Ant olsun ki savunacağız! - Halit PAYZA
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Ant olsun ki savunacağız! - Halit PAYZA

09.03.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Zeytin eski Yunancada “eleia” kökünden, Latince ‘olea’dan türetildi. Anadolu’da yaşamış Akatlar’da da “zeirtum” sözcüğüne rastlanır. Yerküredeki ilk ağaçtır denilemez ama ilk ağaçlardan biridir. İnsan soyu zeytine kutsal bir değer yükler. Bunun içindir ki kitaplı dinlerde zeytin ağacının yeri vardır. Eski Yunan mitolojisinde zekâ, sanat, strateji, ilham, barış tanrıçası Athena ve müziğin, sanatların, güneşin, ateşin, şiirin tanrısı, kehanet sahibi bilici tanrı Apollon zeytin ağacıyla özdeşleştirilir. Zeytin ağacı bu tanrıça ve tanrının simgesidir, onlarla anılır. Apollon başka ağaçlarla da özdeşleştirilir; örneğin defne, palmiye, demirhindi... 

CEZASI ÖLÜMDÜ

Athena’nın ölümsüzlüğü zeytin ağacına bağlıdır, kimi tanrı ve tanrıçalar zeytin ağacı altında doğar. Sezar başında zeytin yapraklarından örülme bir taç taşır. İsa’nın çarmıha gerildiği ağaç zeytin ağacındandır. Zeytin ağaçlarına zarar vermenin cezası ölümdür. Dinsel ritüellerde kandiller içinde yanan yağ zeytinyağıdır. Olimpiyatlarda yengi kazananlara zeytin dalından yapılmış taç takılır.

Aden Bahçesi’nden kovulan Âdem, öleceğini anladığında insanlara ölümü getirdiği, sınırlı bir yaşama mahkûm ettiği için vicdan azabı duyar ve kendini affettirmek ister. âdem, üçüncü oğlu Şit’e bir görev verir. Aden Bahçesine gidecek, kapıdaki nöbetçilere yalvararak bahçedeki iyi ve kötünün ağacından üç tohum getirmesini isteyecektir. Melek, Şit’in istemi üzerine, Âdem’in son arzusunu yerine getirir ve ona Aden’deki kutsal ağaçlardan oluşan üç ağacın tohumunu verir. Bu üç ağaçtan biri zeytin ağacıdır, diğerleri sedir ve servi. 

ADALET TACI

Nuh tufanı sonrası, suların çekildiğini müjdeleyen güvercinin gemiye döndüğünde ağzında tuttuğu yapraklar zeytin ağacının yapraklarıdır. Zeytin ağacının barışın sembolü olması Eski Ahit’teki bu mitolojik anlatıya dayanır. Tanrı gazaba gelmiş, insan soyuna savaş açmış, sularla bütün canlıları yok etmiştir. Öfkesi yatıştığında, Tanrı insanları bağışladığını, barıştığını simgesel olarak zeytin ağacı yapraklarıyla duyurmuştur. Eski Ahit ve Tanah’ta da yer alan Hâkimler Kitabı’nda ağaçlar kendilerine bir kral seçmek istediklerinde ilk başvurdukları ağaç zeytin ağacıdır. Tutankamon’un başında taşıdığı “Adalet Tacı” zeytin yapraklarıyla örülüdür. 

SIVI ALTIN

Aristoteles, zeytin yetiştiriciliğini alelade bir tarımsal bitki üretmek olmaktan çıkarır onu bilim düzeyine yükseltir. Homeros, zeytin ağacının gölgesinde dinlenirken kulağına “Herkese aitim ve kimseye ait değilim, siz gelmeden öncede buradaydım, siz gittikten sonrada burada olacağım” diye fısıldadığını söyler ve yağı için “sıvı altın” yakıştırmasını uygun görür. Hipokrat sağaltıcı ilaç olarak kaydeder. Solon, onu korumak için yasalar koyar. 

Zeytin ağacına ilişkin ilk arkeolojik bulgular Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda rastlanır. Yapılan kazılarda otuz dokuz bin yıl önceye ilişkin zeytin yaprağı fosillerine rastlanmıştır. Teolojide kitaplı dinlerde beş meyve kutsal olarak nitelendirilir. Bu beş meyve: zeytin, incir, hurma, nar ve üzümdür. İncil’de Romalılara gönderdiği mektupta Pavlus, zeytin ağacına ilişkin şunları yazar: “Eğer kök kutsalsa dallar da kutsaldır.” Kuran’da da zeytin ağaçları dört ayrı surede geçer. Bunlardan Tin Suresi’nde Allah zeytin ve incir ağacı üzerine yemin eder: “İncire ve Zeytine ant olsun!” En’am Suresi’nin 99. ayetinde ağaçların sayısı dörde çıkar. “İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız.” 

PES ETMEYECEĞİZ

Nur Suresi’nde de nurun zeytin ağacının ışığından tutuşturulduğu yazılır. “... inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak kadar berraktır. Nur üstüne nur.” Yedi kez gündeme getirilen ve tepki üzerine geri çekilen, zeytinliklerin sekizinci kez taş-ocağı işletmeciliğine açılmasına ilişkin yasaya inat zeytini savunacağız yine.

HALİT PAYZA

YAZAR

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026