Eyüp semalarında Nâzım

Eyüp semalarında Nâzım

15.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Haziran ayı boyunca ülkemin birçok yerinde Nâzım Hikmet anıldı. Sadece ölüm yıldönümü olan 3 Haziran’da değil, bütün ay boyunca onun şiirleri her yerdeydi. Bunlardan biri de İstanbul’un Eyüpsultan ilçesindeydi.

Son zamanlarda Eyüp’e gittiniz mi? Ben gittim. Eski Eyüp’le ilgisi yok. Sakin, doğaya uyumlu restorasyonla, karanlık sokaklar renklenmiş, aydınlanmış. Her yer tertemiz. Müzeler, galeriler, kütüphaneler arasında parklar ve yeşillikler bakımlı mı bakımlı. Hafta içi bir akşamüstü, saat altı sularıydı. Millet kadınlı erkekli, çoluklu çocuklu ağaçlar altında piknik yapıyordu.

İttim çünkü Eyüpsultan Belediyesi’nden bir çağrı almıştık. “Biz” dediğim, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı. Bizden, bir program istiyorlardı.

HAZİRANDA ÖLMEK ZOR

“Haziran’da Ölmek Zor” başlığı altındaki etkinlik, “Galeri Eyüpsultan”ın bahçesinde, açık havada, akşam 19’daydı. Bu iki katlı galeride ressam Haydar Özay’ın eserleri, Âşık Veysel’den Yaşar Kemal’e, Petöfi’den Nâzım Hikmet’e farklı yorumlarla çeşitli portreler yer alıyordu (Sergi 15 Temmuz’a dek açık). Bir önceki sergi Taviloğlu Koleksiyonu’nu içeren “Koleksiyoner Hikâyesi” gibi bu sergi de çok geniş ilgi görüyordu.

Bizim programımızı, Nâzım Hikmet Vakfı’nın başkanvekili Özcan Arca ile ben hazırladık. Şairin yaşamı, düşünceleri ve eseri üzerine bir buçuk saatlik bir sunumdu. Konuşmalarımızın arasında, Ruhi Su, Zülfü Livaneli ve Cem Karaca ekrandan bize Nâzım şarkılarıyla katılıyordu.

Programı, sevgili Genco Erkal’ın İKSV’nin İstanbul Tiyatro Festivali için hazırladığı “Nâzım’a Armağan” eserinin finaliyle bitiriyorduk. O unutulmaz finalde Yıldız Kenter, Ayla Algan, Işık Yenersu, Zeliha Berksoy, Tilbe Saran, Zuhal Olcay, Jülide Kural, Zeynep Tanbay’ın “Dostların Arasında/ Güneşin sofrasında” şölenine tüm izleyicilerin de katılması görülecek bir şeydi.


NE BÜYÜK HASRETMİŞ

Bunu niye sizlerle paylaştım? Çok uzun yıllar sonra Nâzım Hikmet’in sesi soluğu Eyüp semalarında ilk kez duyulduğu için. Evet, o uzun yıllardan sonra yerel seçimde Eyüp CHP’ye geçmişti de o sesi bu sayede duyabildik. Doğrusu İstanbul’un “en mutaassıp” ilçelerinden biri olarak bildiğimiz yerde böyle kalabalık, böyle ilgili, böyle sarıp sarmalayıcı bir izleyici kitlesi bulacağımızı tahmin etmiyordum. Program bitti, insanlar ayrılamıyor. Sarılmalar, kucaklaşmalar bitmek bilmedi. Bu ne büyük hasret, özlemmiş. İnsanlar sanata aç, şiire aç, umuda aç...

Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı Özgür Nemutlu’nun, açılış konuşmasında sadece şairi değil, yeni kaybettiğimiz Ferdi Zeyrek’i de anarken “Bu acı olay, insana dokunan siyasetin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı” demesi, bize de yitirdiğimiz tüm değerler üzerine konuşma fırsatı verdi.

Zor da olsa Eyüpsultan Galeri’den ayrılırken milletin en çok en çok iyiliğe, güzelliğe, değerlere, dayanışmaya, umuda hasret kaldığını anımsattı. Teşekkürler Eyüpsultan Belediyesi.

BAŞIMA GELENLER!

Nazım Alpman adı birçoğunuz için yabancı değildir. Arkadaşım gazeteci yazar. Kitaplarını, makalelerini, TV programlarını kaçırmam. Günün birinde (Geçen yaz temmuzdu), seninle bir röportaj yapalım, diye tutturdu. Kendisinde biraz şeytan tüyü vardır. Tamam yapalım, dedim.

Dünya tatlısı bir yazarı, televizyona “Kadın Farkı” programları yapan, romanları yayımlanan Merve Küçüksarp’ı karşıma dikti. Röportaj uzadıkça uzadı! Hem o hem yönetmen Murat Toy (Belgesel Habitat TV genel yayın yönetmeni) hem de niceleri... Beni uzun uzun konuşturdular. (Kurgu yönetmeni: Münevver Anaman. Görüntü: Oğuz Özdemir. Yapım sorumlusu: Yıldız Köse.)

Uzatmayayım: Sonunda 45-50 dakikalık bir film çıktı ortaya. Bu filmin ilk gösterimi, İstanbul Metrohan’da (İstiklal Caddesi Tünel) 17 Haziran Salı akşamı saat 19.00’da. (Filme öyle iddialı bir isim koymuşlar ki burada yazmaya utandım.) O akşam başka işi olmayan okurları bekleriz.


İlgili Konular: #Nazım Hikmet Ran

Yazarın Son Yazıları

İki savaş arasında

Başlık doğru...

Devamını Oku
12.03.2026
Katliam devam ediyor

Farkında mısınız, ülkemizde kadın katliamı dolu dizgin devam ediyor.

Devamını Oku
08.03.2026
Vicdan biraz vicdan

Ey siyaset!

Devamını Oku
05.03.2026
Laiklik için iktidara teşekkür (!)

Gerek Erdoğan’a ve Bahçeli’ye, gerek okuduğunu anlayamayan, kin, nefret dolu duygularla sürüye katılanlara hepimiz sonsuz teşekkür borçluyuz.

Devamını Oku
01.03.2026
İzninizle

Geçen yıl yine tam şu sıralarda bu köşede “80 Yaşım Merhaba” diye bir yazı yazmıştım!

Devamını Oku
15.02.2026
Faşizm ne demek?

İnternete girin...

Devamını Oku
12.02.2026
Rezillikler ve anmalar arasında...

Yine aynı şey oldu.

Devamını Oku
08.02.2026
Deprem

“6 Şubat” bir sayı, bir istatistik değildir; bir hafıza yarasıdır.

Devamını Oku
05.02.2026
24 Ocak-31 Ocak haftası

Bugün 1 Şubat. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü gün.

Devamını Oku
01.02.2026
Refik Durbaş’la sohbet

Birkaç gündür, benim canım arkadaşım ve ülkemdeki şiir tutkunlarının sevgilisi, aşkı, hayran olduğu şair Refik Durbaş’la sohbet ediyorum.

Devamını Oku
29.01.2026
Sahne, hayatın metaforuydu: ‘Bindik bir alamete’

Hak hukuk ve adaletin yok sayıldığı, dünya diktatörlerinin aklımızla oynadığı, her an düş kırıklıkları, vahşet, ölümlerle sarmalandığımız; yalanın, riyakârlığın, iftiraların, örgütlü kötülüğün egemen olup vicdanı yok ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

Devamını Oku
25.01.2026
Tan Sağtürk... Bir yıldönümü... PEN...

Geçen hafta içinde Tan Sağtürk’ün “görevden alındığı” haberi Resmi Gazete’de yayımlanınca herkes gibi ben de çok üzüldüm.

Devamını Oku
22.01.2026
Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025