Şimdilik bir yılı geçmiş bir süreç içinde, ülkeye yayılmış, kazanılmış belediye yönetimlerine el konması, kayyım atanması uygulamalarıyla, tümü sol kimlikli, ağırlıklı CHP’ye bağlı belediye yönetimlerinin operasyonları ile amaçlanan moral yıkımı, iktidarları adına fiyasko sonuçlar verdi. İktidarları içinden kesilecek cezaların bedellerini ödememe adına kamuoyuna dönük tepki veremeseler de yönetimlerden, yağma düzeni adına 2000’li yıllardan günümüze paylarını almış olanlar, siyasi kadrolarından yandaşlarına, cemaatlere, tarikatlara kadar uzanmış halkaların içinde açıktan ses vermeseler de.
Zorlandıkları etkinlikler dışında, toplumsal gösterilere katılmadaki çekingenlikleriyle dikkat çekiyorlar. Diyanet, cemaat, tarikat kadrolaşmaları örgütlülüğünde, ağırlıklı çocukların öne sürüldüğü çarpık, suç eylemleri ile ancak kamuoyu gündemine ulaşıyorlar. Geçmişin mağdurları vitrininde, inançlar sömürüsü üzerinden kamuoyuna yansıtılan protesto eylemleri örneklerini göremiyoruz. Tam tersi kamuoyuna kaçınılmaz ulaşan çocukların cinsel istismarı ağır suçlarının kapatılmasında bile zorlanıyorlar.
Bir insan ömrüne sığdırılabilen gelişmeler içinde, evrensel ile ulusal ittifaklar üzerinden kurulmuş öylesine çelişkili çok tuzaklarla yüzleştik ki. Kuşkusuz evrensel insan hakları, örgütlülükleri üzerinden öylesine değerli olumlu kazanımlara da tanıklık edebildik ki. Dünya ve de elbette ülkemiz üzerinden kazanılmış birbirinden anlamlı, değerli kazanımlar da söz konusu. Gelinen günümüzün büyük sorunları, acıları üzerinden sağlıklı çıkışlar saflarında yer alabilmek gerçekten bir yanı ile çok zor görünse de bir o kadar da kolay olabilir.
***
Yeter ki hangi saflarda durmamız gerektiğinin doğru seçimlerini yapabilelim. Kişiler, örgütler, siyaset adına yerimizi, saflarımızı doğru seçebilelim. Sözle olamaz elbette, özverili olarak yapılabilecek ittifaklarla ancak geçerli yollardan yürümekle, saflarda yer alabilmek, iğne oyası gibi işlenecek işler içinde emekle. Bölgemizin gerçeğinde hiçbir olumsuz katkımızdan söz edilemeyeceği Amerika ile İsrail adına en büyük suçların işlendiği, başkanlıklarının sorumluluğunda çıkarılmış bir kirli savaşın birinci ayını geçtik. Ufukta bölge ülkelerinin tüm insanları adına umut verici olumlu ciddi bir adıma henüz tanıklık edemedik.
İşin acı yanı ülkemizin insanlarının başına, şimdiye kadar ekonomik boyutları çok ağır olumsuz sonuçları ile birlikte, katlanmakta olduğu kuşkusuz yeni boyutları üzerinden de bizim iktidarları ittifakımızın, öncesinden almadığı önlemler üzerine, bilemediğimiz ek katkıları üzerinden de habersiz, Fransız kalmış durumdayız. Akılları sadece öncelikli olarak iktidarlarının sürdürülebilmesi uğruna, seçimlerde kaybettikleri belediyeler yönetimleri üzerinden gözleri kararmış. Hukuksuzluk üzerinden yeni yeni hukuksuz operasyonlarla yol alabilmenin inadında.
Hovardaca batırdıkları ekonomimizi dibe vurdurmuş olmanın derslerini çıkarmak Hak getire. Kendi yandaşlarına bile vurgunculara sağladıkları haksız yağma düzeninden payı ayıramamış olmanın bedeli olarak kaybettikleri yerel seçimler sonrasından dersler çıkarmak Hak getire. Emekleriyle belediye seçimlerini kazananların nasıl cezalandırılabileceği yolunda, haksızlık, hukuksuzlukla cezalandırmalarla işin içinden çıkabilecekleri düşlerini kurabiliyorlar.
Geldiğimiz bu noktadan sonrası için, ülkemizin insanlarının insanca yaşamı için kazanılmış Cumhuriyet değerleri üzerinden yürüyebilmenin yolları apaçık. Safları sıklaştırmaktan başka yol var mı ki?