Kamu işçisi günden güne yoksullaşıyor! - Mahmut ASLAN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Kamu işçisi günden güne yoksullaşıyor! - Mahmut ASLAN

30.07.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP hükümetinin uyguladığı yağmaya dayalı ekonomik programlar bütün emekçilerin milli gelirden aldığı payın düşmesine sebep olmuştur. DİSK’in raporuna göre son iki yılda emeğin milli gelirden aldığı pay yüzde 39’dan 31’e gerilemiştir. Bu oran son aylarda hızla aşağı gitmektedir.

Ülkemizde işçi sendikalarının durumu da ortadır. 20 işkolunda 218 sendikanın sadece 60 kadarı sözleşme yapabilmektedir. Toplam işçi sayısının da sadece yüzde 10 kadarı toplusözleşmelerden yararlanmaktadır.

Toplusözleşmelerden yararlanan büyük bir kesim kamuda çalışan işçilerden oluşmaktadır. Kamuda çalışan işçilerin büyük kısmı ise belediyelerde istihdam edilmektedir. DİSK/ Genel-İş Sendikası’nın 2021 “Genel İşler İşkolunda İstihdam Raporu”na göre belediyelerde çalışan toplam işçi sayısı 876 bindir. Özel sektörde sendikalaşmanın zorluğu ise her gün gazetelerden okuduğumuz “Sendikaya üye oldu” diye işten atılan işçilerin eylem haberlerinden bile anlaşılmaktadır.

MAAŞLAR HIZLA ERİDİ

Kamu işçilerinin toplusözleşme yapmaları onların durumunun iyi olduğu anlamına gelmemektedir. Tabii bu durum geçmiş yıllarda böyle değildi. Önceki yıllarda belediyede çalışan ihaleli personel (kamuoyu bunu taşeron işçi olarak bilmektedir) asgari ücretin katları üzerinden maaş almaktaydı. Örneğin üniversite mezunu bir işçi asgari ücretin iki katı bir ücret ve üstüne yol, yemek paralarını alıyordu. AKP’nin kamuda taşeronu kaldırdık yalanı ile bu da ortadan kaldırıldı ve işçilerin maaşlarının hızla erimesine neden oldu.

Son iki yılda kamu işçisinin yoksullaşmasını hızlandıran ana etken ise halk arasındaki tabiri ile enflasyon canavarı oldu. Sahte enflasyon rakamları emekçilerin maaşlarının daha az artmasına neden olmaktadır. Resmi enflasyon verileri, çarşı pazardaki enflasyonun yarısını bile yansıtmamaktadır. Bu nedenle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçen aylarda TÜİK önünde yaptığı açıklama çok önemliydi. 

ENFLASYON FARKI UYGULAMASI

Hem asgari ücret çarpanlarının kaldırılması hem de enflasyonun altında alınan zamlarla kamu işçisi birlikte çalıştığı memurların yarısı kadar ücret almaya başlamıştır. Sendikalar ise siyasi partilerden bağımsız davranamadığından bu duruma ciddi tepki verememektedir.

2023 yılında seçimi kazanacağı tahmin edilen Millet İttifakı ve CHP, aileleriyle birlikte milyonları bulan kamu çalışanının yoksullaşmasına karşı kendi elinde bulundurduğu belediyelerde hiç değilse enflasyon farkı ve refah payı uygulamasını hayata geçirebilir. Bu da topluma açık olarak AKP’nin emekçileri yoksullaştıran piyasacı politikalarına karşı gerçekten alternatif olduğunun göstergesi olabilir.

MAHMUT ASLAN

SİYASET BİLİMCİ

Yazarın Son Yazıları

Mustafa Kemal ve ‘Çanakkale Efsanesi’ - Hüner Tuncer

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı.

Devamını Oku
25.04.2026
Okul kapısında biriken öfke - Deniz Öztürk

Şiddet, Türkiye’de artık tekil bir davranış değil; dilde kurulan, kültürde beslenen ve kurumlarda derinleşen yapısal bir sorundur.

Devamını Oku
25.04.2026
BİÇİM, İÇERİK VE KALKINMA - Necdet Adabağ

Biçim, bir şeyin dış görünüşüdür.

Devamını Oku
25.04.2026
Şeffaflaşan baskı - Fadime Uslu

Ulusal egemenlik tam bu noktada kırılıyor: 23 Nisan’da makam koltuklarının çocuklara devredilmesi sırasında.

Devamını Oku
24.04.2026
Güç zehirlenmesi - Suna Türkoğlu

Anayasamıza göre “Devletin temel amaç ve görevleri” Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak olarak; çok açık, kesin ve net bir biçimde belirlenmiştir.

Devamını Oku
24.04.2026
Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026