The Türkiye (!)
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

The Türkiye (!)

01.02.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Prof. Dr. Üstün Dökmen

İlk adımda tabelalardaki isim / dil karmaşasına resmen son verilmeli.

Bu yazıyı yazma nedenim bir süre önce Ankara’da The Ankara adlı bir otel açıldığını fark etmemdir. Adı The İstanbul, The Marmara olan otellerin, kafelerin varlığından yıllardır haberdarım. Ancak başkentimizin başına The gelince ayıktım, aklım başıma geldi. Bir Arnavut atasözünde, “Akıl külahtaki çividir, yumruk yemeden kafaya girmez” diyor. Dilerim daha fazla yumruk yemeden anadilimize saygı göstermeyi öğreniriz.

Türkçenin kaderi

Tarih boyunca Türkçe, biraz ortamdan, biraz da dedelerimizin aymazlığı ve gösteriş merakı yüzünden pek çok dilin boyunduruğu altına girdi. Türkçe uzunca bir dönem Arapçanın ve Farsçanın, sonra Fransızca’nın   gölgesinde  kaldı,  şimdi  ise  -belki de son durak olarak- bir Güneş, bir Ay tutulması yaşayarak İngilizcenin gölgesinde ilerliyor. 

Selçuklu’da ve Osmanlı’da, gerek şiir dili, gerekse resmi yazışma dili, büyük ölçüde Arapça-Farsça etkisi altındaydı. Ancak bütün bu dönem boyunca Türk halk edebiyatı Türkçeden şaşmamış, halkın duyarlılığına tercüman olan Karamanoğlu Mehmet Bey, yayımladığı bir genelge ile Türkçeyi resmi dil ilan etmişti. Kaşgarlı Mahmut bin sene önce yazdığı Divanı Lügatit Türk adlı ünlü eserinde Türkçe’nin en az Farsça, Arapça kadar zengin ve güçlü bir dil olduğunu savunmuştu. Ancak bütün bunlara rağmen, yabancı marka kullanma, yabancı dili tabelaya, AVM’ye yazma  merakı, etkisi giderek artmaktadır. Molière’in Kibarlık Budalası, dünyamızda, en çok da ülkemizde yaşanmaktadır.  

Bugünkü dilimiz

Günümüz Türkçesi ağlanası-gülünesi bir çizgide yürümektedir. Hırsız girmez, satıcı girmez lüks, korunaklı siteler yapılıyor. Bu sitelerin yapsatçılarının, mimarlarının, inşaat mühendislerinin, yöneticilerinin ve sakinlerinin çoğunluğu İngilizce bilmez ama sitenin adı, “Jasmin Hause” benzeri İngilizce bir kelimedir.  Berber veya kuaför (Ziya Gökalp’e göre Türkçeleşmiş Türkçedir) yerine tabelasında Hair Dizaynır yazan çok sayıda berbere kapıdan, “Hair dizaynır ne demek?” diye sorduğumda, yarısından çoğu bilmedikleri cevabını verdiler.  Prof. Binnur Ekber’in yıllar önce tanıdığı bir kişi, rent a car adını çok beğendiğini, ilerde bir dükkân açarsa adını rent a car koyacağını söylemiş. Sonunda isteğini gerçekleştirip, “Rent a Car” adlı bir dükkân açmış, ancak açtığı dükkân bir berber dükkânıymış.  

Kanal İstanbul mu, İstanbul Kanalı mı?

Türkçede, alışılmış kullanış şekli, Panama Kanalı, Süveyş Kanalı, Çanakkale Boğazı şeklindedir; burada bir  isim tamlaması söz konusudur. Bu durumda Türkçe düşünüldüğünde İstanbul Kanalı denmeliydi. Kanal İstanbul ifadesi, danıştığım dilbilimcilere göre İngilizce düşünmenin ürünüdür, yanlış tercümedir. 

Dilin önemi  

Bir zamanlar insan beyninin evrim sürecinde ve bireyin beyninin gelişim sürecinde önce bilincin sonra dilin ortaya çıktığı düşünülüyordu. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında, antropolojide ve psikolojide dilin önce ortaya çıktığına, bilincin ise onu izlediğine inanılmaya başlandı. Bu bilgiden çok önce Atatürk DTCF’ye “Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi” adını verdi. Ve bağlacının alışılmış yeri son kelimenin öncesidir; Atatürk bu kuralı bozarak “Dil ve diğerleri” demeyi tercih etmiştir. Onun, muhtemelen sezgiyle dile verdiği önem, bugün bilimsel bir gerçektir. Özetle dil, insan yaşamında çok önemli bir yere sahiptir. Bu bilginin bir uzantısı olarak şunu söyleyebiliriz dillerini kaybeden toplumlar, benliklerini de kaybederler, tarih sahnesinden silinirler. Kötü haber, dilimizi koruyamazsak Türkçenin elli/seksen yıl içinde Hititçe gibi ölü diller arasına girme tehlikesiyle karşı karşıya olmasıdır. Yani torunlarımızı bekleyen tehlike, alfabe değiştirmemiz değil, dilimizi kaybetmek olacaktır.       

Sonuç

Dükkân/AVM tabelalarının İngilizce yazılmasının bir nedeni özenti, ikinci nedeni ise müşteri tarafından kaliteli algılanıp fazlaca kâr etme isteğidir. Geçen yıllarda bir eğlence yeri yılbaşı etkinliğinin nasıl olacağını tamamen İngilizce olarak yazmıştı. Buradan çıkardığım sonuç, bu kurumun, “Biz kaliteliyiz, İngilizce bilenlere hitap ediyoruz” iletisini vermeye çalıştığı şeklindeydi. Ancak  ilanın son satırında fiyat bilgisi, tamamen Türkçe yazılmıştı. Bu ilanı yazanlar İngilizce bilmeyen müşterilere hitap ettiklerini bildikleri için açıklamayı İngilizce yazarak hava atmışlar, ancak “Anlamadım abi olmasın” diye de fiyatı ve ödeme şeklini Türkçe yazmışlardı. Bu tavır bir ikiyüzlülüktür, para hırsıyla anadiline ihanet etmektir. Böyle davranırsak kısa vadede kâr edebiliriz ancak uzun vadede tarihten siliniriz.

Fransa’da tabelalar Fransızca olmak zorundadır. Bizde ise maliyeye bildirilen dükkân isminin Türkçe olma zorunluluğu vardır ama sokaktaki tabelanızı istediğiniz Avrupa dilinde yazabilirsiniz. Pek çok konuda, bu arada dil konusunda da büyük ölçüde kendi irademizle Batı’nın güdümündeyiz. Galiba The Türkiye dememize az kalmıştır. İlk adımda tabelalardaki isim/dil karmaşasına resmen son verilmesi gereklidir. 


Yazarın Son Yazıları

Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Devamını Oku
11.02.2026
Bir demokrasi sorunu: Hizbut Tahrir - Çiğdem Bayraktar Ör

Köktendinci Hizbut Tahrir’in uzantısı “Köklü Değişim” grubu Ankara’nın dört bir yanına şeriat ve hilafet çağrıları içeren pankartlar astı.

Devamını Oku
11.02.2026
Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026