Yerel yönetime nasıl hazırlanmalı?
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yerel yönetime nasıl hazırlanmalı?

25.01.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

CHP’nin yerel örgütleri, toplumsal dinamiklerle bütünleşerek, kentlilerle birlikte bu hedefe kilitlenmelidir. Cumhuriyetin 100’üncü yılının kentleri, belediyelerin 2019- 2023 çalışma ve hizmet programları, kentlilerle birlikte ortaklaşa ve ortak akılla hazırlanmalıdır.

Başta ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) olmak üzere, muhalefet partilerinin, toplumsal muhalefet güçlerinin, doğru adaylarla ve etkin bir hazırlık süreciyle yerel seçime hazırlanmasını doğrusu çok önemsiyoruz. Bunun hakkıyla yapılabilmesi durumunda; içinde bulunduğumuz ekonomik-politik koşulları da dikkate alarak, 31 Mart seçiminin, ülkemizde yeni ve farklı siyasal gelişmelere yol açabileceğini samimi olarak düşünüyor ve öngörüyoruz.
Seçimde yerel yöneticiler seçilirken, aynı zamanda farklı siyasal konular da değerlendirilecek.
Öncelikle seçmen, ekonomide yaşanan sıkıntıları, zorlukları ve kriz koşullarını sorgulama olanağı bulacak. 17 yıldır işbaşında bulunan iktidara, bu sorumluluğunu hatırlatacak. Oyunu kullanırken, ekonomide yaşananlar ve kendi günlük yaşamında çektiği sıkıntılar, hep aklının bir kenarında yazılı olacak.
Önümüzdeki seçimde ikinci olarak, ülkemizin çok köklü bir geleneği olan parlamenter yönetim anlayışını yok eden ve güçler ayrılığını ortadan kaldıran, yeni yönetim sistemi de test edilip sorgulanacak. Yurttaş, bu yeni sistemden memnuniyetini ya da memnuniyetsizliğini sandığa yansıtacak. Kullanacağımız oylarla, bütün bunları da işaret etme olanağı bulacağız.
Günümüzde bütün dünyada kentlerin ve yerel yönetimlerin önemi artmaktadır. Ülkelerin yazgılarını ve yönetimlerini belirleyen, en azından etkileyen toplumsal dinamikler de buralarda mayalanmaktadır. 17 yıldır ülkemizi yöneten siyasal anlayışın, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, öncelikle yerel yönetimlerde kök saldığı unutulmamalıdır.
Bir başka önemli gösterge de 16 Nisan Anayasa Referandumu’nun ortaya koyduğu sosyolojik gerçeklerdir. Ülkemizin geleceğine yön verecek büyük kentler, eğitimli ve genç nüfus, “hayır”dan yana ağırlığını koymuştur. Bu çok kıymetli sonuç, gelecek adına umudumuzu yenilemiş ve büyütmüştür. Her ne kadar 24 Haziran seçiminde bu gerçek kısmen gölgelense de, şimdi bu umudu yeniden körüklemek gerekiyor.

Yerel örgütlenme
Merkezi siyasette otoriter rüzgârların estiği günümüz koşullarında, yerel siyasetin demokratik ve katılımcı yönleri daha da önem kazanıyor. Bu bağlamda, kentin örgütlenmesi, üretici güçlerin ortaklaştırılması, yerel dinamiklerin hareketlendirilmesi ve kentlilerin toplumsal yaşamını kolaylaştıracak, iyileştirecek yeni projelerin hayata geçirilmesi gibi hedefler öne çıkıyor. Bütün bu hedeflere; halkçı, sosyal demokrat ve çağdaş çözümler üretecek; toplumsal belediyeciliği rehber edinmiş doğru adaylarla, güçlü kadrolarla ve etkin projelerle ulaşılabileceğini düşünüyoruz.

Katılımcılık ve kalkınma
Halkımıza dayatılan yeni yönetim sisteminin getirdiği kısıtlar, sınırlamalar, genel anlamda siyaseti kuşatıyor. Merkezi siyasetin çoğulcu demokratik yapısı giderek tümüyle ortadan kalkıyor. Genel siyaset otoriterleşiyor ve merkezileşiyor. Sonuçta, böylesi koşullarda, demokratik ve katılımcı bir yerel siyaset anlayışı daha da önem kazanıyor.
Yaşanan olumsuz gelişmeler karşısında yurttaşlar, kendi yaşam alanlarıyla ilgili gelişmelere ağırlık koymak, hiç olmazsa yerelde demokrasiyi yaşamak ve yaşatmak istiyorlar. Bunun yolu da yerel katılımcılıktan; kentle ilgili gelişmelere, kararlara, o kentte yaşayanların görüş ve düşüncelerinin doğrudan yansımasından geçiyor. Belediyeler, işte bu anlayışın hayata geçirilebileceği önemli kurumlar ve örgütlenmelerdir.
Belediyelerin, yerel yönetimlerin işlevi, elbette yalnızca yerel demokrasinin hayata geçirilmesi ile sınırlı değildir. Demokratik katılımcılığın yanında, kente ve kentlilere hizmet üretmek, kentin ekonomik kalkınmasına önderlik yapmak gibi görevler de öne çıkıyor. Yerel ekonominin üretim dinamiklerini, üretkenlik temelinde buluşturmak, birleştirmek ve büyütmek gerekiyor. Ülkemiz ekonomisinde ciddi sıkıntıların ve zorlukların yaşandığı günümüzde, yöre ekonomisini büyütüp yerel halkı görece rahatlatacak projeler; yerel üretici güçleri destekleyip kalkındıracak çalışmalar anlamlıdır ve önemlidir.

Yerel siyaset
Halkımız önümüzdeki yerel seçimde, kentlerimizi Cumhuriyetin 100’üncü yılına taşıyacak yönetimleri ve kadroları belirleyecek. Bu bağlamda, ana muhalefet CHP, diğer muhalefet güçlerini de çevresinde derleyip toparlayarak, kentlerin yerel toplumsal dinamiklerini hareketlendirip ortaklaştırarak “Cumhuriyetin 100’üncü Yılının Kentleri ve Belediyeleri” programını hazırlamalıdır. Partinin yerel örgütleri, yerel toplumsal dinamiklerle bütünleşerek, kentlilerle birlikte bu hedefe kilitlenmelidir. Cumhuriyetin 100’üncü yılının kentleri, belediyelerin 2019-2023 çalışma ve hizmet programları, kentlilerle birlikte ortaklaşa ve ortak akılla hazırlanmalıdır.
Yerel yönetimler konusunda solun, sosyal demokrasinin oldukça zengin bilgi ve deneyim birikimi vardır. Örneğin 15 yıl önce, 2004 yerel seçimlerine hazırlanırken, bizim de aktif görev aldığımız CHP İzmir İl Örgütü’nce hayata geçirilen “İzmirlilerin yerel yönetimlerden beklentileri araştırması”; yerel yönetimler çalışma grupları, proje atölyeleri örgütlenmesi; 2003- 2004 yıllarında İzmir’de oluşturulan, partililere ve parti dostlarına yönelik ‘İzmir Yerel Yönetim Okulu (İZYO)’ çalışmaları ilginç deneyimlerdir.  

Mehmet Şakir ÖRS

Yazarın Son Yazıları

19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026