16 Türk Devleti...

15 Ocak 2015 Perşembe

Tarihte kurduğunuz 16 devlet varsa, onların hiçbiri bugün yaşamıyorsa, bunun Türkçesi şudur:
Demek ki, 16 devlet batırdınız!
Asya’nın derinliklerinden Avrupa’nın önlerine kadar 2 bin 500 yıllık zaman diliminde kurduğumuz bu devletler elbette övüncümüzdür. Her biri yükseldikleri dönemlerde kendisinden söz ettirmiş, bugüne de önemli izler bırakmıştır. Örneğin; tarihte ordusunu 10, 100, 1000 kişilik gruplara ayırıp bu yapıda düzenli ilk orduyu kuran Hun İmparatoru Mete olmuştur. Bugün Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın dış demirlerinde buna gönderme olarak kuruluş tarihi MÖ 209 yazılıdır.
Göç kültürünün önemli temsilcisi de olan Türkler bunun zeminini oluşturan pek çok buluşun da sahibidir. Yoğurdu bulmuşlar, eti kurutarak saklamasını öğrenmişlerdir.
Göçebelik sanıldığı kadar kolay bir kültür değildir. Yeni bir yere gelip yurt edinmek ve tutunmak çaba ister, güç ister. 11. yüzyılda Anadolu’ya gelip kalıcı yurt edinişimizi en iyi özetleyen cümle şudur:
1071’le birlikte Türkler Anadolu’yu fethetti, Anadolu da Türkleri.
Zira, Türkler Anadolu’ya geldiklerinde 6 milyon insan yaşıyordu. Onlarla, onların kültürüyle karıştılar. Yunus Emre’ler, Hacıbektaş Veli’ler, Mevlana’lar Anadolu’da harmanlanan kültürün yüzlerce yıldır meyve veren ağaçları oldular.

***

Girişte yaptığımız vurguyla devam etmek gerekirse; kurduğumuz devletler neden battı?
Tarihçilerin bu konudaki saptamalarından biri şudur:
Türkler, büyük imparatorluklar kurmuşlardır. Ancak bunu sürdürmek için gerekli olan iktidar değişikliklerini başaramamışlardır. Bu yüzden de imparatorlukları ya parçalanmış ya da inişli çıkışlı dönemlerden sonra batmıştır. Okları çoğunlukla birbirlerine dönük olmuştur.
Bu saptamayı doğrulayanlardan biri Timur’dur. Tarihin en büyük imparatorluklarından birini kuran Timur, yaşamı boyunca sadece öteki Türk devletleriyle savaşmıştır. Ölümünden sonra da devleti dört oğlu arasında dörde bölünmüştür.
Tarihimizin önemli dönemeçlerinden biri de 10. yüzyılda İslamiyeti kabul edişimizdir. O dönem İslamiyetin dünyada da güçlü olmasını sağladığı için Türklere “İslamın kılıcı” adı verilmiştir.

***

Tarihin bu evrelerini güncelleştiren neden, Erdoğan’ın 16 Türk devletinin askeri giysilerini protokol arkalığı yapması.
Erdoğan’ın da dönüp dolaşıp tarihimizin askeri bölümüne sarılması her türlü yoruma açık... Bunu bir kenara koyalım, tarihin ipine sarılan Erdoğan’a soralım:
Geçmişteki 16 Türk devletini fonununa aldınız iyi de, bugün son 25 yılda tarih sahnesine çıkmış Türk devletleriyle ne yaptınız?
Yanıt şudur:
Zorunlulukların getirdiği diyalogların dışında çok az şey.
AKP iktidarından önce Orta Asya ülkeleriyle yapılan zirvelerin adı şuydu:
Türkçe Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi.
Bu zirvelerin ortak dili ise Rusçaydı!
O yıllarda buna dikkat çekip nasıl bir yol alınır diye kafa yorulurken, AKP geldi ve zirveleri kaldırdı. 3-5 yıl sonra adını değiştirerek yenilemeye çalıştı. En son Haziran 2014’te Marmaris’te 4. Türk Konseyi Zirvesi yapıldı.
Oysa soğuk savaşın bitimiyle birlikte 11 milyon kilometrekarelik bir alanda, 300 milyona yakın nüfusa sahip Türkler 21. yüzyıla daha güçlü, çağı yakalamış bir ufukla girebilirdi.
Olmadı... Gelinen noktada AKP, tarihin motiflerine sığınıp Türkiye’yi ufuksuzlaştırmıştır.
Bu anlamda AKP’ye de tarih olmuş gözüyle bakmak, geleceğe yönelik gerçek bir Türkiye hedefi ve hayali kurmak gerekiyor.