Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

05.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur. Daha sonra Sayıştay 1876 Anayasası’nın bünyesine alınmış ve 1924, 1960 ve 1982 yılı anayasaları ile de “anayasal kurum” olma konumunu korumuştur.

1876’dan bu yana anayasal kurum olan Sayıştay’ın görevleri haliyle yürürlükteki anayasalarda belirlenmiştir. Yürürlükte olan 1982 Anayasası’nın 160. maddesinin birinci fıkrasında, “Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir” hükmü yer almıştır.

Bu hükme göre Sayıştay’ın ana görevleri;

1. Denetim alanına giren kurumların bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetlemek,

2. Kanunlarla belirlenen sorumluların hesap ve işlemlerini yargılayarak kesin hükme bağlamak olarak belirlenmiştir.

GÖREVSİZLEŞTİRME HAMLESİ 

19.12.2010 tarihinde yürürlüğe konan 6085 sayılı yeni Sayıştay Kanunu ile Sayıştay’ın denetim görevi “düzenlilik ( uygunluk) denetimi” olarak, yargılama görevi de kurumların hesap ve işlemlerinin Sayıştay tarafından incelenmesi sırasında tespit edilen “kamu zararlarını yargılama” olarak değiştirilmiştir.

Anayasanın 160. maddesinin 4. fıkrasında, “Sayıştay’ın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir” denerek Sayıştay Kanunu ile yapılacak düzenlemeler isimlendirilmiş, bu düzenlemeler arasında Sayıştay’a anayasadaki görevlerinden ayrı olarak Sayıştay Kanunu ile de görev verilmesini mümkün kılacak bir ifadeye yer verilmemiştir.

Hal böyle olunca görev değişikliklerinin öncelikle anayasada yapılması ve devamında da söz konusu değişikliklerin Sayıştay Kanunu’na geçirilmesi gerekirdi. Ne var ki yeni kanun ile yapılan görev değişiklikleri Anayasa ile ilgilendirilmeden doğrudan yürürlüğe konmuştur.

Bu arada şu açıklamayı yapmakta yarar var: Anayasa’nın 160. maddesinin birinci fıkrasının, “…kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir” hükmüne göre Sayıştay anayasal görevlerinden başka, kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini de yapacaktır. Ancak Sayıştay’ın anayasal görevleri normal kanunlarla değiştirilemeyecektir. Zira anayasaların değiştirilmesi normal kanunlardan daha zorlu ve özel bir prosedüre tabidir.

Sayıştay’ı Sayıştay yapan anayasal görevleridir. Yeni Sayıştay Kanunu ile Sayıştay’a yüklenilen görevlerinin anayasal niteliğinin bulunmaması ve diğer yandan Sayıştay’ın anayasal görevlerine yeni Sayıştay Kanunu’nda yer verilmemesi nedenleriyle Sayıştay anayasal görevlerini yerine getirememektedir.

TURGUT AŞCI

E. SAYIŞTAY UZMAN DENETÇİSİ

Yazarın Son Yazıları

Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026