Döşe ve Dönüştür!..

22 Kasım 2014 Cumartesi

İktidarın rant hırsı, İzmir’i engelleme çabası, dur durak bilmiyor.

Her alana yansıyor.

İzmir futboluna yaptıklarına baksanıza.

Kent takımlarının sürekli cezalandırılmasını bir yana bırakıyorum.

Statsız bıraktılar İzmir’i.

Bütün bir yaz bekledikten sonra, tam da sezon başında Alsancak ve Atatürk statlarını kapattılar.

Gerekçe, can güvenliği tehlikesinden ötürü onarım ve bakım...

Aklınız neredeydi beyler?

Yetmedi...

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentin kuzey ve güneyine yapmak istediği iki büyük stada engelleme.

Aziz Kocaoğlu, defalarca söyledi, “Bırakın Örnekköy ve Uzundere statlarını yapalım, bakanlığa devredelim.”

Daha ne desin?..

Ama “olmazzzzz” diyor iktidar.

Peki, ne yapacaklarmış?

Karşıyaka ve Göztepe statlarına AVM döşeyip, buraları “futbol kompleksine” dönüştüreceklermiş.

Döşe ve dönüştür...

Alsancak Stadı için niyetleri de öyle.

Futbol bahane, rant şahane.

Yani maksat spor değil, rant olsun.

Eş, dost, yandaş eksik kalmasın...

***

Karşıyaka, Göztepe ve Alsancak statları kent merkezlerinde. Bunları büyütmek, ticari merkezlere dönüştürmek, kent için adeta intihar planıdır.

Zaten çevrelerinde büyük bir yoğunluk taşıyan statlar, büyütülüp dönüştürülünce, ne trafik kalacak, ne otopark bulunacak.

Gürültü, kirlilik cabası.

Düşünsenize... Maç günleri merkezlere doğru büyük bir akım.

Bu kent, o yükü nasıl kaldırsın?

İzmir’in deneyimli spor yazarlarından Nüvit Tokdemir de bu rant çabasına dikkat çekiyor yazılarında.

İktidarın niyetinin kenti açmazlara sürükleyeceğini söylüyor.

***

Tabi İzmirli taraftarlar uyanık, sorunun farkında.

İzmir Tribün Emekçileri” adı altında birleşen Göztepe, Altay, Karşıyaka, Altınordu, Buca ve İzmirsporlu taraftarlar isyan ediyor, sorunun ivedilikle çözümünü istiyor.

Geçenlerde Cumhuriyet Alanı’nda 10. Yıl Marşı’yla gerçekleşen mitingden şu sloganlar yükseldi:

Birleşe birleşe kazanacağız”,

Bu daha başlangıç mücadeleye devam”

Yeter artık sürekli deplasman”,

Vergilerimizle stadımız yapılsın”,

Ayrımcılığa son”.

İlginç pankartlardan ikisi durumu ortaya koyuyordu:

Unutulmuş şehrin Atatürkçü çocuklarıyız”

Saraya değil stada, TOMA’ya değil barışa yatırım yapın”

***

Yayınladıkları bildiriden bir kaç cümleyle konuyu noktalayalım:

İlk kurşunun atıldığı, yakılıp yıkılan, yok edilmeye çalışılan, medeniyetin çağdaşlığın kentiyim. Ezilenin yanında, ezenin karşısında olan, haksızlığa karşı hep sesini yükselten ve hep itilmeye çalışılan, sizin tabirinizle gavur İzmir’im. Yıllardır düşman olarak gördüğünüz ya da böyle görmek istediğiniz kulüplerim var benim. Hepsinin tarihi başarılarla dolu mazileri var. Yıllar boyunca eski, yenilenmeyen, bakımsız statlarda oynayıp birçok başarı sağladılar İzmir adına. Taraftarı hep dışlandı sevdaları anlaşılmadı, anlatamadılar ne yapsalar da, ne olursa olsun herkese ve herşeye rağmen beni, yani İzmir’ i çok sevmekten hiç bir zaman vazgeçmediler. Terk etmediler sevdalısı oldukları değerleri...”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015