Filipinler’deki barış süreci
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Filipinler’deki barış süreci

02.07.2015 08:00
Güncellenme:
Takip Et:

Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün yolu bu kez Filipinler’e düştü. Barış sürecinin taraflarından biri Moro İslami Kurtuluş Cephesi. İşte 7000 adadan oluşan Filipinler’in tarihten bugüne uzanan sorunları...

Uzakta ama bir o kadar da tanıdık. Tarihsel sorunların günümüze taşıdığı bir çatışma ortamı; sömürgecilerin izleri; çoğunlukla azınlık, Hıristiyanlıkla Müslümanlık, ulusal gelişmişlikle bölgesel yoksulluk çatışması; bir devletle bir halkın karşı karşıya gelmesi; o devletin ordusuyla, halkın silahlı güçlerinin savaşı; şiddet, 120 bin ölü, yüz binlerce göç, her yıl 20 milyar dolar kayıp... Acılar, acılar, acılar... Biraz tanıdık geldi mi?
Dünyadaki çatışmaların izini süren Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) Başkanı Kerim Yıldız ve şahane ekibinin bagajı bu ve benzeri çatışmaların çözüm/çözümsüzlük örnekleriyle dolu. Bu kez Filipinler’e düştü yolları, ben de heyete dahil oldum.
Filipinler, güney batısına yerleşen ilk Müslüman topluluklar, ardından ülkeyi işgal edip 300 yıl kalan İspanyollar, ardından gelen Japonlar ve nihayet ABD tarafından sömürgeleştirilmenin bugüne bıraktığı sorunları çözmeye çalışıyor. Çok karmaşık bir sorunun sebep olduğu çatışma süreci de bir o kadar karmaşık olan bir barış süreciyle sona erdirilecek. En azında öyle umut ediliyor. Bu karmaşık süreci anlatırken tanıdık çok şey bulacaksınız.

Tarihi sorun
7000 adadan oluşan Filipinler’in, Mindanao ve Sulu bölgesinde 15. yüzyılda var olmaya başlayan Müslümanlaşma, İspanyol hâkimiyetinde bile ayrı bağımsız bir damar olarak kalıyor. Ta ki ABD gelip Müslüman adaları da Filipinler bütününe katana dek. Tarihin taşıdığı sorunlarla birlikte bu Müslüman damar son 40 yıldır daha hızlı atar hale geliyor. Müslüman ve Hıristiyan halklar arasında başlayan çatışmalar, Diktatör Ferdinand Marcos’un sıkıyönetimiyle örgütsel karşılığını da buluyor. Filipin Komünist Partisi ve onun silahlı kanadı Yeni Halk Ordusu’nun yanı sıra ilk kez “bağımsız ülke” talebinde bulunan MNLF (Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi) kuruluyor. Ancak ileriki süreçte zayıflayan MNLF’den kopan ve İslama daha kuvvetli vurgu yapan MILF (Moro İslami Kurtuluş Cephesi) bugünkü barış sürecinin tarafı haline geliyor.

Süreçte dikkati çekenler
Marcos sonrasının ünlü Başkanı Corazon Aquino döneminde, 1989 yılında bugün hâlâ var olan Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi kuruluyor. Aquino sonrası başlayan çatışmalar döneminin ardından yeniden oturulan barış masasında bu kez oğul “Noynoy” Aquino var.
Şeffaflık ve eylem planı: Filipinlerdeki barış sürecinin bir eylem planının olması, bu planın kamuoyuyla paylaşılması, sürecin kurumlarının ve çalışanlarının belirlenmesi, sürece ait bavullarımızı dolduracak kadar dokümanın oluşturulması sürece olan güveni artırıyor. Eylem planında ateşkesin ardından hazırlanan bir çerçeve anlaşma; Mindanao Müslüman Özerk Bölgesi’nin Bangsamoro Özerk Yönetimi’ne dönüşmesinin kanuni dayanağı olan Temel Yasa’nın yapılması; bu yasanın meclisten geçirilmesi, bu süreçte silahların teslimi ve hatta bu bölge için plebisit gibi aşamalar var. Raporlamaların bile zamanlamasının olduğu eylem planı içerisinde gecikmeli de olsa uygulanıyor.
3. Gözler: Barış sürecinde Filipinler hükümeti ile MILF masada bu kez tek başlarına değiller. Devlet tekrar masaya oturmak isteyince, bu kez MILF bir 3. Göz yani süreci denetleyecek ülke ve kurumlar istiyor ve bu konuda ısrarcı oluyor. İlk önce kolaylaştırıcı devlet olarak sisteme Malezya giriyor. Ardından Uluslararası Barış İzleme Ekibi oluşuyor; burada Malezya, Libya, Brunei, Japonya, Norveç ve AB var. Görevleri barış sürecini izlemek ve rapor yazmak. Uluslararası Temas Grubu ise taraflar arasında nevi arabuluculuk yapıyorlar. 4 ülke ve 4 STK grubundan oluşuyor. Bunlar; Japonya, İngiltere, Türkiye, Suudi Arabistan ve STK’ler olarak Muhammediye, Asya Vakfı, İnsani Diyalog Merkezi, Uzlaşı Kaynakları. Bitmedi... GPFOPAPP, ICG, TJRC, IDB, TPMT, JNC, TECO, GPH-MILF CCCH, GPH-MILF AHJAG, IMT, REHABBDA... Tüm bu harfler barış süreci kurumsal yapıların kısaltmaları.
Angry Birds barış sürecinde: Uluslararası Temas Grubu’nda devletleri elçilik çalışanları temsil ediyor. İlk anda yazılı çalışmaktan ve hatta bir e-grup oluşturmaktan imtina eden bu devlet görevlilerine en uygun iletişim olarak whatsapp keşfediliyor. Uluslararası Temas Grubu yazışmalarını whatsapp üzerinden yapıp toplantılarını da bu yolla organize ediyorlar. Burada STK temsilcileri biraz daha farklı yaklaşımlarıyla barış sürecinde rol oynayabiliyorlar. Müzakere masasında çok sert üslupla davranan MILF yetkilisinin karşısına ellerinde Angry Birds pankartlarıyla çıkmayı teklif eden Avustralyalı bir STK temsilcisinin bu önerisi, elçilik çalışanlarınca önce temkinle karşılansa da işe yarıyor ve müzakerede havayı yumuşatıyor.
Kadınların yeri masada: Taraflar barış sürecinde kadınların rolüne önem veriyorlar. Öncelikle Filipinler hükümetinin ve MILF’nin barış sürecinden çok sayıda kadın müzakere masasında bulunuyor.
Benim sorum şuydu: Zaten özerk olan bölgeye yeni yasa ile yeni özerklik ne getirecek? Ulusal bütçeden kendilerine ayrılan payı daha bağımsız kullanmayı; bölgedeki kaynakların paylaşımından daha yüksek pay almayı bekliyorlar. Yani yine dönüp çatışmanın başlangıcı olan yoksulluk meselesine, toprak meselesine dönüyoruz. Yasa kalbura çevrilirken bu haklar da bir hayli tırpanlanmış ve esas amacı toprak ve emek mücadelesi olarak yola çıkan örgütler artık masada yok.

Al dinini, ver toprağı
Demokratik Gelişim Enstitüsü ve son çatışma bükücü Kerim Yıldız, Esra, Elenor, Charlotte, Eren yeni barış süreçlerine doğru yol alırken Filipinler Hükümeti Bangsamoro halkına “al dinini, ver toprağı” der mi, der...
DPI KİMDİR?: Demokratik Gelişim Enstitüsü dünyadaki çatışma çözümleri alanında uzmanlaşmış bir düşünce kuruluşu. Kıbrıs’tan İrlanda’ya, Azerbaycan’a, Ermenistan’a, çevre çatışmalarına dek uzanan çok geniş bir alanda danışmanlık, araştırma, hukuk vb. hizmetler veriyor. Kurum Başkanı Kerim Yıldız İngiltere’de yaşayan bir avukat. Türkiye’de gerçek bir barış süreci yaşanırsa, DPİ bulunmaz arşivi ve iletişim network’ü ile bulunmaz bir 3. Göz olmaya aday. 

MELDA ONUR
Eski CHP milletvekili

Yazarın Son Yazıları

Emperyalizmin değişmeyen hedefi - Hamdi Yaver Aktan

“1970 yılının nisan ayında, Türkiye’de eylem içinde bulunan ve gençlik önderi durumunda olan gençlerle bir toplantı yapmıştık.

Devamını Oku
06.05.2026
Şafağın getirdiği acı - Abdullah Yüksel

Mayıs ayının başlarında, şafağın erken söktüğü sessiz ve açık bir geceydi.

Devamını Oku
06.05.2026
Sisyphos’un bacağındaki el - Metin Devrim

18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin o ağır çarkları arasında doğan, 1886’da Şikago’da “8 saatlik çalışma hakkını alabilmek” uğruna can veren işçilerin mirasıdır 1 Mayıs.

Devamını Oku
06.05.2026
Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026