Yazgülü Aldoğan

Dayak yemekten bıkmadınız mı?

06 Ocak 2022 Perşembe

Sokağa çık sor, herkes pahalılıktan şikâyetçi, kimse geçinemiyor. TV’yi aç, röportajlarda çemkiren çemkirene. Zaten bu enflasyon ve bu gelirlerle başka türlü olmasına imkân yok. Esnaf kepenk kapatıyor, çiftçinin traktörü hacizde, köylü besleyemediği için süt ineğini kesiyor, emekli doğalgazı yakmıyor, işçi pazara çıkıp filesini dolduramıyor. 

Sonra anketler yayımlanıyor, saçımı başımı yoluyorum: Önceki gece FOX TV’de “Sözüm Var” programına çıkan MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat açıklıyor: AKP yüzde 30! CHP yüzde 20 bandında. Bravo! Niye ağlıyorsunuz o zaman? Gazetemiz yazarlarından Örsan Öymen, çok önemli bir gerçeğe dikkat çekip soruyordu: Parlamenter sisteme geçelim istiyorsunuz ama ilk seçimde AKP yüzde 30’la birinci parti çıkarsa cumhurbaşkanı yasa gereği hükümeti kurma görevini ona verir ve MHP’yi de yanına alarak tekrar iktidar olur. Buna karşı bir stratejiniz var mı?” 

HALK DEMOKRAT DEĞİL

Hemen ertesi gün yayımlanan, Kadir Has Üniversitesi’nin 11 yıldır yaptığı Türkiye Eğilimleri Araştırması’nın siyasetle ilgili sonuçları da çok farklı değil. “Katılımcıların yüzde 55.7’si cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini tercih ederken ancak yüzde 44.3’ü parlamenter sistemi benimsediğini belirtiyor. Parlamenter sisteme geçelim diye bir talep çoğunlukta değil. 

Hatta katılımcılar “Demokratik siyasal sistem ile yönetim” tercihini çok iyi ve iyi olarak değerlendirirken, yarısı da “parlamento ve seçimlerle uğraşmak zorunda kalmayan güçlü bir lidere sahip olmak” tercihine olumlu yaklaşıyor. Ve hatta katılımcıların yüzde 58.4’ü, yani yarısı “Gençlere Türk milletinin manevi değerlerine sahip çıkmayı öğretmenin demokrasi eğitimi vermekten daha önemli” olduğunu belirtiyor! 

NEREDE DEMOKRATLAR?

Demokrasi bir tek bizim derdimiz mi? Ülkenin 20 yıldır tek adam rejimiyle yönetildiği ve bunun eğitim politikasıyla desteklenmekle yetinilmeyip medya yoluyla da pekiştirildiği gerçeği ortada. Araştırmacıların sürekli söylediği bir gerçek var: AKP ile CHP arasında hiçbir geçirgenlik yok. AKP’ye oy vermiş ama şimdi vermekten vazgeçen seçmen CHP’ye yönelmiyor. CHP’liler de kendi partilerine kızsalar bile AKP’ye asla oy vermeyeceğini beyan ediyor. İki parti seçmeni arasında mutlak bir karşıtlık var. AKP’ye oy vermekten vazgeçen seçmen İYİ Parti’ye yönelirken şimdilerde DEVA’ya da sempati gözlemleniyor. MHP ise hâlâ kilit milliyetçi seçmenin oylarını koruyor. Kadir Has Üniversitesi’nin Eğilimler anketinde “Bugün bir seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz” sorusuna katılımcılar sırasıyla AKP (yüzde 35.9), CHP (yüzde 24.6), MHP (yüzde 9.7), İYİ Parti (yüzde 9.4) ve HDP (yüzde 9) yanıtını verirken oy vermeyeceğini belirtenlerin oranı yüzde 5.3’te, kararsızların oranı ise yüzde 3.6’da kalıyor. Her iki araştırmada da kararsızların oranındaki düşüş dikkat çekiyor. Seçmenlerin oyları netleşiyor. 

AKP’nin oylarının kötü yönetime rağmen düşmeme nedenleri herkesin merak ettiği bir gerçek. Yüzde 30’luk oyun yüzde 25’i, 20 yıldır bir biçimde AKP’den nemalanan kesim. Bunlar devletten aldıkları sosyal yardımları AKP’yle özdeşleştirip AKP giderse yardımların kesileceği korkusunu hâlâ atamayanlar. Yargıtay üyesinden belediye memuruna kadar hak etmedikleri işlere yerleştirilenler, kocasının üniversitesinde hoca yapılan kadınlar, bankamatik memurları vb. Hak etmedikleri hayatta ve ayakta kalma şansları AKP iktidarında olan bu kesim, elbette AKP’den vazgeçmez. Yüzde 5’lik bir kesim ise yaşlı cami cemaati. Bunlar, kan kusar kızılcık şerbeti içtim, der. Hayatından memnun olmasa da RTE dini kullandıkça yüreklerinin yağı erir, ona oy verir. TC vatandaşı yapılan göçmenleri de ekleyin, yüzde 30 az bile! 

BEYAZ TÜRKLER

Ruhunuz mu karardı? Öyle bir ayrıştık ki herkes kendi arasında yaşadığı için dünyayı tek pencereden görüyor. Türk halkına kendinizi nasıl tanımlarsınız diye sorulduğu zaman verilen yanıt farklı: Üçte biri kendini (yüzde 27.5) muhfazakâr olarak tanımlıyor. Bu tanımı “milliyetçi” (yüzde 19.9) ve “Kemalist” (yüzde 19.2) takip ediyor. Kendisini “siyasal İslamcı” olarak tanımlayanların oranı (yüzde 9) geçen yıla göre önemli bir değişiklik göstermezken, “sosyal demokrat” diyenlerin oranı yüzde 13.9’dan yüzde 8.3’e düşmüş.

Araştırmanın siyaset dışındaki sonuçları da tartışılıp konuşulmaya değer. Onları da başka bir yazıda ele alalım. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Onlar bayram yapamıyor! 19 Mayıs 2022
İstenmeyen misafirler 5 Mayıs 2022
Zindan masumlarla dolu! 28 Nisan 2022