Alaşehir Kongresi’nin 100’üncü yılı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Alaşehir Kongresi’nin 100’üncü yılı

17.08.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Alaşehir Kongresi, aynı zamanda aldığı kararlarla, kurtuluş mücadelesinin daha başlangıcında antiemperyalist yönünü perçinleyen önemli bir tarihsel olaydır.

İçinde bulunduğumuz günler, 16 Ağustos-25 Ağustos 1919 tarihlerinde toplanan Alaşehir Kongresi’nin 100’üncü yıldönümüdür. Milli Mücadele’nin ilk tohumlarının atıldığı Ege Bölgesi’nde, işgale karşı direnişi örgütlemek ve merkezileştirmek için toplanan Alaşehir Kongresi, aynı zamanda aldığı kararlarla, kurtuluş mücadelesinin daha başlangıcında antiemperyalist yönünü perçinleyen önemli bir tarihsel olaydır.

Kongre öncesi gelişmeler
Yunanlılar 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıktıktan sonra, işgallerini genişlettiler. İşgal edilen yerlerde mezalim başlamıştı. Yunanlıların İzmir’i işgali ve sonrasında diğer şehirlere uzanmaları, halkta büyük üzüntü yaratmıştı. Halk tehlikeyi sezmiş ve bir şeyler yapmak gerektiğini anlamıştı. Mayıs ayının son günlerinde Albay Bekir Sami Bey’in Ege’ye gelmesi, hareketlenmenin başlangıcı oldu. Bekir Sami Bey ve arkadaşları, Alaşehir’i merkez seçmiş ve çevrede örgütlenmeye başlamışlardı.
Alaşehirliler, Yunan işgaline karşı durumu görüşmek üzere 21 Mayıs günü hükümet binasında toplandılar. Bu toplantıda oybirliği ile mücadeleye ve çevredeki il ve ilçelerle işbirliğine karar verildi. 22 Mayıs günü, Alaşehir gençlerinden Hüseyin Paşazade, kaymakama başvurarak gönüllülerden oluşacak bir müfreze kurmak istediğini bildirdi.
Yüzbaşı Süleyman Sururi Bey’in girişimi ile 22 Mayıs gecesi Ulu Cami’de bir toplantı daha yapıldı. Kaymakam Bezmi Nusret (Kaygusuz), “Bir Roman Gibi” isimli anı kitabında, büyük bir kalabalığın katıldığı toplantıyı şöyle anlatır: “Önce Süleyman Sururi Bey söz söyledi. Askerlik Şube Reisi Muhtar Bey, daha yumuşak ve inandırıcı bir lisan ile onu takip etti. Her ikisi de, müdafaa ve teşkilatın genişletilmesi lüzumunu tekrarladılar. Herkese güven geldi. Milli bir heyecan, vatani bir kaynaşma ve kalbi bir birlik ile camiden ayrıldık.” Mustafa Bey’in hazırlığını yürüttüğü müfreze, 30 Mayıs’ta kuruldu. Çevre il ve ilçelerde de benzeri kıpırdanmalar başlamıştı.

‘Anadolu İhtilali’nin ilk kurbanları’
Milli Mücadele yolunda Ege’de böylesi çalışmalar yapılırken, İstanbul Hükümeti de hareketi engellemenin yollarını arıyordu. Bu konuda cami hocalarından yararlanıyor ve onları kullanıyorlardı. Yüzbaşı Selahattin Bey’in anılarında, bu olay şöyle anlatılır: “Geceden haber vermişlerdi. Alaşehir’in camilerine dört hoca gelmiş, halka vaaz ederek diyorlarmış ki: ‘Yunan ordusu padişah emriyle geliyor, sakın hizmette kusur etmeyin.’ Bekir Sami, bu hocaların sabahleyin kaymakamlık binası önüne getirilmesini söylemişti. Biz atlara binip, Alaşehir hükümet konağının önüne geldiğimiz zaman, kaymakam, jandarma kumandanı ve dört hoca oradaydılar. Kumandan sordu: ‘Hocalar bunlar mı?’ Birisi ‘Evet’ dedi. Bu karşılık üzerine Bekir Sami, umulmadık bir an içinde tabancasını çekip dört hocayı yere serdi. Onlar yerde debelenirken gür ve sert bir sesle kaymakama: ‘Görevlerini yapmayanların sonu bu olacaktır. Bunu unutmayın ve siz de böyle davranın’ deyip atını sürdü. Bekir Sami, 3 Haziran 1919 sabahı, Anadolu ihtilalinin ilk kurbanlarının kanlarını Alaşehir’de dökmüştü.”
Batı Anadolu’daki direniş hareketinin örgütlenmesinde önemli hizmetleri geçen Hacim Muhittin Bey, Alaşehir Kongresi’ne katılmak üzere Akhisar ve Salihli üzerinden Alaşehir’e geldi. 16 Ağustos öğleden sonra saat 15’te, Alaşehir’de, eşraftan Halil Hüseyin Paşazade Mustafa Bey’in salonunda kongre açıldı.
Alaşehir Kongresi’ne katılan delegelerden başlıca isimleri şöyle sıralayabiliriz: Hacim Muhittin Bey (Balıkesir), İbrahim Bey (Uşak), Ömer Bey (Alaşehir), Galip Bey (Alaşehir), Müftü İsmail Hakkı Efendi (Soma), Eski Müftü Osman Efendi (Soma), Belediye Başkanı Bahri Bey (Manisa), Ahmet Faik Bey (Kırkağaç), Kamil Efendi (Akhisar), Mustafa Bey (Sındırgı), İlhami Bey (Nazilli), Zahid Molla (Salihli), Abdülgaffar Efendi (Balıkesir), Ömer Lütfü Efendi (Salihli), Ethem Bey (Sındırgı), İsmail Hakkı Efendi (Gördes).

Gündem ve kararlar
Kongre’nin gündeminde, Yunanların memleketten çıkarılması için her türlü girişimde bulunulması ve bunun ilanı maddesi başı çekiyordu. İşgal sahası meselesinin tetkiki ile demiryollarının İzmir’e zahire nakletmemesi ve demiryolu memurlarının İslamlardan olması gibi teknik ve güncel konular da gündemde yer alıyordu.
Kongre, dokuz gün süren tartışmalar boyunca, ikili bir görevi yerine getirmeye çalıştı. Mücadelenin askeri yönünün düzenlenmesi ile cephe gerisi sorunlarının çözümlenmesi birlikte değerlendirildi. Kongre Başkanı Hacim Muhittin Bey’in bir numaralı önerisiyle, kongre ve kongre sonrası oluşturulacak örgütlenmeye “Hareket-i Milliye Reddi İlhak” ismi verildi. Genel seferberlik kabul edildi. Kuvayi Milliye’nin hiçbir surette dağıtılmaması ve harekâtın geçici olsa dahi durdurulmaması; Yunan mezaliminin araştırılması için, İtilaf Devletleri temsilcilerinden kurulu İzmir’deki Tahkikat Komisyonu’na muhtıra verilmesi, ancak müzakereye girilmemesi, ittifakla kabul edildi.

Antiemperyalist tavır
Alaşehir Kongresi, her yönüyle disiplinli ve düzenli bir kongre olmuştur. O günün ortam ve koşullarında, böylesi bir kongrenin yapılabilmesi gerçekten başarıdır. Kongrede yapılan tüm tartışmalar, konuşmalar tutanaklara geçirilmiştir. Kongre öncelikle milli mücadelenin askeri ve siyasi yönleri üzerinde durmuş, sorunlara pratik çözümler getirmeye çalışmıştır. Kongre’de, o günkü ekonomik durum ve halkın içinde bulunduğu koşullar da gündeme gelmiştir. Daha önce Balıkesir Kongresi’nde alınan, İzmir’e zahire gönderilmesinin men edilmesine ilişkin karar kaldırılmıştır.
Alaşehir Kongresi’nde yapılan bir başka önemli tartışma ise demiryollarını işleten yabancı kumpanyalara karşı tavır alınmasıdır. Bu tavır, Alaşehir Kongresi’nin ulusalcı ve antiemperyalist özünü daha da perçinlemektedir. Görüldüğü gibi Alaşehir Kongresi, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın önemli bir sayfasıdır. Milli Mücadele, buna benzer yeterince bilinmeyen sayfalarla doludur. 100’üncü yılda, bu bilinmeyen sayfaları araştırmak, öğrenmeye çalışmak, yeni kuşakların tarihsel sorumluluğu ve görevidir.

Mehmet Şakir ÖRS

Yazarın Son Yazıları

Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Bu çığlığı duyun! - Mustafa Gazalcı

MESEM, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözde mesleki teknik eğitim merkezleri uygulaması.

Devamını Oku
16.12.2025
ABD’nin esnek realist stratejisi - Nejat Eslen

11 Eylül’ün hemen sonrasında ABD, tek kutuplu dünya düzeninin verdiği cesaretle küresel egemen güç olmanın hayallerini kuruyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Çağdaşlık yolunda bir ömür - Hüseyin Karataş

Çağdaşlık eksikliğine ve dokunulmazlara dokunan sevgili hocam Prof. Dr. Türkan Saylan...

Devamını Oku
13.12.2025
Geleceğin savaş alanı, Türkiye ve Karadeniz - Doğu Silahçıoğlu

“Erken Cumhuriyet dönemi”nde (1923-1938) savunma sanayisindeki gelişmeler Türkiye’yi; başta uçak olmak üzere harp silah araç gereçlerinde dış satım yapan bir ülke konumuna getirmişti.

Devamını Oku
12.12.2025
Gençlik MESEM’den büyüktür - Kaan Eroğuz

AKP iktidarı tarafından 2016 yılında örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezleri (MESEM), çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasında ve “kurumsallaşmasında” kritik bir rol oynuyor

Devamını Oku
12.12.2025
İnsan onuru ve demokrasi - Ayşe Atalay

TDK sözlüğünde “onur” kavramı insanın kendisine karşı duyduğu saygı olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
11.12.2025
Komisyonda emekçinin adı yok - Şükrü Karaman

Milyonlarca emekçinin yeni ücrete ilişkin alacağı kararı merakla beklediği Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına yarın başlayacak.

Devamını Oku
11.12.2025
Karadeniz’de neler oluyor? - Can Erenoğlu

Dünyanın en güvenli ve istikrarlı denizi Karadeniz dünyanın en tehlikeli deniz alanına mı dönüştürülüyor?

Devamını Oku
10.12.2025
Gelir adaletsizliği tırmanıyor! - Devrim Onur Erdağ

Türkiye'de emeğin değeri uzun zamandır siyaset meydanında sıkça dile getirilen bir konu.

Devamını Oku
10.12.2025
Erdoğan’ın 2005’teki hayalleri - Kadir Serkan Selçuk

Yıl 2005. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o dönem henüz el konmamış olan Sabah gazetesinin 20. kuruluş yıldönümü için gazeteye bir yazı yazmıştı.

Devamını Oku
09.12.2025
Yeni feodal çağ ve dijital baronluk - Doğan Sevimbike

Yanis Varoufakis’in No Kings Means No Barons başlıklı yazısı, çağımızın ekonomik ve siyasal düzenini “yeni bir feodalizm” olarak niteliyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Terörist başının ayağına gitmek... - Hatice Topçu

Ulus devletler; tarih bilinci, ortak coğrafya ve dil birliğine dayanır.

Devamını Oku
08.12.2025