Tanyeri ağarıyor
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Tanyeri ağarıyor

26.07.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Sibirya’nın Kuzey Kutbu’ndaki bölgesi ile güney yarımküredeki Antartika’nın 6 ay karanlıkta kaldığı gibi, Türkiye, AKP’nin iktidar olması ile 2002’den itibaren alıştıra alıştıra parçalı bulutlu, çok bulutlu ve nihayet yağmur yerine kin, nefret ve zehir yüklü kapkara bulutlar dönemi ile zifiri bir karanlık sürecine girdi.
Yerkürenin kimi bölgelerinin 6 ay karanlıkta kalmasının bir doğa olayı olmasına karşılık, AKP ile birlikte Türkiye’nin üzerine çöken koyu karanlık siyasi ve ideolojiktir. Halka göründüklerinin tam tersi bir yüzleri, yazılı programlarının dışında gizli bir ajandaları vardır.
Emperyalizmin enerji bölgesi Ortadoğu üzerindeki hesaplarından ve NATO’daki konumumuzdan rahatsızlık duyan, TSK’nin komuta ve kurmay kademesi ile hesaplaşma fırsatı kollayan ABD, 1 Mart Tezkeresi’nin bilinen akıbetinden de varlığımızın teminatı olan ordumuzu sorumlu tuttu. AKP ve “Hoca Efendileri” de “vesayet” perdesine bürünerek üçlü koalisyon halinde malum kumpaslarla ve Allah Allah naralarıyla, TSK’nin belini elbirliğiyle kırdılar. Laik ve çağdaş eğitim yerini medreseleşmeye bıraktı. “Kâfir” sayılan Cumhuriyet devletine cihat açıldı, ganimet kabul edilen hazinesi yağmalandı, bütün varlıkları satılarak buharlaştırıldı. Kuvvetler ayrılığı, laik yapısı, hukuk devleti ve parlamenter sistemi ile dünyada saygın bir yeri olan, 5 bin yıllık devlet ve medeniyet geleneğine sahip Türkiye Cumhuriyeti, önce parti devletine, sonra da aile ve şahıs devletine dönüştürüldü ve dinen zaten İslam ümmeti olan halk, ortaçağı yaşayan tarikatların kucağına bırakılarak millet bilincinden koparılıp siyasi ümmetliğe yönlendirildi. Bu, Türk milletini Araplaştırma projesidir. Nitekim, Afrika kıtasının büyük bölümü İslam öncesi Kıpti, Berberi veya başka ırka mensupken, İslama geçince Araplaştılar. Bu Arap emperyalizmine sadece Türkler ve Farslar direndi. AKP, işte bu direnci kırmak istiyor. Cumhuriyet kurulduktan bu yana su içtikleri pınar, soludukları hava, kişilik ve ideolojilerini şekillendiren iklim, “Vahidüddin” hayranlığı temelinde geliştiği için, Kurtuluş Savaşı’nın önderlerine olan ve açığa vuramadıkları nefretlerine, Atatürk ve İnönü’ye “iki ayyaş” diyebilmelerine şaşmamak gerekir.

23 Haziran başkaldırısı
Çeşitli medeniyetlere beşiklik eden Anadolu coğrafyasının son ve ebedi sahibi yüce Türk milleti, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimindeki kararıyla, AKP’nin ırmakları tersine akıtan ve güneşi batıdan doğduran, hayatın olağan akışına, gerçeklerine, akla ve milletin irfanına aykırı sürdüregeldiği politikalarına dur demiştir. İstanbul’daki bu sonuçlar bütün Türkiye coğrafyasının ortak eğililmini yansıtmaktadır. Çünkü İstanbul Türkiye’nin bileşimidir. Bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, AKP’de iç hesaplaşma ve muhtemelen de parçalanma süreci başlayacaktır. Sayın Ekrem İmamoğlu, iktidarın önüne koyduğu idari ve mali engelleri aşabildiği ve halkta uyandırdığı umudu diri tuttuğu sürece, Türk siyasetinde ve toplum hayatında belirleyici bir aktör olabilir. Onu Türk siyasetine kazandıran CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hakkı teslim edilmelidir ve ediliyor da... Sayın Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı’nda altın dönemini yaşıyor.
23 Haziran’da ağaran tan yerinin “fecri kazip”e (yalancı şafak) dönüşmemesi için, hem CHP’li belediyeler hem de CHP, tarihi bir sınavla karşı karşıyadır. Cumhuriyetin aydınlığına susamış herkese de büyük sorumluluklar düşüyor. Rehavet değil, dinamizm lütfen...

Gani AŞIK
İlahiyatçı, Eski Chp Kayseri Milletvekili  

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026