Dondurmacı
Selçuk Erez
Son Köşe Yazıları

Dondurmacı

09.08.2018 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çocuk dondurmacıya girdi. Kuyrukta beş kişi vardı. Çilekli, vişneli, limonlu, böğürtlenli, antepfıstıklı, bademli ve vanilyalılara bakarak ve ağzı sulanarak beş kişinin kocaman külahlar dolusu dondurmalar alıp gitmelerini bekledi.
- Ne istiyorsun?
Bir yirmilik uzattı.
- İki top vanilyalı.
- Kaç yaşındasın?
- On üç.
- Bugün çocuk günü değil!
- Ne demek?
- Evet, yeni kararname ile çocuklar sadece cumaları, milli ve dini bayramlarda yiyebilecekler artık.
- Babam alsa da bana verse.
- Suçtur. Cezası var. Babanı sevmiyor musun?
- Çok seviyorum ama biz ne yaptık ki yiyemiyoruz?
Çocuğun arkasında bekleyenlerden biri sordu:
- Satışı neden böyle kısıtlanıyor?
- Ekonomik sıkıntı var. Belki ithalatı kısıtlamak, döviz kaybını azaltmak istiyorlar.
- Yarın cuma. Bugün alsa da parasını yarın verse olur mu?
- Biz yarın da satamayacağız.
- Neden?
- “Çocuklara dondurma satma belgesi” olan satıcımız henüz yok da ondan.
- Bu belge nasıl alınıyor?
- Bakanlığın yetki verdiği yerlerde on günlük kurslar açılıyor. Askerliğini yapmış olman, terörle ilgili incelemelerden temiz çıkman gibi şeyler de gerekli. Para verip kaydoluyorsun.
- Çıngırak çalıp Maraş dondurması satanlar için de mi geçerli?
- Yakında onlar da kapsam içine alınacaklarmış.
- Ya abi, sen beni bu dükkânda işe alsana. Günde bir külaha sabahtan akşama kadar çalışırım.
Dondurmacı çocuğa acımaya başladı. Kuyruktakilerin de içi burkuldu.
- Ne yapabilirsin?
- Mutfakta tabak, bardak yıkarım.
- Dur be... Elektrikler sık kesiliyor, dondurmalar eriyor. Elinde yelpaze bekleyecek, elektrik gidince dondurmaları yelpazeleyeceksin. Tamamsa yarın sabah sekizde burada ol!
- Oldu abi.
Çocuk giderken işe alındığı, bundan böyle her gün bir külah dondurma yiyebileceği için mutluydu; televizyonda Ekonomi Bakanı dünyanın bizi ne çok kıskandığını a