Yürüyüş

Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Yürüyüş


20.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor: MÖ 73’te, Roma İmparatorluğu’nda 60 kişiyle başlayıp Alp Dağlarını aşarken sayısı yüz binlere ulaşan kölelerin yürüyüşü.

Yakın tarihteki yürüyüşler geliyor aklıma:

1930’da, Gandhi’nin yüz binlerin katılıp 60 bin kişinin tutuklandığı, 400 km’lik, 24 gün süren ve Britanya İmparatorluğu’nu sarsarak Hindistan’a bağımsızlık yolunu açan pasif direnişi: “Tuz Yürüyüşü”

1934-1935: Mao’nun önderliğini pekiştirip Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasının önünü açan, yüz binden fazla kişinin başlayıp on bininin bitirdiği, bir yıl süren 10 bin km’lik “Uzun Yürüyüş”.

23 Haziran 1963’te iki yüz binden fazla kişinin Washington’a geldiği, Martin Luther King’in “Bir hayalim var” konuşmasını yaptığı “İş ve Özgürlük Yürüyüşü”.

11 Şubat-11 Temmuz 1978 arasında, “Amerika yerlilerinin anavatanlarından zorla uzaklaştırılmasını sembolize etmek, Kızılderili halkının devam eden sorunlarına dikkat çekmek” için San Fransisco’dan Washington’a 2 bin kişinin katıldığı; Marlon Brando, Jane Fonda, Muhammed Ali, Robert Redford gibi ünlülerin de destek verdiği 5 bin km’lik “En Uzun Yürüyüş”.

‘DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ’

Atatürk Samsun’dan “Yürüyelim arkadaşlar” diyerek yola çıkmıştı.

 21 Temmuz-31 Ağustos 1966: Genel-İş Sendikası öncülüğünde Çorum Belediye işçilerinin Ankara’ya ve İstanbul’a 720 kilometre ve 32 gün süren yalınayak yürüyüşü sonunda 54 işçi işine döndü.

8-12 Kasım 1967: Mühendislik öğrencilerinin arasındaki İstanbul-Ankara yürüyüşü, özel yüksek okulların kapanması yolunda önemli bir adım oldu.

Deniz Gezmiş ve arkadaşları 29 Ekim 1968’de Samsun’dan başlayıp 10 Kasım’da sona eren 350 km’lik “Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü”nün sonunda Anıtkabir’deki deftere, “Amerikan emperyalizmine karşı ikinci milli kurtuluş savaşımızda izindeyiz. Milli kurtuluş savaşımız yok edilemez. Onu yok etmek için bütün Türk milletini yok etmek gerekir” yazdı.

TÖS’lü öğretmenlerin 15 Şubat 1969 “Tandoğan’dan Kurtuluş’a” yürüyüşü unutulmazdı.

4-8 Ocak 1991: Genel Maden-İş Sendikası’nın Şemsi Denizer’in öncülüğünde maden işçilerinin 300 km’lik “Zonguldak’tan Ankara’ya” yürüyüşüne yüz bin kişi katıldı ve hükümetin düşüşünün yolunu açtı.

12-28 Nisan 2026: Maden işçilerinin Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde “Eskişehir’den Ankara’ya” yürüyüşü zaferle noktalandı.

ŞİİRİN ‘YÜRÜYÜŞ’Ü

Pir Sultan Abdal, “Özü öze bağlayalım/ Sular gibi çağlayalım/ Bir yürüyüş eyleyelim” demişti.

Nâzım Hikmet, “Yürüyen Adam” şiirinde “Yürüyor o/ ıslıkla kızgın bir ölüm marşı çalarak./ Yürüyor o/ gövdesi bir gemi gibi yükselerek, alçalarak./ Yürüyor adım adım/ Yürüyor ağır ağır/ yürüyor…”; “Açlık Ordusu Yürüyor” şiirinde “Açlık ordusu yürüyor/ adımları gök gürültüsü/ türküleri ateşten/ bayrağında umut/ umutların umudu bayrağında” demişti.

Abidin Dino’nun “Yürüyüş” tablosu için “Bu adamlar Dino,/ Ellerinde ışık parçaları/ Bu karanlıkta, Dino,/ Bu adamlar nereye gider?/ Sen de, ben de, Dino,/ Onların arasındayız./ Biz de, biz de, Dino,/ Gördük açık maviyi” dizelerini yazmıştı.

Enver Gökçe, “Turan Emeksiz” şiirine “Bir yürüyüş eylediler sabahtan” dizesiyle başlamıştı.

B. Traven’in Kanlı Yürüyüş, Sevgi Soysal’ın Yürümek, Mehmet Eroğlu’nun Yarım Kalan Yürüyüş romanları, Nihat Behram’ın şiir kitabı geliyor aklıma: Dövüşe Dövüşe Yürünecek.

Nâzım Hikmet’in “Yürümek” şiirini mırıldanıyorum:

“Yürümek;/ yürümeyenleri/ arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,/ havaları boydan boya yarıp ikiye/ bir mavzer gözü gibi/ karanlığın gözüne bakarak/ yürümek!.. - Yürümek;/ dost omuzbaşlarını/ omuzlarının yanında duyup,/ kelleni orta yere/ yüreğini yumruklarının içine koyup/ yürümek!.. - Yürümek;/ yolunda pusuya yattıklarını,/ arkadan çelme attıklarını/ bilerek/ yürümek.../ yürümek;/ yürekten/ gülerekten/ yürümek...”

***

Yürümek, “tarihin doğru tarafında yer almak”tır. 

Yazarın Son Yazıları

Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor...

Devamını Oku
20.06.2026
Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven.

Devamını Oku
13.06.2026
Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır



Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi.
Yaşadığımız budur.


Devamını Oku
06.06.2026
İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026
Öğretmen yetiştirme

Profesyonel kamu görevi niteliğindeki öğretmenlik mesleğinin Fransız Devrimi’nin ürünü olduğunu söyleyen Dr. Niyazi Altunya, Türkiye’de Öğretmen Yetiştirme Deneyimi 1848-2018 (Öğretmen Dünyası) adlı yapıtının girişinde şöyle diyor: “Öğretmenlik mesleği ile öğretme sanatı aynı şey değildir.

Devamını Oku
16.05.2026