Köyüne Hoş Geldin, 'Nail V.'

03 Ekim 2008 Cuma

Hoş geldin!/ Kesilmiş bir baş gibi/

Omuz başımızdaydı soluğun...

Hoş geldin!/ Ayrılık uzun sürdü/ Özledik./

Gözledik...

Hoş geldin!/ Biz/ bıraktığın gibiyiz.

Ustalaştık biraz daha/ taş kırmakta,/

dostu düşmandan ayırmakta...

Hoş geldin/ yerin hazır...

Hoş geldin/ Dinleyip diyecek çok/

Uzun söze diyecek vaktimiz yok/

Yürüyelim 1931 Ocak - Nâzım Hikmet

***

Nail Çakırhan uzunca bir ayrılıktan sonra Akyakaya geldi. Hoş geldi...

Sevgili arkadaşı, yoldaşı, şair dostu Nâzım Hikmet, bir yıllık bir ayrılıktan dönüşte onu işte bu şiirle karşılamıştı...

Benim kuşağım Nail Çakırhanı Nail V. adıyla tanıdı; şiirlerini ezberledi, düşüncesini, savaşımını, direncini, sanata, şiire olan bağlılığını öğrendi... Hapisler, sürgünler, acılar... Bir anlamlı yaşam işte!..

1+1=1 adlı kitap Nâzım Hikmet ve Nail V. imzalarıyla yayımlanmıştı. O otuzlu yıllarda şiire şaire yasak yoktu. Nâzım Hikmetin kitaplarını alır okurduk, kimse de bir şey demezdi. Marxın Engelsin kitapları açıkça satılırdı. Benim kuşağım Atatürk devriminin aydınlığında işte böyle yetişti! Yol göstericilerimizden biri de, şiirleriyle, devrimci tutumuyla Nail V. oldu...

***

Şu günlerde Muğlada Yücelen Hastanesinde yatan Nail V. çok genç yaşında yakmıştı bütün gemileri:

Artık benim/ ne bir köşeye konmuş/ üç arşın bir kefenim/ ne de sıcak bir yatakta/ bekleyenim/ var... ne yar/ kaldı ne diyar/ Dönmem, dönemem geri/ Yaktım bütün gemileri/ Tarık bin Ziyad gibi.”

Kaçmamıştı, korkmamıştı yaşam denen serüveni şiirle eş tutmaktan.

Diyorlar ki/ Yerler yavrum/ başını/ Genç yaşını/ Kurşuna dizerler yavrum/ Diyorum ki/ Dizüstü yaşayamam/ bırakın beni dostlar/ ayakta öleceğim/ Deliyim takın beni dostlar/ toprakta öleceğim.”

***

Nail Çakırhan hem şair, hem ustaların ustası bir mimar. En büyük ödülleri alan, Akyaka adlı bir güzel yurt köşesini, daha nice yerleri elleriyle, kafasıyla yaratan... Onu Can Yücelin o güzel şiiriyle anmak en iyisi:

Yüksek mimardan geçilmeyen/ bu ülkede/ Yüksek olmayan mimar/ Bir tek Mimar Sinan var diyordum/ Bir ikincisi var/ Yüksek olmayan bir mimar, NAİL V./

Yükseklerden atıp/ kendilerini/

Çatlasınlar patlasınlar.”

***

Birkaç yıldır köyüne, Ulasına, Gökovasına, Akyakasına gelemiyordu. Özlemle bekliyorduk, onu ve değerli eşi Halet Çambeli... Bir büyük aydınlık yaratmışlardı çevrelerinde, yoklukları bir yaşam eksikliğiydi. Neyse ki Yücelen Otelin ve Yücelen Hastanesinin sahibi, sanat, düşünce adamlarının dostu Hamdi Yücel onu İstanbuldan koparıp kendi topraklarına, kendi dünyasına getirmeyi başardı, sağ olsun...

***

Şimdi o hastanenin bir odasında eşi Halet Çambelin sevgi dolu yakınlığında, yeniden çalışmaya, yaratmaya döneceği günleri bekliyor... Bizler de yüz yaşına iki yıl kalmış büyük dostumuzun en kısa sürede sağlığına kavuşmasını...

***

Bir şiirinde daha çok onlar yaşamalıydı diyordu. Onlar dünyaya, varlıklarıyla yeni zenginlikler katanlar, emekçiler, sanatçılar, devrimciler... En başta da kendisi... Nail Çakırhan yaşamalı; kavgasını, şiirini, mimarlığını, yaratıcılığını hangi yaşta olursa olsun, sürdürmeli.

Sağlıklar ve güzel bir Şeker Bayramı dileyerek...