Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu!
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu!

26.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İkisinin de hedefinde tek kişi var. Elbirliği ile yok etmek istiyor ve bu amaçla işbirliği yapıyorlar.

Anladınız: Ekrem İmamoğlu.

Hayır, iki kamp da farklı gerekçelerle değil, hemen hemen aynı gerekçelerle bunu istiyorlar.

İktidar, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ı geçecek/yenecek ana aday olduğu için İmamoğlu’nun zindana tıktı, 31 yıllık diplomasını iptal ederek önünü kapadı. CHP’li belediyelere uyduruk soruşturmalarla, ellerindeki yargı marifetiyle kanıtsız hapse tıkmak ve seçim sürecinde CHP’yi de bu süreçte itibarsızlaştırarak seçim kazanmak istiyor.

Peki Kılıçdaroğlu’na ne oluyor? Ve ekranda aynı görüşleri savunanlara?

Hepsinin bir derdi var. Ama dertleri iktidar ile ortak.

YÜZDE 48’DE EKREM BEY KATKISI

Kılıçdaroğlu onu büyükşehire aday gösteren kişi. O da hakkını verdi, seçimleri kazandı, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde Türkiye’yi karış karış dolaşarak KK’ye ve CHP’ye oy istedi.

Kemal Bey’in yüzde 48 oya ulaşmasında hakkı büyük.

Üstelik KK, İmamoğlu’nu yardımcısı da yapacaktı kazansaydı.

Peki sonra ne oldu?

BEN DEĞİL DELEGE İSTEDİ BAHANESİ

Kurultaya gidildi, 4 Kasım 2023’te o meşhur 38. kurultaya...

O güne kadar tüm seçimleri kaybeden, bunun için hiçbir bedel ödemeyen, çekilmeyi aklının ucundan bile geçirmeyen, kendisine “ebedi muhalefet başkanlığı” gibi konforlu bir alanı yaratmak için KK yine aday oldu. 69 delegeyi kullandı ve “Bak parti beni istiyor” dedirterek aday oldu. Diyebilirsiniz ki normal politikacı olsa koltuğu boşaltır, “Hadi arkadaşlar ben bugüne kadar başaramadım, sıra sizde” derdi.

Ama ortaya çıktı ki bu adaylığı ile kendisine verilen “CHP’yi sürekli muhalefette tutmak” devlet görevinin sürekliliği gerekiyordu.

NASIL BU KADAR OY ALIR Kİ! 

İlk tur sonucu: Özgür Bey 682, Kemal Bey 664 oy aldı. Özgür Bey iki oy ile salt çoğunluğu kaçırmıştı. İkinci turda fark açıldı: 812-536.

Burada temel soru şu: Nasıl oluyor da 13 yıl boyunca sıfır başarıya rağmen, üstelik en önemli konularda (mühürsüz oylar için YSK’ye başvurmamak, milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarını kaldırmak için anayasa değişikliği gibi) çok sayıda iktidara hizmet sunmasına rağmen, delegelerden ilk turda 664 oy alabiliyordu?

Delegelerin aklı mı bağlanmıştı, başarısızlığı neden ödüllendiriyorlardı?

Bunun sırrı, 13 yıllık başkanlığı boyunca delegeleri ve seçilmelerini bağlamasıydı. Bu konuda yüksek başarılı! Özgür ve partisini düşünen delege olsaydılar, KK’yi gönderirlerdi. Neyse ki ikinci turda 128 delege bağını kopardı ve Özgür Özel’i destekledi. Sonraki kurultaylarda da başarılı yönetimi durmadan ödüllendirdiler, partisini düşünen delege gibi davrandılar.

BUNU UNUTMADI VE AFFETMEDİ 

İmamoğlu’na gelelim. Ağırlığını değişimden yana kullanmasının, KK’nin kaybetmesinde şüphesiz katkısı oldu. Ve bunu unutmadı, hedefine İmamoğlu’nu koydu. Aylar sonra da CHP’de iktidar değişimiyle koltuklarını, çıkarlarını, herhalde avantajlarını da kaybeden bazıları oyların rüşvetle satın alındığı masallarıyla ve KK’nin da bunun arkasına geçmesiyle bugünkü tabloyu yarattılar.

Şüphesiz burada KK ile iktidarın ortak operasyonu söz konusuydu.

Evet, İmamoğlu kini, KK ve medya adamlarını, bu kez iktidarın İBB operasyonlarını desteklemeye itti.

Böylece iktidarın CHP’ye ve belediyelerine başlattığı operasyonlarında KK ve adamlarının de desteğini aldı ve mutlak butlan pususuna yattılar.

CHP’ye ahlaksızlık bulaştı görüşüyle ortaklık kurdular.

Yargılamalardaki fiyaskolar, yalanlar, şantajlar, asılsız kanıtsız suçlamaların ortaya çıkması onları zerre ilgilendirmedi.

***

Şimdi, iktidar koltuğu en büyük destekçisine verdi. Ondan daha iyi bir muhalefet lideri bulamazdı.

Üstelik, İmamoğlu’nun ahlaksız suçlamasıyla “defterini dürme” işini de KK’ye sipariş ve ihale etti.

Şimdi adamları ekranlarda “ahlaksız İmamoğlu” diye utanmazca ve rezilce basbar bağırırken KK’ye de partiden ihraç etmenin kapılarını açıyordu.

Kin değil, deve kini... Ama o koltuk onlara zerre hayır getirmeyecek ve ilk seçimlerde sıfırlanacaklar.

Millet göbeğini kaşımıyor, her şeyi görüyor ve sandığı bekliyor.

Yazarın Son Yazıları

Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu!

İkisinin de hedefinde tek kişi var.

Devamını Oku
26.05.2026
KK’nin feci sonu: İktidarın CHP’ye atadığı yasal temsilcisi

Nefretler katlandı.

Devamını Oku
25.05.2026
Yollar tükenecek; varılacak tek nokta için cesur olunmalı

Özgür Özel ve arkadaşları CHP olanakları tüketinceye kadar yeni parti kurmayacak veya ellerinin altındaki partiyi aktifleştirmeyecekler.

Devamını Oku
24.05.2026
Mutlak butlan yapmazlar, halüsinasyonlara esir olmayacağım

Bardağın dolu tarafına bakıyorum olmuyor, boş tarafı tutmuyor.

Devamını Oku
21.05.2026
Yeter ki başarılacağına inanılsın, ülke kuruluşuna dönecektir

Bugün 19 Mayıs 1919’un yıldönümü.

Devamını Oku
19.05.2026
Çin’in egemen güce barışçıl geçiş politikası: Tayvan örneği

Eşyanın doğasına uygun bir politika izliyor Çin.

Devamını Oku
18.05.2026
Egemen güç-yükselen güç ilişkisi ve büyük dönüşüm

Güç ilişkilerinde ve belki de dünyanın düzeninde başka ilişkilerin örüleceğinin işaretlerinin net olarak ortaya çıktığı ve belki de resmileştiği bir olay yaşandı Pekin’de.

Devamını Oku
17.05.2026
Yargıdaki siyasi depremsel kontroller: Bugüne nasıl gelindi?

Son yazımda yargının siyasi kontrolü ile ilgili üç döneme işaret etmiştim.

Devamını Oku
14.05.2026
Üç dönemde yargının total siyasi durumları üzerine

Dünyada benzeri var mı bilemiyorum, iddianame adı altında hazırlanan ve üstelik mahkeme tarafından da kabul edilen ipe sapa gelmez casusluk suçlamalarını içeren dava için İmamoğlu kapağını bile açmadım demiş.

Devamını Oku
12.05.2026
Ekonomik güç zayıfsa askeri güç kazandırmaz...

ABD’nin neden İran karşısında eli kolu epey bağlı olduğu konusunda çok sayıda yorum var.

Devamını Oku
11.05.2026
Hamamböceğine dönüşmek

İnsanoğlunun normal hayatta pek dışa vurmaya çalışmadığı bir karakteri yanardöner halidir.

Devamını Oku
10.05.2026
Anayasal düzen içinde yaşadığımızı mı sanıyoruz...

Merdan Yanardağ’ın Tele1’i el konacak ve ortadan kaldırılacak.

Devamını Oku
04.05.2026
Dehşet verici gelişmeler, yaşanmaz dünyaya doğru

Yapay zekâ sohbet robotlarıyla masum masum konuşuyorsunuz, istediğiniz bilgileri en geniş web sitelerini tarayarak önünüze getiriyor, yorum ve değerlendirme konusunda uç kaynaklardan derlediklerini cömertçe paylaşıyor; kendi yorumunu soruyorsunuz, ortalama şeyler söylüyor, tabii sorularla sıkıştırıyorsunuz, başka açılımlara işaret ediyorsunuz hemen konu değiştiriyor vb. sağlık tavsiyeleri veriyor.

Devamını Oku
03.05.2026
İki önemli konuda bazı saptamalar: CHP ve MHP

CHP iktidarın hukuk şiddetinden bunalınca...

Devamını Oku
30.04.2026
Anketlerde, sorunları kim çözer sorusuna yanıltıcı yanıtlara dikkat

Anket savaşları mı?

Devamını Oku
28.04.2026
Bu kadar mal mülk, şirket, destek ve sokaktaki işçiler Hak hukuk yiyen tüm şirketler kamulaştırılmalı mı?

Web sitesine baktım, sıradan bir holding değil, düzinelerce şirketi var, şüphesiz pek çoğu çok kazançlı.

Devamını Oku
27.04.2026
Aylardır iddianamesiz yatan Hasan Akgün’ün çığlığı

Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün bir mektup gönderdi.

Devamını Oku
26.04.2026
İktidar seçimler için güvenlik konusunu öne mi çıkartacak?

Özgür Özel’in ara seçimler için bastırması, muhalefetteki 12 parti ile görüşmesi, onlardan onay alması ve son olarak ara seçim konusunu, esas karar verici irade olan Meclis’in başkanı ile görüşmesi bir sonuç verir mi diye tartışılıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
Cumhurbaşkanı adaylıktan vazgeçmez, rüya görmeyin. Peki butlan konusu?

Hâlâ tartışılıyor kulis haberlerinde ve analizlerde.

Devamını Oku
21.04.2026
Şiddetin kaynakları: Silah üretici kaynakları kurutulmadıkça...

Dün gazetemizde adli bilişim uzmanı Altun’un epey dehşet uyandıran bir açıklaması vardı

Devamını Oku
20.04.2026
Ülke atmosferi, şiddeti her yönden besliyor

İki okul saldırısının beklenmedik boyutları ülkeyi sarstı.

Devamını Oku
19.04.2026
‘Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini’

Bu şiir veya marş aklıma geldi, Macaristan’ın tek adamı Orban’ı silip süpüren halkın sandık zaferini görünce.

Devamını Oku
16.04.2026
Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı.

Devamını Oku
14.04.2026
Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026
Kötücül yanıtlar size ait, beni bu işe bulaştırmayın!

Bursa Büyükşehir’e el koyma operasyonu yaşadık.

Devamını Oku
05.04.2026
Godot, yoksa büyük kaosun ta kendisi mi?

Hemen arkamdan biri seslendi, hey Orhan Bursalı, diye.

Devamını Oku
02.04.2026
Tek değişmeyecek savaşlardır Ortadoğu’da... Barış mı, 150 yıl önce uçtu

Petrol ve para: Ortadoğu’da yangınların ana nedeni olduğunu herkes bilir.

Devamını Oku
31.03.2026
CHP’de bilim ve yenilik yok mu?

Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine.

Devamını Oku
30.03.2026
‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026