Yazgülü Aldoğan

Sağlık personeline fidye uygulaması

15 Kasım 2018 Perşembe

Tamam anladık her şey satılık; askerlik görevi yapmamak için bedelini ödeyip bir yılınızı satın alıyorsunuz. Kaçak kat çıkıyorsunuz, gecekondu ve hatta büyük kondu yapıyorsunuz, imara karşı suç işliyor, ama sonra bunu yasallaştırmak için para ödüyor ve haksızlığınızı satın alıyorsunuz. En son icat; sağlık personeli için çıkarıldı. İnsanlar 7 yıl tıp okumuş, mezun olmuş, doktor olarak göreve başlayacak, niyeyse, güvenlik soruşturmasını geçememiş. Durumuna göre 75 bin ila 120 bin TL ödeyerek çalışma hakkını satın alacaklar! Şimdi bu doktorlar sakıncalıysa bırak çalışmayı, hesap versinler. Yok sakıncalı değiller, çalışabiliyorlarsa, ne parası, niye para alıyorsunuz? Bunun herhangi bir hukuk devletinde açıklaması yok. Bunun tek açıklaması var, kardeş, para bitti. Batıyoruz, bir zahmet bir sakal at! Yoksa, yetki bende, benim hastanelerimde çalışamazsın. Mafya devleti mi burası? Bir de bunu yasaya yazıyor, pes. Para da niye bitti? Kötü yönetimden. İsraftan. Yöneticilerin lüks tutkusundan. Sokağa çıkması 40 araç. Kaç uçağı var unuttum. Her devlet dairesinde dıdının dıdısının altında özel araç. Biz metroda koşturuyoruz, kamudaki danışmanın eşi bile Mercedes’e biniyor! Köprü yaptırıyor müteahhitine, kimse geçmiyor, parasını biz metroya binenler ödüyoruz. Bunu yazdığın zaman suç. Yandaş medyada yazamazsın, yazarsan gözünün üstünde kaşın var diye bir bahane uydurup tazminatsız atıyorlar.

Güvensizlik bu
15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra yaşanan hukuksuzluk ortamının en büyük gerekçesi güvenlik değil mi? Hain FETÖ ile mücadele. Gerçek FETÖ’cüler yüksek mevkilerde, sıradan insanlar bedel ödüyor. Bunun için çıkarılan KHK’lerle yüz binlerce kişi, eften püften gerekçelerle soruşturmasız, raporsuz, savunmasız işlerini kaybetti. Bir kısmı içeri atıldı. Bir kısmı “sivil ölüm” dediğimiz biçimde açlığa mahkûm edildi. Şimdi Meclis’te kavga gürültü çıkarılmaya çalışılan torba yasanın içindeki 5. madde, sağlıkçıları sivil ölüme mahkûm ediyor. Güvenlik gerekçesiymiş. Türkiye’de bin kişiye bir doktor düşerken binlerce doktor adayını, uzman doktoru “güvensiz” diye hastanelerde çalıştırma ya da çalıştırmak için bir tür fidye iste, duyulmuş görülmüş şey mi? Hastalandığında kim bakacak sana? O AKP’li milletvekillerine hiçbir doktor bakmasın kapılarına geldiğinde. Yasaların hukuka aykırılığı hiç bu kadar görünür olmamıştı. Çalışmak anayasal haktır, nasıl engel olursun? Oluyor. Güvenlikmiş. Asıl güvensizlik bu! Haa, bu arada, bunları konuşmayalım diye, Atatürk düşmanlığı hortlatıldı, meczuplar ortalarda yine, bir sarıklı bir fesliyi ziyarete gitti tiyatrosu sergileniyor, onun da parası bizden çıkmıyor olsa gülüp geçeceğim de...

Kitap okumak da yasak
Büyük bir darbe girişimi olduğunun en büyük açıklaması büyük tutuklamalar, kitlesel cezalandırmalardır. İşte bunun için hiçbir sorumlulukları, hiçbir şeyden haberi olmayan erleri, askeri öğrencileri, uzman çavuşları, teğmenleri darbeci ilan edip müebbetle cezalandırdılar. 28 aydır tutuklu, gün yüzü görmeden yatıyorlar. Mahpusta gün geçer mi, öğrencilerin tek dayanakları okumak. Silivri 2 No’lu Cezaevi Müdürü yeni karar almış, içeri ders kitabı dışında kitap almıyor. Oysa ailelerin getirdikleri kitaplar, klasikler. Gardiyanlar, Anayasa Mahkemesi kararı diyormuş, gülemiyorum bile. Gerekçe güvenlik herhalde! Eziyet değilse tabii.  


Yazarın Son Yazıları

Yönetememe krizi 19 Kasım 2020