‘Türkiye Yüzyılı’ ve bürokrasi - Erendiz ATASÜ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

‘Türkiye Yüzyılı’ ve bürokrasi - Erendiz ATASÜ

06.11.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tıpla ilgili mesleklerde, “meslek ahlakı” diye açımlayabileceğimiz “deontoloji” denen bir kavram ve uygulama vardır. Mesleki davranışın sınırlarını çizen deontoloji, meslek kuruluşları aracılığıyla, yasal bir uygulama olarak hayata geçer. Yani sınırın dışına çıkan meslektaş, durum daha adliyeye yansımadan, meslek kuruluşu tarafından uyarılır, kınanır, iş meslekten “men”e kadar gidebilir. Başka işkollarında, örneğin güvenlik bürokrasisinde, benzer uygulamalar var mı, bilmiyorum; yok ise her işkolu için acilen hayata geçirilmeli diye düşünüyorum.

Gelelim eleştiri hakkına. Demokrasileri demokrasi yapan birinci husus, iktidarın eleştiriye tahammüllü olmaktan öte, kulak vermesi, eleştiriyi dikkate almasıdır. Bunun güvenlik bürokrasisine yansıması, yurttaşların nezaket sınırını geçmeyen, hakarete varmayan sözlü ve yazılı beyanları hakkında güvenlikçilerin hiçbir şey yapmamalarıdır. Peki, fiili durum böyle midir?

“Türkiye Yüzyılı”, mevcut iktidarın içeriğini ve hedeflerini tam olarak tanımlamadığı bir proje, bir amaç, bir dilek olarak belirmekte. İktidar piramidinin doruklarına yakın konumlarda yaşayanlar ile, zeminde hayatını sürdürmeye çabalayan yurttaşların görüş alanları, yaşam pratikleri haliyle farklıdır. Yukarıdan seçilemeyen ya da işitilemeyen felaketli durumları bizzat yaşayan yurttaş -örnek mi istiyorsunuz, Şubat 2023’den beri asbest tozu soluyan Hatay halkı, sefalete düşmüş emekliler, iş bulamadıkları için kargo dağıtımında çalışan üniversite mezunu gençler ya da onu da bulamayıp evlerine kapanmış, depresyon içindeki umutsuz genç nüfus, ilaca ulaşamadıkları için tedavi göremeyen hastalar- elbette, bugünün sorunlarına yeterli çare üretemeyen ama gelecek tasarıları kuran bir yönetimi eleştirecektir.

O halde, güvenlik bürokrasisi hangi amaçla, demokrasinin bir numaralı şartı olan iktidarı eleştirme hakkını kullanan yurttaşları apar topar gözaltına almaktadır, “Emine öğretmen” olayında görüldüğü üzere “kamuya bir mesaj mı vermek” istemektedirler? Güzel de böyle mesajlar vermek görev tanımları içinde midir?

ERENDİZ ATASÜ

Yazarın Son Yazıları

Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026
Karanlığa doğan yıldızlar - Gani Işık

Dinler tarihi ve kutsal kitaplar halkların zor dönemlerinde onları sahiplenen ve kendilerine yol gösteren peygamber gönderildiğini anlatır, örnek de verir.

Devamını Oku
13.05.2026
Milletvekili ara seçimleri - Erol Tuncer

Milletvekili ara seçimler; istifa, ölüm ya da başka nedenlerle milletvekilliklerin boşalması durumunda boşalan sandalyelere yeni üyelerin seçilebilmesi için yapılmaktadır.

Devamını Oku
13.05.2026