Umuda şeytan kuşatması - Gani AŞIK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Umuda şeytan kuşatması - Gani AŞIK

15.09.2022 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Demokrat Parti’nin iktidar olduğu 1950 seçimlerinden bu yana -kimi münferit hukuksuzluklar dışında- hâkim teminatı altında yapılan genel seçimler bu defa cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte belirsizlik, endişe ve kuşkularla dolu bir siyasi iklimde yapılacak. Bunun iki nedeninden birisi, demokrasi tarihimizde hiçbir parti ve lidere nasip olmayan 21 yıllık uzun iktidar süresinin Recep Bey ve partisine az gelmesi ve mührü bırakmamak için her belanın göze alınmış olduğuna ilişkin ürkütücü belirtiler. Korkuların da beslediği bu inanılmaz siyasi doyumsuzluğun nedeni, iktidarın yerçekimsiz ortamda bile Everest ağırlığında günahkârlığını biliyor olmasıdır. Kaygıları körükleyen ikinci etken de yargısal yapının iktidarın cüretini artırıyor olması yanında, her baskı yönetiminde olduğu gibi, medyanın kontrol altında olmasıdır. AKP açıktır ki Meclis, medya ve yargı operasyonlarını önümüzdeki seçimleri de alarak 100 yıllık “dava”sının gönderine yeşil sancağı çekebilmek için yapmıştır.

KILIÇDAROĞLU’NUN AVANTAJI

Türkiye’nin önümüzdeki kader seçimini, 21 yıllık yalan, talan, yağma ve yıkım dönemini kapatmanın fırsatı olarak gören ve milli bilinç ekseninde kurulan altılı masanın altın ayakları seçimler yaklaşırken kemirgenlerin saldırısı altında. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu masanın kurulmasına, gelinlik kızların dantel örmesine benzeyen bir hüner, incelik ve denge mühendisliği ile büyük katkıda bulundu. Masanın lokomotifi ve en büyüğü olduğunu bileşenlere hissettirmemek için zaten yapısının temel taşı olan alçakgönüllülüğü hiç ihmal etmedi. İYİ Parti’yi, Erdoğan’ın gazabının mahvetmesine saatler kala yok olmanın uçurumundan kurtardığını ima bile etmedi. Bu nedenle de Meral Akşener’in “kazanacak aday” vurgusu yaralayıcıdır. 

Toplumun her kesimine barış, sevgi, şefkat, erdemlilik ve karşılıklı bağışlama soyluluğunun imbiğinden süzülmüş saf duygularla ulaşma çabasındaki Kılıçdaroğlu’nun popülaritesi ve hırsızlığın kol gezdiği siyaset dünyasında tescilli dürüstlüğünden kaynaklanan saygınlığı çok yüksektir. Altılı masanın “birlikte yola çıkmışlığın ve yazgı arkadaşlığının” gereği olarak haram cephesinin Kemal Bey’e kurduğu kumpas ve tuzaklara da birlikte karşı çıkarak şeytan taifesini püskürtmeleri beklenir. Bu siyasi, hatta ahlaki zorunluluk olmanın ötesinde, demokrasimizin kaderi ile doğrudan alakalıdır. Halkı soyan çetelerin önünü kesmeye çalışmaları, Kılıçdaroğlu’nun avantajıdır.

İBLİSLER MESAİDE

İnsanın içinde olan şeytanla ilgili hoş bir anekdot: İmamı Azam’ın öğrencileri ve Hanefi fıkhının büyük âlimleri İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammet’in ortak yolculuğunda, ikisinin arasındaki kısa mesafeyi değerlendirmek isteyen şeytanın, önde olana yaklaşıp “Arkadaşın neden geriden geliyor” sorusuna, “İlmi benden ağır, deve ancak taşıyabiliyor”; arkada olana da “Arkadaşın neden senin önünde gidiyor” kışkırtmasına, “Benden yüksek olan ilmi onu uçuruyor” karşılığı alarak hüsrana uğraması gibi, siyaset iblislerinin planlayıp çetelerin finanse ettiği sahte anketler ve yalanların her türü birlikte göğüslenmelidir. 

GANİ AŞIK

E.CHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ / MÜFTÜ

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026