23 Mayıs Cumartesi günü bu köşenin başlığı şöyleydi: Özgür Özel’in dördüncü sınavı!
Türkiye için mutlak monarşiye gidişin çok önemli bir kilometre taşı olan mutlak butlan kararının ertesi günü ortaya çıkan tablo, Özel’e yeni bir sorumluluk yüklüyordu. Bu aynı zamanda önemli bir sınavdı.
4-5 Kasım 2023’te genel başkan, 31 Mart 2024’te lider, 23 Mart 2025’te mücadele önderi olan Özel’i 21 Mart 2026’dan itibaren bekleyen şuydu:
Demokrasi sınavı!
Önemli bir başlangıç yaptığını, bu istim devam ettiği sürece arkasının sadece CHP değil Türkiye için de gerçek bir bahar olacağını söyleyebiliriz.
O zaman millet Özel’e şöyle der:
Demokrasi kahramanı!
***
Kara bir pazar geçirdik. Günün ilk saatlerinden son saatlerine dek ateşi ve ihaneti gördük.
Siyasi tarihimiz bu günü çok önemli bir kırılma olarak yazacak. Darbe dönemlerinde bile olmayan oldu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezine, bir suç mahalline baskın yapılır gibi girildi.
Butlan kararı parti kapatmaktan çok daha beter bir belirsizliği getirirken Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara Valiliği’ne başvurusuyla yapılan böyle bir operasyon “tercih” miydi? Buna ayrıca değineceğiz. Ana konumuza dönelim.
Özgür Özel’in genel merkezden zorunlu olarak çıkıp TBMM’ye yürüyüşü kendiliğinde gelişen bir halk hareketine dönüştü.
Eskişehir yolu Ankara’nın güneybatıya açılan en büyük kapısı. Eskişehir yönünden kent merkezine yürüyüş yolda adım adım büyüdü. Bu yolun Meclis’e giderken sol tarafında ağırlıklı olarak kamu binaları sağ tarafında ise kamu binalarının yanı sıra yerleşim yerleri yoğun. İnsanlar bu doğaçlama yürüyüşe katılmak için koşarak yetişmeye çalışıyordu. Rastgele aracını park edip yürüyenlerle de karşılaştık.
Çevik kuvvet yolu birkaç kez kesmeyi denedi, yürüyüş hemen öteki yöne kaydı. Yandan geçen araçların hemen tümü kornayla, camı açıp zafer işaretleriyle Özel’e desteklerini göstermeye çalıştılar.
Hareket halindeki araçlardan kolunu uzatanları selamlamaya çalışırken kolumuz incinse de doluyla karışık yağmur hepsini bastırdı. Dakikalar içinde yol kıyısı dereye döndü.
Özel TBMM’ye yaklaşırken TOMA’lar bir kez daha yolu kesmeye çalıştı. Özel doğaçlama gelişen bu engelde TOMA’nın üstüne çıkınca binlerce kişi haykırdı:
Ya hep beraber ya hiçbirimiz!
***
Özel’in siyasi başarısını genel başkanlıktan başlattık ama Soma’nın ayrı bir yeri var. 13 Mayıs 2014’te yaşanan Soma kömür madeni faciasından günler önce, 29 Nisan’da TBMM Genel Kurulu kürsüsünden haykırmıştı:
“Soma’da bir facia geliyor. Meclis araştırmasıyla önlem alalım...”
AKP oylarıyla reddedilmişti.
Özel bu uyarısını sürekli anımsatırken maden cinayetinin de peşini bırakmadı. Siyasal yükselişinde önemli bir dönemeçti.
Önceki günkü TOMA da yeni bir dönemeç. TOMA’nın açılımı şu:
Toplumsal olaylara müdahale aracı!
Zırhlı, gaz-su her türlü etkisizleştirme gücüne sahip! Ama üstüne çıkarsanız iş değişiyor!
Özel’i TOMA’nın üzerinde görünce aklımıza Soma da geldi. Mırıldandık:
Soma’dan TOMA’ya!
Yükselen bir yolculuk.
TBMM’ye doğaçlama yürüyüşten esinlenerek bir önerimiz var:
Özgür Özel tüm mitinglere halkın arasında sembolik bir yürüyüşle katılabilir. Yolda toplanacak kalabalıkla meydana girebilir. Zira sık kullandığı “Yürüyelim arkadaşlar” daha güçlü bir anlam kazanır.
Demokrasi için...
Geleceğimiz için...
Türkiye’yi içeriden dışarıdan işbirliğiyle mutlak monarşiye sürüklemek isteyenlere karşı...
Yürüyelim arkadaşlar!