Yazgülü Aldoğan

Bereket kuyruğu, İstiklal Marşı ve AKP sakalı

23 Şubat 2019 Cumartesi

Doğruluğuna inanmak istemediğim görüntüler: Dünya liderimiz, bir gün Putin’le, bir gün Trump’la, bir gün Hırvatistan Cumhurbaşkanı’yla görüşen Reis, Manisa Belediye Başkanı partisinden seçilsin diye, otobüsün açık kapısından, caddede kendisini bekleyenlere çay poşeti atıyor! 200 gramlık çay poşeti. Halk çay poşetlerini kapışırken, ucuz domates satılan tanzim satış için eski kuyrukları eleştirdiğini hatırlatanlara, “Onlar yokluk kuyruklarıydı, bunlar Bereket Kuyrukları!” diyor. Bereket kuyruğu? Neyin bereketi? Bereket varsa kuyruk mu olur, herkes gider, evin yakınındaki manavdan, marketten alır. Daha yeni geldim Kumluca’dan, domates 3 ile 5 TL arasında üreticiden tüccara satılıyor. Hal fiyatı bu, oradan İstanbul’a gelene kadar nakliyesi, ambalajı, tüccarı en az 6-7 TL olur. Bunu ucuza satıyorsanız, belediye personeliyle de satsanız, kira da ödemeseniz, maliyeti vardır, zararına satıyorsunuz, kaç gün daha? Seçime kadar! Bunlar seçim kampanyası değil, olsa olsa seçim komedisi. Mersin’de kazanacağına kesin gözüyle bakılan adayın evrakları geç teslim ediliyor ve çare bulunamıyor. Cumhur İttifakı’nda olsaydı çözüm bulunur muydu? Bulunurdu. İzmir metrosuna 30 bin TL ödenek ayrılmış. Zeybekci 30 bin TL ile mi tamamlayacak metroyu? Ankara ve İstanbul metrosuna ayrılan ödenekler ise 3 milyar 200 milyon. Bu şehirler ya AKP’nin elinden çıkarsa? Geri mi alacaklar ödeneği? Bu kadar partizanlık yapmayın. Bunun sonu yok. Bu ülkede kaynak yok değil, var; bütün mesele kaynakların nereye, kime nasıl harcandığı. Türkiye Muhammed Ali’nin ABD’deki lüks çiftliğini milyar dolara niye satın alıyor mesela? Müslüman öğrenciler eğitim görsün diye Bilal Erdoğan’ın vakıflarından biri alıyor güya. Hani İBB’nin milyonlarca TL akıttığı vakıflardan biri. Ülke çiftlik gibi yönetiliyor ya, uygulama yurtdışına taşıyor! Yine 2019 Yatırım Programı’nda ayrılan ödeneklere gelirsek dolduramadıkları kontenjanlarıyla boş duran imam hatip liselerine 162 tane daha eklensin diye en büyük ödenek onlara ayrılıyor, öğrencilerin girmek için kapısında kuyruk oldukları fen liselerine ise sadece 9 lise eklenecek. “İmkân olsa çocuğunuzu yurtdışında okutmak ister misiniz” sorusuna halkın yüzde 70’i “evet” demiş! Kimsenin burada verilen eğitime güveni kalmadı çünkü.

İstiklal Marşı
İnanmak istemediğim görüntüler dedim ya, iki gündür sosyal medyada dolaşıyor: Bayburt’un düşman işgalinden kurtuluş törenleri. Fonda İstiklal Marşı çalıyor, yerde bayrağımız boynu bükük, yatıyor, protokol sıraları ise oturmuş seyrediyor! Hatta içlerinde iki resmi kıyafetli asker var. Sosyal medyada protesto eden edene. Nihayet Bayburt Valiliği açıklama yapıyor, tören başlangıcında İstiklal Marşı okunmuş, herkes ayakta saygı göstermiş. Sonrası sık rastladığımız bir komedi: Temsili düşman işgali gösterisi sırasında İstiklal Marşı tekrar okunmuş, gösteri yapılıyor diye kimse ayağa kalkmamış. Şu “temsili düşman işgali” törenlerinden vazgeçsek? Bir zamanlar Türkiye’yi temsil eden bayrağa sarılı genç kız kurtarmak için galeyana gelen halk, zoraki düşman askeri rolü verilenlere saldırıp dövmeye kalkardı, vazgeçildi! Temsil seyretmek isteyen tiyatroya gitsin; hatta gülmek isteyen adliyeye!
Beş yılın altında ceza alırsanız hapse giriyorsunuz, beş yılın üstünde ceza alırsanız serbest dolaşıyorsunuz. Bitmedi, kadını çocuğu taciz eder, şiddet uygularsanız serbest kalıyorsunuz, ama karikatür çizerseniz hapse giriyorsunuz. İtiraz ederseniz taciz edilme tehlikesi olduğu için susuyorsunuz!

Memur-Sen sakalı
Görmeye alışmamız gereken bir başka görüntü ise bundan böyle mintanlı, poturlu, sakallı ve hatta namaz takkeli devlet memuru! Memur-Sen “çağdışı yönetmelik” dediği kıyafet yönetmeliğine itiraz etmiş; kadınlar başını örtebiliyor artık, biz de inancımız gereği sakal bırakıp kravat takmadan işe geliriz diye. 73 bin üyeli sendika AKP’li olduğuna göre bunu laf olsun diye söylemiyor, pek yakında vizyonda!  


Yazarın Son Yazıları

Yönetememe krizi 19 Kasım 2020