Bilim mi Diyanet mi, yoksa intikam mı? TÜBA ve Botanik Bahçesi
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Bilim mi Diyanet mi, yoksa intikam mı? TÜBA ve Botanik Bahçesi

12.07.2018 06:24
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile aslında özerkliği on yıllardır sıfırlanmış olan, gerçek anlamda kendisi yok adı var Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) kuruluş yasalarını lağvedildiği haberini görünce, zerre kadar üzülmek içimden gelmedi, bunu belirteyim önce, ama yine de çelişki içinde vicdanım bilim adına cız etti, itiraf edeyim: “497 sayılı Türkiye Bilimler Akademisinin Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmıştır.”
Herhalde birileri “bunu yapmayalım” demiş olmalı ki, TÜBA’yı kapsayan ikinci bir açıklama yapıldı ve bu kurumun malı mülkünün kime havale edileceği konusunda bir açıklama henüz yapmadık, sanki TÜBA varmış gibi siz devam edin, denildi.
Yasası olmayan ama kendisi havada duran bir TÜBA. Tıpkı Devlet Tiyatroları, baleleri vb. gibi.
TÜBA tamamen siyasete bağlanmış bir kurum. Üyeleri aynı zamanda siyaseten de tayin edilen bir yapısı var. Oysa bilim akademilerinin yapıları özerktir, belli bir liyakat sistemine göre seçilirler. Bu ilkeleri de akademi kendisi kurar.

Birden kaybolan üyeler
İçine hükümet tarafından FETÖ ile ilişkisi olan, veya doğrudan FETÖ’cü akademisyenler de doldurulmuştu. Sonra bir baktık, özellikle 2016 darbe girişiminden sonra, birden TÜBA üye sayısı azaldı, üçte biri kadarını üyelikten attılar. Ama üyelerin bile haberi olmamış temizlikten! Sonra anlaşıldı ki TÜBA içinde temizlik yapılmış.
Böyle bir “akademik yapı” olabilir mi? Akademide liyakat, ilke vb. gözetmeyen, orayı siyaseten adamlarını onore edecekleri ve atayacakları bir yer olarak gören ve bilimle ilişkisi bu kadar olan bir iktidar ve bunu kabul eden bir TÜBA yönetimi. TÜBA Başkanı Prof. Ahmet Acar Bey kurumunun özerkleşmesi için bir girişimde bulunmadı, bildiğim kadar.
Ve bu durumu kabul etmeyen çok sayıda bilim insanı istifa etti, yıllar önce özerk yapıda Bilim Akademisi Derneği’ni kurdu.
Şimdi siyasetin TÜBA’sı kendi içinde tartışıyor, var mıyız yok muyuz? Anladığım kadar ne varsınız ne yoksunuz. Hukuki ve yasal olarak aslında yoksunuz! Cumhurbaşkanlığı varlığınıza devam da diyebilir, tamam da. Ama yeni bir yasa gerekli.

Botanik Bahçesi
İstanbul Üniversitesi’nin bir Botanik Bahçesi vardı. Tam adını bilmiyorsunuz, yazayım: Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi. Peki neden? 1933 İstanbul Üniversitesi’nin kuruluşu. Büyük çoğunluğu Alman olan evrensel çapta bilim insanlarının Atatürk ve İnönü’nün ülkemize daveti ile, İstanbul Üniversitesi’ne bilimsel bir karakter kazandırıldı.
Biyoloji Bölümü, 1933 yılındaki üniversite reformu ile bizzat Atatürk’ün daveti üzerine Türkiye’ye gelen ünlü bitki-bilimciler (botanik), Prof. Dr. Alfred Heilbronn ve Prof. Dr. Leo Brauner biyoloji bölümünü kurdu. Heilbronn, botanik bahçesiz olmaz dedi ve 1935’de yılının ilkbaharında İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi kuruldu. 2003’te de isme Alfred Heilbronn eklendi! Bir vefa!
Üniversite sitesinden okuyorum: Bahçe’de “ağaç, çalı, otsu, tropik ve subtropik yaklaşık 5000 adet bitki bulunur. Bahçe, bitki çeşitliliği ve Türkiye’nin en eski botanik bahçesi unvanı ile gerek yurtiçi gerekse yurtdışında (400 botanik bahçesi ile tohum alışverişi yapmaktadır) tanınan, saygın bir konuma sahiptir. Bahçe ve seralar her yıl 1000’den fazla biyoloji lisans öğrencisinin eğitim ve öğretimine katkıda bulunurken belirli günlerde de ilköğretim öğrencilerine, İstanbul ve yakın çevresinde yaşayan insanlara ve yabancı konuklara, bitki dünyasından ilginç örnekler sunmaktadır..”

Şeyhülislamın evi varmış
1995’te, 14 dönümlük bahçe sahip olduğu eşsiz ve zengin bitki içeriği nedeniyle sit alanı ilan edildi. Fakat bahçe 2015’te kimsenin haberi olmadan Diyanet’in malı yapıldı.
Neden? Botanik Bahçesi olmadan önce arazi Osmanlı’nın Şeyhülislam kurumuna aitmiş. Şeyhülislamın evi varmış arazide! Şimdi ise “müftülük hizmetleri” için kullanılacakmış.
Müftülük için yer mi bulunamamış da 82 yıllık bahçe peşkeş çekilmiş? Yoksa “Osmanlı’nın Şeyhülislamlık makamını belki yeniden canlandırırız, şimdiden bizim olsun” gibi bir düşünce mi arka planda var?
82 yıllık bir bilimsel emeğin üzerinden buldozer gibi geçen bir iktidar kafası. Bu topraklarda bilimin gelişmesi için kafa patlatan Alman bilim insanlarına da yapılan büyük vefasızlık. Tabii, olayın öbür yüzünde Cumhuriyet kurucularına duyulan nefret var. Bu, nefret tersini yaptırıyor onlara.
TÜBA’yı halletmekle Botanik Bahçesi’ni halletmek arasında bir fark mı var?

Yazarın Son Yazıları

Godot, yoksa büyük kaosun ta kendisi mi?

Hemen arkamdan biri seslendi, hey Orhan Bursalı, diye.

Devamını Oku
02.04.2026
Tek değişmeyecek savaşlardır Ortadoğu’da... Barış mı, 150 yıl önce uçtu

Petrol ve para: Ortadoğu’da yangınların ana nedeni olduğunu herkes bilir.

Devamını Oku
31.03.2026
CHP’de bilim ve yenilik yok mu?

Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine.

Devamını Oku
30.03.2026
‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026