MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

15.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” Anayasal bir hak olarak insanın kendi sağlığını korumak ve yaşamını devam ettirmek hususu gerçekten 56. maddenin ruhuna uygun olarak yürüyor mu? Asla yürümüyor. Son yıllarda özel hastaneler ve kamu-özel nitelikli “şehir hastaneleri” çok ciddi sayılara ulaşmıştır. Özel sağlık kurumları artırılırken buna karşın devlet ve üniversite hastanelerinde bireylerin sağlık hizmeti için seçeneklerinden biri kamusal sağlık kuruluşlarında Merkezi Hekim Randevu Sistemi’dir (MHRS). Diğer seçenek ise ekonomik gücü oldukça iyi olanlarla özel sağlık sigortasına sahip bireylerin özel sağlık kuruluşlarından sağlık hizmeti alabilmeleridir.

Sağlık hizmeti almaya dönük başvurular incelendiğinde 2024 yılında kişi başına hekim başvuru sayısı 12.2 iken bu sayı 2000 yılında yalnızca “iki”dir. MHRS üzerinden yıllık 388 milyondan fazla kişi randevu alırken günlük randevu kapasitesi 1,7 milyona çıkmıştır. Toplam sağlık harcamalarında ise özel sektörün payı yüzde 21,4’tür. Halen randevu yükünü kamu hastaneleri taşımaktadır. Son yıllarda özel ya da kamu-özel nitelikli hastanelere başvuru oranının bakanlığının kışkırtılmış randevu anlayışıyla yüzde 25-30’lara çıkartılması amaçlanmaktadır.

‘SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM’

Sağlık Bakanlığı’nın 2012 yılında Türkiye’de “sağlıkta dönüşüm” adı altında yürürlüğe koyduğu MHRS sistemi bugün için bir sorun mudur? Yoksa çözüm müdür? Bir üniversite hastanesinde uzun yıllar çalışmış bir öğretim üyesi gözüyle ve 2026 Mart ayında Ege Bölgesi’nde konuştuğum bireylerden aldığım bilgiler veya medya haberlerine göre MHRS bugün bir sorun haline gelmiştir. Yurttaşlar, “Sağlık mı, ekonomi mi?” dayatması karşısında kalmışlardır. Sağlık Bakanlığı Türkiye’deki sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranını yüzde 70’lerde bildirse de 2026 Şubat ayında MHRS’den şikâyet oranı yüzde 545 artmıştır. OECD’ye göre bu oran yüzde 41 olarak bildirilmiştir. MHRS sistemiyle ilgili bugün iki problem bulunmaktadır:

Hastalık riskleri fazla olan ileri yaş ya da sosyoekonomik düzeyi aşağıda olan bireyler için MHRS üzerinden internet veya telefonla randevu almak ve istenen tarihte randevuya ulaşmak büyük bir sorundur. Ayrıca hekim, görevine herhangi bir nedenle gelemediğinde randevulu hastalar ya diğer hekimlere dağıtılmakta ya da mağdur olabilmektedirler.

Randevu saatlerinde hasta sayısındaki fazlalık -bazen fazladan randevu olayının verilip verilmediği tam bilinmemekte- yüzünden hekimin ayırdığı zaman darlığı ve tanısal belirsizlikler özel tedavilerin de geç kalmasına neden olmaktadır. OECD ve BMJ gibi uluslararası kurumlar ve güvenilir bilimsel kaynaklara göre, Türkiye’de bir hastaya ayrılan muayene süresi çok düşüktür. Örneğin, bilimsel standartlara göre bu süre ortalama 15 dakikadır. Daha kompleks bir hastada ise 20-30 dakika ve en az 7-10 dakikadır. Türkiye’de ise bu süre 5-10 dakikadır (Almanya’da 7-12, İngiltere’de 10-15, ABD’de 15-20 dakikadır). Muayene süreleri kliniklere göre değişse de Türkiye’deki en sık süre 5-10 dakika olup bu süre yalnızca aile hekimliği ve acile gelen stabil hastalar için geçerlidir. Bu süre dahiliye, kardiyoloji ve ortopedi için 10-20 dakika iken psikiyatri, onkoloji ve nöroloji için 20-40 dakika civarında olabileceği bildirilmektedir.

Görüldüğü üzere MHRS bir çözüm değil, bir sorun olarak devam etmektedir.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

1. Sağlık Bakanlığı öncelikle neoliberal ve ticari anlayışa dayalı sağlık hizmetleri anlayışından vazgeçmelidir ve kendi sağlık çalışanlarına maddi manevi (özellikle sağlıkta şiddet) bakımdan sahip çıkmalıdır.

2. Sağlık hizmetleri alışverişinin üç ana bileşeni olarak Sağlık Bakanlığı, sahadaki sağlık çalışanları ve sağlık hizmeti bekleyen bireyler bulundukları pozisyonların gereğince sorumluluklarını yerine getirmelidir.

3. A) Sağlık Bakanlığı bütçesinin çoğunluğunu kamusal hastanelere aktarmalı, özel hastanelerle ancak sağlık hizmetleri işletmecilik denetimleri kapsamında dahil olmalıdır. Ayrıca kamu hastaneleri son yıllarda yitirdiği binalarını tekrar kazanmalı ve deprem güçlendirilmesi yapılarak fiziki poliklinik, laboratuvar, servis ve yoğun bakım ünitelerinin sayıları ile özel tedavi birimlerinin sayıları artırılmalıdır. Aynı zamanda kısa vadede MHRS sisteminde optimal fazla randevu verme planlaması ile yapay zekâ ve bilgi işlem destekli uygulamalar ivedilikle yürürlüğe girmelidir.

B) Sahadaki sağlık çalışanlarının ekonomik durumları düzeltilmelidir. Mevcut durumda MHRS’deki yetersiz hekim (özellikle uzman doktor) açığı için uzmanlık öğrencisi kadroları artırılmalı ve mesai/vardiya dışı hasta muayenelerinin yapılarak bunun maddi karşılığı sağlanmalıdır. MHRS’deki hasta sayısını eritmek amacıyla etkili bir ön eleme ile aile hekimliği sistemi işler hale getirilmelidir.

C) MHRS’den hizmet bekleyen hastalar randevu alıp randevuya gelmeme gibi davranışları asla yapmamalıdırlar. Ayrıca randevu stoklaması ya da çoklu rezervasyon yapmamaları, yapanların tespiti halinde ise gerekli yaptırımların uygulanması gerekmektedir.

Sonuç olarak bireylerin sağlık ve yaşam hakkı için her üç paydaşa düşen görevler vardır. Ama en başta resmi otorite Sağlık Bakanlığı’na görev düşmektedir. Bakanlık hizmet verdiği kitleleri bir meta ve rantiye gibi görmekten çok insana yapılan bir hizmet olarak görmeli ve sağlık hizmetleri verilişinin bir insana yaraşır şekilde yürütülmesine ön ayak olacak tüm önlemleri (etkili bir bilgi işlem ve yapay zekâ desteği) almalıdır.

PROF. DR. BEKİR S. KOCAZEYBEK

KLİNİK MİKROBİYOLOJİ UZMANI

Yazarın Son Yazıları

MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026
Aileden algoritmaya - Altan Kar

Bu metin, günümüzün “büyük öteki”sine dönüşen o görünmez ama her yerde olan algoritmik düzenin, yaşamımızı nasıl sessizce dönüştürdüğünü anlamaya yönelik bir çabadır.

Devamını Oku
12.05.2026
Amatör tiyatronun gücü - Serkan Fırtına

Bugün ülkemizin neredeyse her kentinde, kiminde onlarca kiminde ise belki bir tane de olsa perde açmaya çalışan amatör tiyatrolar vardır.

Devamını Oku
12.05.2026
Atatürk, Jonathan, İran ve Macaristan - Ülgen Zeki Ok

Richard Bach’ın bir döneme damga vuran “Martı” kitabının kahramanı Jonathan ile tanışıp felsefesini benimsediğimde 20 yaşlarındaydım.

Devamını Oku
09.05.2026
Atalay, Demirtaş, Kavala ve anayasa - Ziya Yergök

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) 1954’te onaylamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) bireysel başvuru hakkını 1987’de tanımıştır

Devamını Oku
08.05.2026
Jeopolitik armağan - Nejat Eslen

1990’lı yılların sonlarında, tek kutuplu dünya düzeni içinde ABD, küresel üstünlüğünü sürdürmenin planlarını yapıyordu.

Devamını Oku
07.05.2026
Engizisyondan bugüne: Değirmenci MenocchIo’nun öyküsü - Okan Toygar

Asıl adı Domenico Scandella’ydı ancak Menocchio olarak bilinirdi.

Devamını Oku
07.05.2026
Emperyalizmin değişmeyen hedefi - Hamdi Yaver Aktan

“1970 yılının nisan ayında, Türkiye’de eylem içinde bulunan ve gençlik önderi durumunda olan gençlerle bir toplantı yapmıştık.

Devamını Oku
06.05.2026
Şafağın getirdiği acı - Abdullah Yüksel

Mayıs ayının başlarında, şafağın erken söktüğü sessiz ve açık bir geceydi.

Devamını Oku
06.05.2026
Sisyphos’un bacağındaki el - Metin Devrim

18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.

Devamını Oku
06.05.2026
Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026
İşçi sınıfı yeniden - Doğan Ergenç

20. yüzyılda işçi sınıfının önemli kazanımlar elde ettiğini söyleyebiliriz.

Devamını Oku
01.05.2026
1 Mayıs 137 yaşında - Engin Ünsal

Bugün İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs aslında kanla yazılmış bir emek hareketinin anılma ve sömürüye karşı evrensel dayanışmanın sergilendiği gündür.

Devamını Oku
01.05.2026
Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026
Doğum sonrası depresyonu anlamak - Ece Başak Karakaş

Doğum; ailenin heyecanla beklediği bebekle ilk karşılaşması, çoğu zaman sevinç, umut ve yeni bir başlangıç duygusuyla anlatılır.

Devamını Oku
28.04.2026
Laik, demokratik ulus devlet - Selçuk Kosa

Rönesans, 1400 ve 1700 yılları arasında Avrupa halklarının sırasıyla kilise ve monarşiye karşı başlattığı bilim ve özgürlük savaşıydı ve kazanıldı.

Devamını Oku
28.04.2026
Kentler suskun - Aykurt Nuhoğlu

Siyaset, hızlı düşünmeyi ve doğru kararları zamanında alabilmeyi gerektirir.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal'in 36 saat süren Çanakkale röportajı

10 Aralık 1915 günü Çanakkale’den ayrılan Albay Mustafa Kemal, 1916’da tuğgeneraliğe terfi etti.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal ve ‘Çanakkale Efsanesi’ - Hüner Tuncer

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı.

Devamını Oku
25.04.2026
Okul kapısında biriken öfke - Deniz Öztürk

Şiddet, Türkiye’de artık tekil bir davranış değil; dilde kurulan, kültürde beslenen ve kurumlarda derinleşen yapısal bir sorundur.

Devamını Oku
25.04.2026
BİÇİM, İÇERİK VE KALKINMA - Necdet Adabağ

Biçim, bir şeyin dış görünüşüdür.

Devamını Oku
25.04.2026
Şeffaflaşan baskı - Fadime Uslu

Ulusal egemenlik tam bu noktada kırılıyor: 23 Nisan’da makam koltuklarının çocuklara devredilmesi sırasında.

Devamını Oku
24.04.2026
Güç zehirlenmesi - Suna Türkoğlu

Anayasamıza göre “Devletin temel amaç ve görevleri” Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak olarak; çok açık, kesin ve net bir biçimde belirlenmiştir.

Devamını Oku
24.04.2026
Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026
Vatansever olmak, ya da olmamak… - Erol Ertuğrul

Kimse vatan haini olmak istemez.

Devamını Oku
22.04.2026
Yanılsamalar ve gerçekler üzerine... - Cengiz Kuday

Politika, çoğu zaman sanıldığı gibi gerçekleri bütünüyle inkâr etmek ya da doğrudan yalan söylemek değildir.

Devamını Oku
22.04.2026
Okullardaki şiddetin çözümü - Ömer Adıgüzel

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı eylemlerin gerekçelerine ve yapılması gerekenlere ilişkin çok farklı görüş ve çözüm önerileri elbette mümkündür.

Devamını Oku
21.04.2026