2012 Yüksek Askeri Şurası, kararların altına imza atanların tarih önünde üstlendiği vebal ile özel bir yere sahiptir. Kendi subaylarına yönelik saldırılara “Hukuka saygılı olalım” diye sessiz kalan komuta kadrosu; devam eden hukuki sürecin sonunu beklemeden bu Askeri Şura’da Balyoz davasında yargılanan komutanları “kadrosuzluk”tan emekliye sevk etti.
Geleceğin vizyon sahibi askeri kadrosu, kumpas davalar üzerinden böylece tasfiye edilirken kısa bir süre sonra kendi halkına, askerine ateş açacak kişiler ise rüyalarında göremeyecekleri bir dikensiz gül bahçesine kavuşuyor ve yükselişlerini engelsiz sürdürüyorlardı.
Emekli edilen komutanlar arasında “Donanma’nın Kutup Yıldızı” diye anılan Tuğamiral Cem Aziz Çakmak da vardı, Türk denizciliğinin “filozof” strateji uzmanı Tümamiral Cem Gürdeniz de.
Deniz Kuvvetleri’nin “Kuantum Sıçraması” sırasında kritik görevlerde bulunan Tümamiral Fikret Güneş de vardı, 1 Mart tezkeresi sonrası Amerikan tuğgeneralin “Amerika bu yaptığınızı unutmaz” diye parmak salladığı Amiral Fatih Ilgar da. Keza aynı dönemde ABD’deki bir görev sırasında yaşananları, yetkili mercilere “Türklere karşı çok öfkeliler, kesinlikle bir girişimleri olacaktır, hazırlıklı olunmalı” yönünde rapor eden Tuğamiral Hakan Eraydın da emekli edilen yıldız denizciler arasındaydı.*
DENİZ ÜSTÜ KÖPÜRÜR, AMERİKA HÖYKÜRÜR
Genç meslektaşım Çağdaş Bayraktar’ın Deniz Üstü Köpürür başlığını taşıyan müthiş belgeseli, dünyaya örnek gösterilen dahi ve kahraman bir Türk amiralin, Cem Aziz Çakmak’ın hazin yaşamından yola çıkarak emperyalist ABD’nin uşağı FETÖ’nün kumpas davalarla Türk ordusu ve donanmasını nasıl çökerttiğinin güncesi.
Hepimizin bildiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkımı ordudan Atatürkçü subayların tasfiyesiyle başladı.
Hırstan köpürerek okuduğum, zaman zaman gözlerimi yaşartan Deniz Üstü Köpürür*; “memleket sevdalısı” Tuğamiral Cem Aziz Çakmak’ın hapiste çürürken yakalandığı kanserden ölümüyle bitiyor.
KARTAL’DAKİ HARİKA İŞLER ŞATOSU
Deneyimli meslektaşlarım Serdar Akinan ve Hayri Demir’in Kartal İmam Hatipliler** belgeseli ise adeta Çağdaş’ın bıraktığı yerden başlıyor; Türkiye’de güçler ayrılığının tasfiyesini, devletin en kritik noktalarına yerleştirilenler tarafından yemliğe çevrilip hısım akraba çetelerince soyulmasını anlatıyor.
Harika İşler Şatosu altbaşlığıyla yayımlanan Kartal İmam Hatipliler’i okurken de hırstan köpürmemek, olası değil. Amerikan uşağı FETÖ’den boşalan yerlere doldurulan siyasal İslamcıların kurumları nasıl çürüttüğünü zaten biliyorduk. Ama salt Kartal İmam Hatipli bazı mezunların döşediği hortum teşkilatı, bırakın Türkiye’de, dünyada görülmedi!
THY’de “damacana müdürlüğü” olduğunu bilir miydiniz?
ARPALIK MÜDÜRLERİ
Serdar Akinan ve Hayri Demir yazıyor:
THY’nin nasıl bir arpalık haline geldiğini sadece müdürlüklere bakarak görebiliyoruz.
THY’nin uçtuğu 244 nokta var. Ve her biri bir müdürlük...
Döviz cinsinden maaşların yanı sıra kira yardımı, makam otomobili, cep telefonları vs. Üstelik birçok şehirde üç dört eleman, bir şef, bir müdür var.
Binlerce dolar maaş alan bu müdürlerin birçoğu hangi okuldan dersiniz?
Frankfurt, Houston, Nürnberg, Moldova, Dubai, Polonya, Madrid, Birmingham, Stuttgart, Washington, Salzburg, Boston, Viyana, Maskat gibi birçok şehrin müdürü Kartal İmam Hatip mezunu.
ÇÜRÜK TEMİZLEME KILAVUZU
Kartallı imam hatip dayanışması, TRT’den TBMM’ye her alan ve kuruma yayılıyor. Olan vakıflar yetmeyince vergi muafiyeti tanınan yeni vakıflar kuruyor:
İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı, Topbaş’lardan Ülker ailesine, Fettah Tamince’den Albayrak’lara, İsmailağa cemaatinden Erenköy cemaatine muazzam girift bir ağın tam göbeğinde duruyor.
TÜGVA, TÜRGEV, TURKEN, Birlik Vakfı, KADEM ve Ensar Vakfı gibi vakıflarla da doğrudan ve dolaylı ilişkileri var. Özellikle 2004 sonrası Kartal İmam Hatip mezunu birçok isim, bu ağın önemli yerlerine yerleştirilmiş durumda.
Bu iki belgesel kitap, Türkiye’de adil bir devlet umudu yeniden yeşerdiğinde “çürük temizleme” kılavuzu olacak.
---
Güneşin batmasıydı beni korkutan
Bilmiyorum belki de karanlık basması
Gardiyanın akşam yemeği için kapıyı çalması
Akşam sohbetlerimizin tamamlanması
Bilmiyorum, belki de yalnız yatağımdan yalnız kalkmaktı...
Cem Aziz Çakmak
Hasdal, 28 Mart 2010
* Kırmızı Kedi, 2026
** Kırmızı Kedi, 2026