NATO’nun Ukrayna açmazı
Deniz Berktay
Son Köşe Yazıları

NATO’nun Ukrayna açmazı

07.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ankara’da bugün başlayacak olan NATO Zirvesi’nde ele alınacak konulardan birisini, Ukrayna’ya verilecek destek oluşturacak. Trump’la Zelenski’nin de 8 Temmuz’da Ankara’da görüşmesi bekleniyor. Ancak İngiliz The Telegraph gazetesinin de yazdığı üzere, Trump’ın mesafeli tutumu nedeniyle Ukrayna konusu biraz geri plana itiliyor.

Bildiğimiz üzere Trump, Rusya’yla diyalog çabasını ön plana çıkarmış ve Zelenski’ye en baştan tepkiyle yaklaşmıştı. Başkanlık koltuğuna tekrar oturduğu andan itibaren Ukrayna konusunu cami avlusuna bırakırcasına, “Bu savaş benim savaşım değil, Biden’ın savaşı” demeye başlamıştı. Rus karşıtı çizgisiyle bilinen önceki Başkan Biden’ın Ukrayna üzerinden Rusya’yla restleşmesine ve Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması vesilesiyle bütün Batı dünyasını Moskova’ya karşı seferber etmesine karşılık Trump, başka dış politika önceliklerini savunuyor, o nedenle Rusya’yla bir şekilde uzlaşmak gerektiğini dile getiriyordu. Böylelikle Trump’ın iktidara gelmesi, Batı dünyasının Rusya’yla uzlaşmayı savunanlar ve Rusya’yla mücadeleyi savunanlar şeklinde ikiye bölünmesi nedeniyle Putin için son derece avantajlı bir durum yarattı. Rusya’nın İran savaşında -Trump’ın da geçen gün söylediği üzeredengeli bir tutum takınması, Rusya’nın bir taraftan İran gibi bir müttefikini kaybetmemek istemesi ama diğer taraftan da Trump’ın Batı dünyasında güç kaybetmesine karşı olmasından kaynaklanıyordu. Her ne kadar Trump, Batı dünyasında Rusya karşıtı kesimleri ikna edememiş olsa da ve her ne kadar Güney Kafkasya gibi konularda Rusya’yla aralarında önemli çatışmalar olsa da Putin, Batı dünyasında bu ikiliğin sürmesini son derece önemsiyor.

Ukrayna’nın NATO üyeliği konusu Rusya için en hassas konulardan biri. Çünkü Rusya’dan bakıldığında, Ukrayna’nın NATO’ya girmesi, bağımsız bir ülkenin kendi arzu ettiği bir savunma paktına girmesi değil, Batı’nın Ukrayna’yı kullanarak Rusya’yı çevrelemesi olarak görülüyor. ABD ile Sovyetler Birliği arasında yumuşamanın başladığı 1980’lerin sonlarında son Sovyet lideri Gorbaçov, dönemin ABD Dışişleri Bakanı James Baker’a, “Biz, Doğu Avrupa’daki sosyalist ülkelere destekten vazgeçeriz fakat siz de bu ülkeleri NATO’ya almayacağınıza söz verin” demiş, Baker da söz vermişti. Ne var ki ABD’nin “Almayacağız” dediği bütün bu ülkeler, 90’larda ve 2000’lerin başlarında, NATO’ya alındı. Rusya için daha da kaygı verici olan, eskiden Sovyetler Birliği’nin parçası olan Estonya, Letonya ve Litvanya’nın da NATO’ya alınması, böylelikle NATO’nun Rusya’yı Baltıklar’da çevrelemesiydi. Ukrayna’ysa Rusya için çok daha hassas bir bölgeydi, çünkü Ruslar ilk başkentlerinin Kiev olduğunu söylüyor, dolayısıyla buraya milli önem veriyordu. Ayrıca Ukrayna, Moskova’nın dibindeydi ve buraya kurulacak NATO üsleri, Moskova’yı tehdit edebilirdi. O nedenle Rusya, bu ihtimalin önüne geçmek için her şeyi yaptı. Şimdiki savaşı bitirme şartlarından biri olarak da Rusya, Ukrayna’nın NATO’ya girmeyeceğine garanti verilmesini öne sürüyor. Trump, “Ukrayna, NATO üyeliğini unutabilir” diyerek bu konuda Rusya’nın çizgisine uygun mesaj verirken İngiltere gibi ülkeler, Ukrayna’nın “bugün olmasa da gelecekte” NATO üyesi olma hakkı olduğunu söyleyerek Rusya’ya karşı direnişi sürdürüyor (Bu ülkelerin Ukrayna üzerinden, Ukrayna insanı aracılığıyla Rusya’ya karşı dolaylı bir savaş verdiklerini, bu ülkelerin ileri gelenleri de söylüyor artık).

‘KİEV’İN AVUKATI’ 

Ancak Ukrayna’daki Batı yanlısı kesimlere asıl çelmeyi takan, yakın yıllara kadar “Ukrayna’nın avukatı” olarak adlandırılan Polonya oldu. Polonya-Ukrayna zıtlaşması, yerel bir çatışmanın ötesine geçerek bölgesel dengeleri ilgilendiren bir konu haline geldi. Haftaya bu konuya daha ayrıntılı değineceğim.

Yazarın Son Yazıları

Gerçek bayram, bugün!

Bugün, İstanbul’un tartışmasız Türk egemenliğine geçtiği, İstanbulluların yabancı askerlerin ve onların işbirlikçilerinin hakaretlerinden kurtulduğu günün 103. yıldönümü ve asıl bayram olarak kutlanması gereken gün.

Devamını Oku
06.10.2026
Avrupa çöküyor mu?

Geçen hafta dünyanın gözü, New York’taki Birleşmiş Milletler Haftası’nın etkinliklerindeydi.

Devamını Oku
29.09.2026
Rusya’nın rutin seçimlerinin ardından

Rusya'da geride bıraktığımız hafta yapılan seçimlerde sürpriz beklenmiyordu; nitekim hiçbir sürpriz çıkmadı.

Devamını Oku
22.09.2026
Rusya-Avrupa savaşı mı çıkıyor?

Her ne kadar bizim basında Doğu Avrupa ile ilgili gelişmeler bugünlerde İran savaşı ve Yemen-Babülmendep Boğazı tarafındaki çatışmaların gölgesinde kalmış olsa da Rusya, Ukrayna ve genel olarak Doğu Avrupa’da yaşananlar, önümüzdeki günlerde burasının yeniden gündemin tepesine çıkacağına işaret ediyor.

Devamını Oku
15.09.2026
Trump’ın eli zayıflıyor

Dört buçuk yılı geride bırakan Rusya-Ukrayna savaşında, cephe gerisinde şiddet daha önceden olmadığı kadar arttı

Devamını Oku
08.09.2026
‘Bize zorla Türkçe öğretecekler’

Bu başlıktaki cümle, geçtiğimiz günlerde tutuklanan Ermenistan’ın eski (ikinci) cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a ait.

Devamını Oku
01.09.2026
Çatışma bölgesinin ortasında yaşamak

Aslında bugün, Gürcistan ve Ermenistan’daki, yani Güney Kafkasya’daki gelişmeleri değerlendirecektim.

Devamını Oku
25.08.2026
Karadeniz’den Pasifik’e sorunlar yumağı

Geçen hafta, Rus basınında Türkiye’ye yönelik tavrın değişmeye ve Türkiye hakkında olumsuz yorumların çıkmaya başladığını söylemiştim.

Devamını Oku
18.08.2026
İktidarla muhalefetin Batıcılık yarışı

Geçen hafta yazdığım üzere Rusya-Ukrayna savaşında zorlu bir sonbahar dönemine giriliyor.

Devamını Oku
11.08.2026
Yaklaşan sonbahar rüzgârları

Yaza girerken bu yazın Ukrayna’da Doğu Avrupa’da her bakımdan sıcak geçeceğini söylüyordum; gelişmeler maalesef bunu doğru çıkardı.

Devamını Oku
04.08.2026
Ukrayna savaşı, İran’a mı sıçrıyor?

Ben Ukrayna’ya gazeteci olarak geleli, on dokuz yılı geçti (2007 yılının mart sonuydu).

Devamını Oku
28.07.2026
Gagavuz Türkleri yeni krizin içinde

Geçen hafta Kiev’deki bir basın toplantısında iki cumhurbaşkanına (Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ve Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu) Cumhuriyet adına sorular sordum.

Devamını Oku
21.07.2026
Tarihi tarihçilere mi bırakmalı?

Geçen hafta Ankara’da yapılan NATO zirvesi ve bu zirve esnasında Zelenski’nin Trump ile yaptığı görüşme, Ukrayna yönetimine Rusya karşısında biraz moral vermiş görünse de Ukraynalı uzmanların önemli bir bölümü gelişmelere pek iyimser yaklaşmıyor.

Devamını Oku
14.07.2026
NATO’nun Ukrayna açmazı

Ankara’da bugün başlayacak olan NATO Zirvesi’nde ele alınacak konulardan birisini, Ukrayna’ya verilecek destek oluşturacak.

Devamını Oku
07.07.2026
Savaş kimi güçlendirecek?

Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki çatışmaların epey gölgesinde kalarak Türk basınının gündeminden epey düşse de bu, hemen kuzeyimizde kanlı bir savaşın sürmediği anlamına gelmiyor.

Devamını Oku
30.06.2026
ABD’nin Türkiye’ye ruhban okulu baskısı

ABD'nin Türkiye’ye, Fener Patrikhanesi’ni ekümenik (bütün Ortodoksların mutlak lideri) olarak tanıması ve Fener’e bağlı Heybeliada Ruhban Okulu’nun, doğrudan patrikhaneye bağlı olacak şekilde yeniden açılması konusunda baskıda bulunduğunu hep yazıyorum.

Devamını Oku
23.06.2026
1. Dünya Savaşı’nı geçti

Geçtiğimiz günlerde, 10 Haziran’da, Rusya-Ukrayna savaşı, uzunluk bakımından 1. Dünya Savaşı’nı aştı.

Devamını Oku
16.06.2026
Ermenistan’ı ne bekliyor?

Ermenistan’la tanışıklığım on yıl öncesine uzanıyor: 2016’da bir haftalığına kısa bir tatil için Ermenistan’a gitmiştim.

Devamını Oku
09.06.2026
Kafkasya’da kritik hafta

Bu pazar günü hem Türkiye’yi hem de bütün Avrasya coğrafyasını yakından ilgilendiren bir gelişme olacak...

Devamını Oku
02.06.2026
Kuzeyimizdeki mayın tarlası

Geçen yazımda, Rusya-Ukrayna savaşının Baltıklar’a sıçrama ihtimalini yazmıştım.

Devamını Oku
26.05.2026
Avrupa’nın bir başka barut fıçısı

Dördüncü yılını dolduran Rusya-Ukrayna savaşında sahada durum yeniden çıkmaza girerken savaşın başka bölgelere yayılma ihtimali giderek daha çok konuşuluyor.

Devamını Oku
19.05.2026
Dini özgürlük değil, din siyaseti

Geçen hafta ABD’nin dünyadaki Ortodoksları denetlemek için Fener Patrtikhanesi’nden yararlandığını ve Fener patriğinin, unvanlarına “Yeni Roma Patriği”ni eklediğini yazmıştık.

Devamını Oku
12.05.2026
Fener Patrikhanesi ve Bizansçılık

ABD’nin “ılımlı İslam” anlayışıyla Türkiye’de ve çevre ülkelerde neler yapmaya kalktığını hiç değilse FETÖ’nün icraatları göstermeye yetti.

Devamını Oku
05.05.2026
Putin’in ‘Ermeni soykırımı’ çıkışı

Her yıl 24 Nisan tarihinde Batılı ülkelerin “soykırım” iddialarını tekrarlamasına alışmıştık ama bu 24 Nisan’da Putin’in de bu koroya katılıp 1915 olaylarını “soykırım” diye adlandırması, pek çok kişi için sürpriz oldu.

Devamını Oku
28.04.2026
Soros’un safında mı olunmalı?

Bu hafta, yakın coğrafyamızdaki önemli bir gelişmeyi, Bulgaristan seçimlerini yazmayı düşünüyordum.

Devamını Oku
21.04.2026
Trump’ın Avrupa bozgunu

Macaristan’da geçen pazarki parlamento seçimlerinin hiç de 9.5 milyon nüfuslu bir Orta Avrupa ülkesinin iç işlerinden ibaret olmayacağı, bunun Avrupa’daki güç dengeleri açısından önemli bir seçim süreci olacağı belliydi (ben de bu konuyu bu köşede birkaç kez naçizane dile getirmiştim).

Devamını Oku
14.04.2026
Kafkasya ve Orta Asya’nın kilidi Ermenistan

İran Savaşı’nın en başında, bu savaşın Rusya için ikilemler içerdiğini yazmıştım.

Devamını Oku
07.04.2026
Karadeniz bulanırken

Son beş yıldır tekrarladığım bir husus var...

Devamını Oku
31.03.2026
Avrasya’da din savaşları kızışıyor

Geçen hafta, Gürcistan’ın en nüfuzlu isimlerinden biri olan Gürcü Ortodoks Kilisesi’nin lideri (kendi tabirleriyle Katolikos-patriği) II. İlia hayatını kaybetti.

Devamını Oku
24.03.2026
Ağabeyim İlber Ortaylı

Benimle kısa süre sohbet eden herkes, Mülkiye (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi) mezunu olduğumu ve bununla gurur duyduğumu öğrenir.

Devamını Oku
17.03.2026
İran savaşının Ukrayna’ya yansıması

Geçen haftaki yazımda, İran’daki savaşın RusyaUkrayna savaşını da çıkmaza sürükleyeceğini söylüyordum.

Devamını Oku
10.03.2026
Ortadoğu yangını ve Rusya

Ortadoğu, 2003’teki Irak savaşından bu yana en çalkantılı günlerini yaşarken Rusya’nın bu savaşa açıktan tavır gösterememesi dikkat çekiyor.

Devamını Oku
03.03.2026
Dördüncü yılı biten savaş

Avrupa’nın altını üstüne getiren Rusya – Ukrayna Savaşı bugün dördüncü yılını doldurdu.

Devamını Oku
24.02.2026
İki kritik ülke, iki kritik seçim

Türkiye de Ukrayna da geçiş yolları üzerinde, Doğu ile Batı arasında yer alıyor.

Devamını Oku
17.02.2026
ABD-Rusya gerilimi tekrar mı tırmanıyor?

Geçen yılın ocak ayında ABD’de Trump’ın başkanlık koltuğunu devralmasının ardından Batı dünyasında Rusya’yla ilişkilerde bir yarılmanın ortaya çıktığını yazmıştık.

Devamını Oku
10.02.2026
Trump’ın gücü yeter mi?

Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi.

Devamını Oku
27.01.2026
Şimdi de ‘Büyük Romanya’ mı kurulacak?

Rusya - Ukrayna Savaşı’nın Moldova’ya yoğun etkilerinin olduğunu ve Moldova’nın, küçük yüz ölçümü ve üç milyonu bile bulmayan nüfusuyla çok sayıda krizi barındırdığını pek çok kez yazdım.

Devamını Oku
20.01.2026
Trump sertleştikçe Rusya sıkışıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın yılbaşından bu yana yürüttüğü saldırgan dış politika, Rusya’nın durumunu da epey zora soktu.

Devamını Oku
16.01.2026
Ukrayna denkleminde İran

Geçen hafta Paris’te İngiltere ve Fransa, Ukrayna’ya savaştan son asker gönderilmesi konusunda bir memorandum imzalayınca Rusya, böyle bir durumda Batılı askerlerin Rus ordusu için “meşru hedef” olacağını söyledi. Bundan kısa süre sonra da Rusya, NATO hava savunma sistemlerine yakalanmayan Oreşnik füzeleriyle Polonya sınırının dibindeki Lviv ilini vurdu. Rusya’nın eski cumhurbaşkanı (şimdiki Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı) Dmitri Medvedev, Oreşnik füzesinin Avrupa’ya açık bir mesaj olduğunu söyledi.

Devamını Oku
13.01.2026
Maduro ve Rusya’nın Tavrı

Meseleye gelirsek: Trump, olayın ardından yaptığı basın toplantısında, ABD’nin Monroe Doktrini’ne atıfta bulundu. Dönemin ABD Başkanı Monroe’nun 1823’te ilan ettiği bu doktrin, bütün bir Amerika kıtasını, Avrupalı sömürgeciliğe kapatıyor ve ABD sömürgeciliğinin kapısını açıyordu. Monroe, dünyaya, “Latin Amerika’yı kimseye sömürtmeyiz. Sömürülecekse biz sömürürüz” diyordu. Böylelikle yakın dönemlere kadar Latin Amerika, ABD’nin arka bahçesi olarak kaldı. Soğuk Savaş döneminde bile Moskova’nın bu bölgeye fazla yaklaşmadığını hatırlamak gerek.

Devamını Oku
06.01.2026