Suriye ile barışmak - Sait BALCI
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Suriye ile barışmak - Sait BALCI

13.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Suriye’ye yapılan operasyonlar meşru Suriye ordusu ile yapılmış olsaydı bugün ne Suriye devleti ile yeniden barışmaya ihtiyaç vardı ne de Suriye’ye yapılacak yeni bir harekâtın önünde ÖSO olurdu.

Bir ülkenin silahlı kuvvetlerinin muhatabı bir başka ülkenin yine meşru silahlı kuvvetleridir. Ancak Mehmetçiğin bugün Suriye’deki muhatabı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adı verilen paralel ordu yapılanmasıdır. Oysa Türk ordusunun muhatabı meşru Suriye ordusu olmalıdır. Bu nedenle şanlı ordumuz Suriye’de yanlış saftadır.

SİLAHLI MUHALEFET!

Arap Baharı’nın başlamasından bu yana Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın meşruiyetini yitirdiği savı ile iktidardan uzaklaştırılması istendi. Ancak her ülkede olduğu gibi Suriye’de de seçimler yapıldı ve bu seçimleri Beşşar Esad kazandı. Ve diğer Arap ülkelerinde demokrasi ne kadar varsa Suriye’de o kadar vardır. Bu anlamda Beşşar Esad, Suriye devletinin meşru devlet başkanıdır. Bu gerçeği hiçbir devletin kabul etmeme lüksü de yoktur. Suriye’de yapılan seçimler eleştirilebilir. Beşşar Esad’ın devlet yönetme şekli eleştirilebilir. Eğer Suriye halkı Beşşar Esad’dan memnun değilse bu tavrını seçimlerde göstermelidir. Bu durum demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bu durum aynı zamanda Suriye halkının iç meselesidir. 

Muhalefet iktidarı değiştiremiyor tezinden hareketle Suriye muhalefetini silahlandırmak çözüm değildir. Esasen eline silah almış muhalefet, muhalefetlikten çıkmış terör örgütü konumuna girmiş olur. 

İktidar partisi de maalesef bugüne kadar eline silah almış ve ÖSO adını verdiği bu yapılanma ile birlikte hareket etti. Suriye’de yuvalanan PKK/PYD terör unsurlarına yönelik yapılan bu operasyonlar hiç kuşkusuz ülkemizin güney sınırının güvenliği açısından son derece önemlidir. Ancak bu operasyonlar meşru Suriye ordusu ile yapılmalıydı.

ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİ

Bugün ülkemizin güvenliğini tehdit eden terör unsurlarına yönelik yeni bir harekâtın gündeme geldiği günlerdeyiz. Ancak bu konuda iki önemli sorun var. Bunlardan birincisi Suriye devletinin öncelikleridir. Suriye devleti, ÖSO’ya verilen desteğin sona erdirilmesini, düzenlenen harekâtlarda İdlib dahil kontrol edilen bölgelerin Suriye’ye devredilmesini istiyor. Ülkemizin de Suriye devletinden beklediği adımlar var ama asıl barışa ihtiyacı olan ve yeniden bir harekât düzenleme zorunluluğu hisseden Suriye değil, ülkemizdir. Bu şartlarda Suriye devletinin önceliklerinin karşılanması gerekmektedir.

Suriye ile yeniden başlaması beklenen sürecin önünde bulunan diğer bir engel de bugüne kadar desteklenen ve birlikte hareket edilen ÖSO’ya verilen desteğin nasıl kesileceğidir. Bu sorun öyle kolay kolay çözülecek gibi de görünmüyor. Çünkü ÖSO’ya ait gruplar Esad ile barışmayacaklarına dair açıklamalar yapıyorlar. Bu gruplar daha evvel de Suriye devleti ile başlayan yakınlaşma çabalarını baltalamak için ülkemizin bayraklarını yakmışlardı.

Şimdi bu aşamada asıl mesele ÖSO militanlarının Suriye ordusu ile nasıl barıştırılacağı veya nasıl tasfiye edileceğidir. Bu sorun halledilmeden Suriye ile barışmak mümkün değildir. Dün Suriye’ye yapılan operasyonlar meşru Suriye ordusu ile yapılmış olsaydı bugün ne Suriye devleti ile yeniden barışmaya ihtiyaç vardı ne de Suriye’ye yapılacak yeni bir harekâtın önünde ÖSO olurdu.

SAİT BALCI

ARAŞTIRMACI

Yazarın Son Yazıları

YENİ Parti’nin yükselişi - Ziya Yergök

Özgür Özel, CHP’nin 38. olağan kurultayında, partinin 13 yıllık genel başkanı ve son seçimde cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu açık farkla yenip genel başkan seçilmesine ve ardından yapılan olağanüstü ve olağan kurultaylarda da delegelerin tümünün oyunu alarak genel başkanlığını pekiştirmesine karşın, iktidar destekli bir yargı operasyonu ile görevinden uzaklaştırıldı.

Devamını Oku
14.09.2026
Bir Jöntürkün ardından - Yunus Emre

CHP’de İstanbul il başkanlığı yapmış, parti meclisi üyeliğinde bulunmuş, İstanbul milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’yi kaybettik.

Devamını Oku
14.09.2026
12 Eylül ve insanlık suçu - Kemal Akkurt

11 Eylül 1980 akşamına kadar her gün 10-15 kişinin öldürüldüğü olaylar, 12 Eylül 1980 günü bıçak gibi kesilmişti.

Devamını Oku
12.09.2026
Okul başlangıcı ve ayrılık kaygısı - Ece Başak Karakaş

Ayrılık, çok geçmişten getirdiğimiz ve yaşamımızın farklı dönemlerinde farklı biçimlerde tekrar tekrar karşılaştığımız bir durum.

Devamını Oku
11.09.2026
Nişasta bazlı şeker kansere yol açar mı? - Ülgen Zeki Ok

Ülkemizde “nişasta bazlı şeker (NBŞ)” olarak adlandırılan ürünün birçok firmanın yaptığı usulsüzlükler sonucunda, kotasının çok üzerinde piyasaya sürüldüğü geçen günlerde ortaya çıktı ve bu durum insan sağlığı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Aslında kalandır terkeden’ - Yüksel Işık

Murathan Mungan’ın dizeleri, oldum olası ilgimi çeker; ne zaman karmaşık bir durumla karşılaşsam şu dizeleri mırıldanırım...

Devamını Oku
10.09.2026