Patronlar yüksekten uçar
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Patronlar yüksekten uçar

12.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Adam, yırtıcı karakteri yüz hatlarından rahatça okunan bir işcinsel”. Tam da bu yüzden, Bay 7/11 diye anılıyor. Sabah saatin 7’sinden gecenin 11’ine kadar durmaksızın çalışıyor.

Adam, bizim gibi sade insanların kuşkusuz nefret edeceği, çünkü anlayamayacağı, çünkü beceremeyeceği kadar çok işi aynı anda, hem de küresel çapta yapıyor.

Adam olağanüstü bir zekâya olağanüstü bir donanım yüklenmiş, sıra dışı bir insan.

Adam, dünyanın en büyük yöneticilerinden biri. Hatta işyerinin sahibi olmadan muktediri olan bu yöneticilerden en büyüğü, çünkü en başarılısı. Böylelerine küresel CEO diyorlar. Görevleri, yönettikleri çokuluslu şirketlerin satışlarını artırmak ve çok, çok para kazandırmak. Ne sattıkları önemli değil. Sattıkları malı üreten şirketi, acımasız bir rekabete dayanıklı hale getirmek ve mümkünse ötekilerin önüne geçirmek.

Adam, işte bu işte 1 numara”. İnsan mı? Bilmiyorum. Bu çapta kişiler, bir cerrah kadar soğukkanlı ve bir cellat kadar acımasız oluyorlar.

Kapitalizm, işçilerine iyi ya da kötü babalık yapan aile şirketi patronları tarihe gömdü. Çok uluslu ve çok sahipli şirketler arasındaki rekabet kanlı ve küresel.



Adamın adı Carlos Ghosn


Ailesinin Lübnan’dan göçtüğü Brezilya’da doğmuş. İki yaşındayken çok ağır bir hastalığa direnmiş, ölmemiş. Altı yaşındayken babasından ayrılan annesiyle birlikte Lübnan’a dönmüş. On altı yaşındayken Fransa’ya gelmiş ve dünyaca ünlü Stanislas Kolejini, sonra yüksek matematik lisansı aldığı askeri mühendislik okulu Polytechnique’i bitirmiş. Yetmemiş, Fransa’nın en üst düzey teknik yöneticilerini yetiştiren Ecole des Mines’den mezun olmuş.

Lübnan, Brezilya ve Fransa yurttaşlığı var. İngilizce, Arapça, Portekizce, Fransızca ve İspanyolcayı sular seller gibi, biraz da Japonca konuşuyor.

Carlos Ghosn, önce zarar eden Renault’yu kurtardı. Ardından Renault’ya hisselerinin yüzde 34’ünü aldırdığı Nissan’ı, bayi dağıtımını ele geçiren Japon mafyası Yakuza’dan temizleyip kâra geçirdi. Bizzat kurduğu ve 2006’dan 2018’e kadar yönettiği Renault/Nissan/Mitsubishi ortaklığını, dünya araba satışında 1 numaraya çiviledi.

2018’de tutuklanmadan önce, Japonlar o kadar seviyorlardı ki otomobil sanayiini kurtaran Carlos Ghosn’u, adına bir Manga, yani çizgi film kahramanı yarattılar.


Yakuza’nın intikamı mı?


14 ay tutuklu kaldığı Japonya’da, toplam 300 milyon dolarlık bir yolsuzlukla suçlanıyor. Bu tutar tabii ki sizin, benim için değil; ama Carlos Ghosn’un kazandığı ve gruba kazandırdığı paranın yanında gerçekten gülünç bir rakam!

Toplam 450 bin kişinin çalıştığı Renault/Nissan/Mitsubishi grubu, yalnız 2017 yılında 14 milyon araba sattı ve 240 milyar dolar gelir elde etti!

CEO’nun aylık ücreti 15 milyon 600 bin dolardı ve her yıl, şirketlerin net geliri üzerinden zaten 300 milyon dolar civarında bir pay alıyordu. Dolayısıyla kendisine yöneltilen yolsuzluk tutarı, ciddi değil.

Carlos Ghosn’un Japonya gibi bir ülkeden nasıl kaçabildiğini gördünüz. Böyle biri yolsuzluk yaparsa, en irisinden yapar.

Japonlar, Carlos Ghosndan niçin kurtulmak istediler? Hükümet mi istedi, hükümete sızmış Yakuza politikacıları mı intikam almaya kalktı, bilmiyoruz...

Ama Japonya’dan kaçışına, aralarında “bizimkilerin” de olduğu bazı istihbarat servislerinin yardım ettiği kesin. Çünkü...

Herkes bu olağanüstü sanayi kaptanını, “eskiRenault/Nissan/Mitsubishi CEO’su olarak biliyor. Oysa Ghosn, aynı zamanda Rus AutoVAZ, yani Lada üreticisinin de CEO’su!

Hatta yönettiği grupların Alman Daimler ile de ortaklığı var. Daimlerin de Amerikan Chrysler ile.


Çok karışık değil mi? Pek değil


Carlos Ghosn, küresel ekonomiye gerekli bir patron. Tutukluluğunun başında maruz kaldığı hücre hapsine BM’nin Japon yargısına resmi itirazı ve baskısı boşa gitmedi. Ev hapsine alınmasında, elektronik kelepçe takılmamasında, Japonya içinde yolculuk edebilmesinde uluslararası baskılar rol oynadı.

Kaçıran ekip ABD’nin eski özel kuvvetler üyesiydi, ama ucundan bizimkiler de tuttu, tarihin en müthiş kaçış operasyonlarından birine Türkiye de MNG Jetin kiralık iki uçağıyla imzasını attı.

Carlos Ghosn’u Osaka’dan tabii ki asla ve kat’a bilmeden İstanbul’a kaçıran uçağı Amerikalı yeşil berelilere kiralayan MNG Jetin, Carlos Ghosn’u en azından bir personelinin yardımıyla Beyrut’a taşıyan uçağı da raslantıya bakın ki TMSF’den kiraladığı Rıza Sarraf’ın uçağıydı.

Raslantıya bakın ki Bloomberg medyası, Venezüella Başkanı Maduro’nun Türkiye’ye kaçırdığı altınları yine MNG Jetin iki kiralık uçağının taşıdığını iddia ediyor. Los Angeles Times ise bu uçaklardan birinin yine Rıza Sarraf’ın uçağı olduğunu öne sürüyor, iyi mi?

Bu kadar raslantıya ne kadar sık rastlanır, meçhul.

Canım Atatürk Havalimanı, artık böyle operasyonlarla meşhur.

MNG Jetin kurucu patronu Mehmet Nazif Günal ise son derece milliyetçi, Osmanlıcı ve hükümetle gayet iyi geçinen biridir. Nokta.




Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’in değerli okurlarına...

Son günlerde yaşananlar üzerine yazılarıma bir süre ara veriyorum.

Devamını Oku
27.04.2026
Açıklama ve özür

Sosyal medya platformu X’te yaptığım yanlış bir paylaşım, önce şahsıma, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin en değerli belleği, ilkelerinin temsilcisi gazetemiz Cumhuriyet’e haksız ve çirkin saldırılara yol açtı; ölçüsüz, vicdansız bir lince dönüştü.

Devamını Oku
26.04.2026
Amos gibi sözleşmek

Takvim birinci yüzyıldı, Caius Titus bir senatör...

Devamını Oku
26.04.2026
Yenilen yüceler, yiyen cüceler

2012 Yüksek Askeri Şurası, kararların altına imza atanların tarih önünde üstlendiği vebal ile özel bir yere sahiptir

Devamını Oku
19.04.2026
İşte deve, işte meydan, haydi rasgele!

Doksan yaşına bastığı 2023 yılında yitirdiğimiz Duygu Sağıroğlu, Türk sinemasının hem eğitmen hem yönetmen bir büyük ustasıdır.

Devamını Oku
12.04.2026
Uzun bir suikast

Kısaca “yayılmacı sömürgenlik” demek olan emperyalizm, çağlar boyunca biçim değiştirmiş ama DNA’sı aynı kalmış egemenlik gasbıdır.

Devamını Oku
05.04.2026
Hıristiyan İranlılar

2010’lu yıllarda İstanbul’da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum.

Devamını Oku
29.03.2026
Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Devamını Oku
22.03.2026
Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025