriyle birlikte kurulmuş olan hükümette bulunan CHP’nin ağır yenilgisiyle sonuçlanması, ülkede iktidar değişikliğine yol açacaktır.
Bülent Ecevit’in başında olduğu hükümet, esasen bıçak sırtında ve kaygan birçoğunluğa dayanmaktaydı. Ağır bir seçim yenilgisinin, bir başka söyleyişle, güven oyu kaybının ardından böyle bir çoğunluğun korunabilmesinin, dolayısıyla ülkede siyasal istikrarın sağlanabilmesinin hem ülke hem de parti için yaratacağı zorlukları, ülke için doğurabileceği olumsuz koşulları göze alan CHP yönetimi, hükümetin istifasının cumhurbaşkanına sunulmasına karar vermiştir. (Makalenin yazarı da istifa kararını alan ortak yönetim kurulları toplantısına genel yönetim kurulu üyesi olarak katılmış ve görüşünü hükümetin istifası yönünde açıklamıştır.)
EROL TUNCER
TESAV VAKFI BAŞKANI