1935 CHP Kurultayı ve Kemalizm

1935 CHP Kurultayı ve Kemalizm

06.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Partinin güttüğü bütün bu esaslar Kemalizm Prensipleridir.”

(1935 CHP Programı, s.2)

AKP iktidarının ana muhalefet CHP’ye yönelik siyasi baskısı devam ediyor. CHP, belediyelerine yapılan operasyonlarla, İBB Davasıyla ve “mutlak butlan” tehdidiyle köşeye sıkıştırılmak isteniyor. CHP ise bu siyasi baskıya karşı direnmeye çalışıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel geçtiğimiz günlerde yeni bir yol haritası açıkladı.  

CHP, Türkiye Cumhuriyeti’yle yaşıttır; Cumhuriyeti kuran partidir. Hem CHP’yi hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve inşa sürecini anlamak için CHP’nin Atatürk dönemindeki kurultay ve programlarını incelemek gerekir. Ben de bu yazımda CHP’nin 1935 Kurultayı’ndan ve 1935 Programı’ndan söz edeceğim. 

ATATÜRK DÖNEMİ CHP KURULTAYLARI

CHP, kurulduğu 9 Eylül 1923’ten iktidarı kaybettiği 14 Mayıs 1950 tarihine kadar Sivas Kongresi (1919) ile birlikte 1927, 1931, 1935, 1938 (Olağanüstü), 1939, 1943 ve 1946 (Olağanüstü) kurultayları olmak üzere toplam 8 kurultay düzenlemiştir. CHP’nin Atatürk dönemi kurultayları şunlardır:

1. Kurultay (Sivas Kongresi - 1919): CHP her ne kadar 9 Eylül 1923’te kurulmuşsa da 1927 Kurultayı’nda, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde toplanan Sivas Kongresi, CHP’nin birinci kurultayı olarak kabul edilmiştir. Böylece CHP’nin kökleri Kurtuluş Savaşı’nın direniş örgütü Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne dayandırılmıştır.

2. Kurultay (1. Olağan Kongre / Kurultay - 1927): 15-23 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanmıştı.  Bu kurultayda “Genel Başkan” seçilen Mustafa Kemal Atatürk, her gün 6 saatten 6 gün boyunca "Büyük Nutuk”unu bu kongrede okumuştu. 

3. Kurultay (1931): 10-18 Mayıs 1931 tarihleri arasında toplanmıştı. Bu kurultayda partinin temel ilkelerini oluşturan "Altı Ok" (Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik, İnkılapçılık) CHP Programı’na konulmuştu.

4. Kurultay (1935): 9-16 Mayıs 1935 tarihleri arasında toplanmıştı. Atatürk’ün katıldığı son kurultay olan bu kurultayda partinin adı "Cumhuriyet Halk Fırkası"ndan “Cumhuriyet Halk Partisi"ne dönüştürülmüş, partinin ve devletin ilkeleri “Kemalizm Prensipleri” olarak adlandırılmıştı. 

CHP’nin Atatürk dönemi kurultaylarının hepsi çok önemli olmakla birlikte laik Cumhuriyetin kurumsallaşması, bunun için eğitim, kültür, ekonomi politikalarının iyice belirginleştirilmesi bakımından 1935 yılındaki 4. Büyük Kurultay çok önemlidir. 

1935 KURULTAYI ÖNCESİ SİYASAL ORTAM

Türkiye’de 1924-1934 yılları arası, Atatürk’ün, kendi ifadesiyle –sıralı devrimleriyle- laik Cumhuriyeti biçimlendirdiği yıllardı. Bu dönem aynı zamanda genç Cumhuriyetin Şeyh Sait İsyanı (1925), Menemen Olayı (1930) ve Ağrı İsyanları (1930’ların başı) ile sarsıldığı bir dönemdir. 1929 Dünya Ekonomik Buhranının da etkisiyle 1930’ların başında ekonomide “Planlı Devletçilik” ilkesi benimsenmiş; bir taraftan millileştirme çalışmaları hızlanmış, diğer taraftan demiryolları ve fabrikalar yapılmaya başlanmıştır. Avrupa’da diktatörlüklerin kurulmaya başladığı bir ortamda Atatürk, tek parti CHP’ye karşı 12 Ağustos 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kurdurmuştur. Katıldığı ilk yerel seçimlerde bazı illerde başarılı sonuçlar elde eden SCP, kısa sürece laik Cumhuriyet karşıtlarının merkezi haline gelince 3 ay sonra kapatılmıştır.  SCF deneyi, Cumhurbaşkanı Atatürk’e Türkiye’de işlerin pek de yolunda gitmediğini göstermiştir. Bunun üzerine Atatürk, iki ay süren bir yurt gezisine çıkmıştır. Yurt gezisinde halkın sorunlarını dinleyerek notlar aldırmış ve hükümetin bu sorunları çözmesini istemiştir. 10-18 Mayıs 1931’de CHP Üçüncü Kurultayı toplanmış ve 6 Ok parti programına konulmuştur. 25 Temmuz 1931’de yeni “Matbuat Kanunu” çıkarılmıştır. 1931’de TTK ve 1932’de TDK kurulmuştur. Yine 1932’de bir aydınlanma kurumu olarak Halkevleri kurulmuştur. 1932 yılında Türk devriminin ideolojisini sistemleştirmek amacıyla Yakup Kadri (Karaosmanoğlu), Vedat Nedim (Tör), Şevket Süreyya (Aydemir), Burhan Asaf (Belge), İsmail Hüsrev (Tökin) ve Mehmet Şevki (Yazman) Kadro Dergisi’ni çıkarmıştır. 1934’te kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. 8 Şubat 1935’de yapılan seçimlerde 399 saylav (milletvekili) Meclis’e girmiştir. Seçilen milletvekilleri arasında ilk kez 18 kadın ve 4 Hristiyan milletvekili de vardır. Bu arada Meclis, Mustafa Kemal Atatürk’ü, 386 oyla tekrar Cumhurbaşkanı seçmiştir. İsmet İnönü Başbakanlığında yeni kurulan İcra Vekilleri Heyeti, 7 Mart 1935 günü Meclis’ten güvenoyu almış ve çalışmalarına başlamıştır. CHP’nin Mayıs 1935’deki 4. Büyük Kurultayı, işte böyle bir ortamda toplanmıştır. . 

1935 KURULTAYI’NIN TOPLANMASI

Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’nın 4. Büyük Kurultayı, 9 Mayıs 1935 tarihinde, 384 Parti Saylavı ile 160 Vilayet Mümessili olmak üzere, toplam 544 delegeyle toplanmıştır. 

CHF Genel İdare Heyeti, 1931 Kurultayı’ndan beri yurt genelinde çok kapsamlı çalışmalar yapmıştı. 1931 Kurultayında kabul edilmiş tüzük gereği halkın dilekleri toplanmış, böylece yurt işlerinin daha etkin ve ihtiyaçlara uygun görülmesinin sağlanması amaçlanmıştı.  

1935 CHF 4. Kurultayı’nda kabul edilen CHP Programı’nın dilinin Türk Dil Tezi çerçevesinde öz Türkçe olmasına özen gösterilmişti. Yeni sözcüklerin anlaşılmasını kolaylaştırmak için parti tüzüğü kitapçığına “Program İçindeki Öz Türkçelerin Osmanlıca Karşılıklarını” içeren bir sözlük dizini eklenmişti. 

Kurultayın açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, geçen kurultaydan itibaren sosyal ve kültürel alanlarda yapılan yeniliklerle Türkiye’nin ulusal çehresinin yeniden biçimlendiğini, kadınların erkeklerin aynı haklara kavuştuğunu, bunların Türk tarihi içerisinde övünülecek olaylar olduğunu belirtmiştir. Atatürk şöyle demiştir: “Yeni harfleri ulusal tarihi, öz dili, ar (sanat), müzik ve teknik kurumlarıyla kadını erkeği her hakta eşit modern Türk sosyetesi (toplumu) bu son yılların eseridir.” Atatürk, konuşmasının devamında, Akdeniz’i Karadeniz’e demirle bağladıklarını, Anadolu’da özel şirketlerin elindeki bütün demiryollarını satın aldıklarını; İstanbul ve İzmir’de liman ve rıhtım işlerinin devlet eline geçtiğini; demiryollarının Diyarbakır kapasına dayandığını, Antalya’ya, Erzurum’a, kömür yurduna durmadan gittiğimizi söylemiştir. 

Atatürk, konuşmasında, Türk Devrimi’ni de şöyle tanımlamıştır: “Uçurumun kenarında yıkık bir ülke, türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş… Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler… İşte Türk Genel Devrimi’nin kısa bir diyemi…” 

KEMALİZM 1935 CHP PROGRAMI’NDA

Programın giriş bölümünde; programa temel olan fikirlerin, Türk Devrimi’nin başlangıcından o güne kadar yapılan uygulamalarda görüldüğü, bu fikirlerin 1927 ve 1931 programlarında belirlendiğini ve bu programın sadece birkaç sene için değil geleceğe dönük düşünceleri de kapsadığı belirtilmiştir. 

1935 CHP Programı’nın daha önceki programlardan en büyük farkı, bu programın girişinde “Partinin güttüğü bütün bu esaslar Kemalizm Prensipleridir,” denilmiş olmasıdır.

Image

CHP IV. Büyük Kurultay’ında 13 Mayıs 1935’te görüşülüp kabul edilen CHP Programı

Programın Birinci Kısmında; “Vatan, Ulus, Devletin Esas Kuramı, Kamusal Haklar” başlığı altında bu kavramlar tek tek açıklanmıştır. Örneğin, “Ulus; dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı yurttaşlardan meydana gelen siyasal ve bir bütün” olarak tanımlanmıştır. 

“Esas Kuram” açıklamasında ise “Devletin Esas Kuramı: Türkiye; Ulusçu, Halkçı, Devletçi, Laik ve Devrimci bir Cumhuriyettir,” şeklinde tanımlanarak, önceki programda “CHF’nin Ana Vasıfları” olarak adlandırılan “Altı Ok”, aynı zamanda “Türk Devleti’nin Esas Kuramı” olarak kabul edilmiştir.

İkinci Kısımda; “CHP’nin Ana Vasıfları” başlığı altında, “CHP, Cumhuriyetçi, Ulusçu, Halkçı, Devletçi, Laik, Devrimcidir,” denilmiştir. 

Daha sonra, “CHP’nin Ana Vasıfları” durumundaki bu altı ilke (6 Ok), tek tek açıklanmıştır. Örneğin, CHP’nin 1935 Programı’nda “Laiklik” şöyle tanımlanmıştır.

“Parti bütün kanunların, tüzüklerin ve usullerin yapılışında ve toplanışında en son ilim ve teknik esasları ile asrın ihtiyaçlarına uyulmasını prensip olarak kabul etmiştir. Din bir vicdan işi olduğundan parti dini, dünya ve devlet işleriyle siyasadan ayrı tutmayı, ulusumuzun çağdaş medeniyet yolunda ilerlemesi için başlıca şartlardan sayar.”

Programdaki “Devrimcilik” tanımı da dikkat çekicidir. Buna göre Devrimcilik; “Parti devlet yönetimimde tedbir bulmak için derecel ve evrimsel prensiple kendini bağlı tutmaz. Ulusumuzun sayısız özverilerle başarmış olduğu devrimlerden doğan ve olgunlaşan prensiplere bağlı kalmak ve onları korumak parti için esastır,” şeklinde tamamlanmıştır.

1935 PROGRAMI’NIN DİĞER ÖZELLİKLERİ

“Devletin Esas Kuramı” bölümünün sonuna, önceki programdan farklı olarak; “Türkiye’de hakyerleri (mahkemeler) bağımsızdır,” şeklinde bir ek yapılarak, yargı bağımsızlığı vurgulanmıştır.

Programın Üçüncü Kısmı, “Ekonomi” konusuna ayrılmıştır. 1931 programından farklı olarak krediler konusuna geniş yer ayrılmıştır. Devletçilik ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Ayrıca grev ve lokavtın yasak olduğu, işçi hakları için İş Kanunu’nun çıkarılacağı, Ziraat Bankası’nın düzenleneceği, ülkeyi endüstrileştirmek için endüstri planları yapılacağı, fiyat kontrolüne önem verileceği, ticaretin geliştirileceği, özgür (serbest) bölge kurulacağı, liman, rıhtım ve hamallık tarifelerinin belirleneceği, balıkçılık, süngercilik, konservecilik, turizm, taşımacılık, su işleri, bayındırlık işleri, PTT işleri, tarım işleri, hayvan ve bitki hastalıklarıyla mücadele, hayvancılık, çiftçiyi topraklandırmak, denizcilik konularında yapılacaklar sıralanmıştır.  

Programın Dördüncü Kısmı “Finans” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde denk bütçe, düzgün ödeme, vergi kanunlarının iyileştirilmesi, gümrük tarifelerinin belirlenmesi, kaçakçılıkla mücadele gibi konulara yer verilmiştir. 

Programın Beşinci Kısmı “Ulusal Eğitim” konusuna ayrılmıştır. Vatandaşları okutma, cumhuriyetçi, ulusçu, halkçı, devletçi, laik ve devrimci yurttaş yetiştirme, düşünce ve benden gelişimi, eğitimin niteliği ve amacı, Türk tarihi, Türk dili, ilkokullar, köy okulları, sanat okulları, ortaokullar, liseler, üniversiteler ve yurtlar, güzel sanatlar, müzeler ve eski eserler, kitap, yayın ve kitap saraylar, okuma ev ve odaları kurulması, kültür ve eğitim işlerinin planlanması,  halkın yetiştirilmesi ve Halkevleri, devrim müzesi kurulması, gençlik örgütü ve spor, radyo istasyonlarının kurulması, sineme, opera ve tiyatronun geliştirilmesi konularında yapılacaklar anlatılmıştır. 

Altıncı Kısımda “Sosyal Hayat ve Kamusal Sıhhat” başlığı altında CHP’nin sağlık politikası ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. “Türk sosyal hayatına aile esastır,” diye başlayan bu bölümde nüfusu artırma, köylerden kentlere sağlık koşullarını iyileştirme, doğum evlerinin, süt damlalarının, kreşlerin sayısını artırma, işçi ana ve çocukları ile işçilerin sağlığını koruma, kimsesizler, ihtiyarlar, sakatlara yardım ve bulaşıcı hastalılarla mücadele konularında yapılacaklar sıralanmıştır. 

“İç, Tüzel ve Dış Siyasa; Memurlar ve Serbest Meslek Sahipleri” konularını içeren Yedinci Kısım’da Türkiye’de cins ve sınıf fikirlerini yaymak, sınıf mücadelesi amacıyla cemiyet kurulamayacağı; devlete bağlı kurumlarda ve belediyede çalışıp aylık ücret alanların cemiyet kuramayacağı; öğrenci cemiyetlerinin siyasetle uğraşamayacağı; köylünün sağlığı, kültür ve devrim anlayışında değerli ve ekonomik alanda varlıklı olmasının sağlanması konusunda partinin bütün çalışma kollarının görevli olduğu belirtilmiştir.  

Programın Sekizinci Kısmında ise “Vatan Sevgisi” başlığı altında “Vatan sevgisi ulusal ödevlerin en kutsalıdır,” denilmiştir. 

***

1935 CHP Programı, her şeyden önce Atatürk’ün “Türk Genel Devrimi” diye adlandırdığı Türk Devrimi’nin programıdır. Programı daha girişinde “Türk Devrimi” deyimi kullanılmıştır. Programın sadece içeriği değil, dili de Türk Devrimi’nin ruhunu yansıtacak biçimde öz Türkçedir. Programda “İnkılâp” yerine “Devrim”, “Fırka” yerine “Parti”, “Kongre” yerine de “Kurultay” terimleri kullanılmıştır. Programda geçen yeni öz Türkçe terimler için programın sonuna bir sözlük bile eklenmiştir.  

En önemlisi de 1935 CHP Programı’nda CHP’nin prensipleri “Kemalizm” olarak adlandırılmıştır. “Atatürk’ün sağlığında Kemalizm kavramı yoktu! Atatürk Kemalizm kavramını kullanmadı!” gibi iddialar tamamen gerçek dışıdır. Çok acıka görüldüğü gibi Atatürk, 1935 CHP Programı’nda CHP’nin prensiplerini “Kemalizm” olarak adlandırmıştır. 

Image

Atatürk’ün el yazısıyla “Kemalizm Prensipleri” notu 

Programda “CHP’nin Ana Vasıfları” olarak adlandırılan Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik, Devrimcilik ilkeleri; yani “Altı Ok”, aynı zamanda “Devletin Esas Kuramı” (temel felsefesi) olarak kabul edilmiştir. 1931 ve 1935 CHP Programlarına konulan “Altı İlke” (Altı Ok), 1937 yılında da 1924 Anayasası’na konulmuştur.

Emperyalizme karşı “tam bağımsızlık”, saray saltanatına karşı “ulusal egemenlik”, geri kalmışlığa karşı “çağdaş uygarlık”, haksız savaşlara karşı “Yurtta barış dünyada barış” diye tanımlanabilecek Kemalizm, yapıcı ve kurtarıcı niteliğini bugün de korumaktadır. 

---

KAYNAKLAR

C.H.P. Dördüncü Büyük Kurultayı Görüşmeleri Tutulgası, 9-16 Mayıs 1935, Ankara, Ulus Basımevi, 1935. 

C.H.P. 1935 Programı, Ankara, Ulus Basımevi, 1935.

Necdet Aysal, “Tek Parti Döneminde CHP Dördüncü Büyük Kurultayı”, HISTORY STUDIES, Volume 9, Issue 1, March 2017, p. 21-45.

Yazarın Son Yazıları

1935 CHP Kurultayı ve Kemalizm

“Partinin güttüğü bütün bu esaslar Kemalizm Prensipleridir.”

Devamını Oku
06.05.2026
Meşruti Monarşi Övgüsü ve II. Abdülhamit

“II. Abdülhamit’in 33 yıllık iktidarının 30 yılı meclis denetiminden uzak tek adam otoritesiyle geçmişti. II. Abdülhamit bu 30 yıl içinde devleti genelde saraydan yönetmiş ve muhaliflerine nefes aldırmayan bir İstibdat (Baskı) Düzeni kurmuştu.”

Devamını Oku
29.04.2026
23 Nisan ve Ulusal Egemenlik

“Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur…”

Devamını Oku
22.04.2026
Köy Enstitüleri: ‘Türkiye’yi Aydınlatan Fenerler’

“Köy Enstitüleriyle kapalı olan köylü hazinesi keşfolunmuştur...

Devamını Oku
15.04.2026
Anayasa böyle laikleştirildi

“Kanunlarımızı bugünün gereklerini, maddi zorunluluklarını göz önünde tutarak yapmalıyız. Memleketin maddi hayatı ancak bu şekilde kurtulur. (…) Onun içindir ki biz, her şeyden önce laikliğimizi ilan ettik. Kanunlarımızı ona göre yaptık. Şimdi de anayasamıza koymak istiyoruz…”

Devamını Oku
08.04.2026
II. İnönü Zaferi: ‘Milletin Kötü Kaderini Değiştiren Zafer’

“Siz orada yalnız düşmanı değil, milletimizin makûs talihini (kötü kaderini) de yendiniz. Düşman çizmesi altındaki kara yazılı topraklarımızla birlikte bütün yurt bugün, en kıyıda köşede kalmış yerlerine kadar zaferinizi kutluyor.” (M. Kemal Atatürk, 1 Nisan 1921)

Devamını Oku
01.04.2026
Kurtuluş Savaşı'nda Nevruz Bayramları: “Ergenekon-Nevruz İlişkisinin Anlamı”

“Bugün Türklerin tarihi kurtuluş gününe yani Ergenekon’a tesadüf ettiği için Ankara’da sevinç gösterileri yapıldı...

Devamını Oku
25.03.2026
Atatürk'ün gözünden 18 Mart Deniz Zaferi

“18 Mart 1915 Deniz Muharebesi’nde… O gün sahil bataryalarımızda bulunan askerler, subaylar ve kumandanlar, gerçekten takdire değer bir fedakârlıkla; hani, cesaretin, tevekkülün, en üst düzey(in)de, sonuna kadar toplarını kullanmışlar, görevlerini yapmışlardır…”

Devamını Oku
18.03.2026
Atatürk, Kemalizm ve Üçüncü Dünya

“Doğudan şimdi doğacak güneşe bakınız... Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün Doğu milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum...”

Devamını Oku
11.03.2026
Devrim Kanunları’nın gerekçesi

“Din ve ordunun siyasetle ilgilenmesi birçok kötülükler doğurur. Bu gerçek, bütün uygar uluslar ve hükümetlerce bir temel ilke olarak kabul edilmiştir…”

Devamını Oku
04.03.2026
Laikliğin gerekçesi

“Çağdaş uygarlık kamu hukukunda, ulusal egemenliğin meydana çıkmasına dayanan en gelişmiş devlet şeklinin ‘Laik ve Demokratik Cumhuriyet’ olduğu kabul edilmiştir…”

Devamını Oku
25.02.2026
Devlet İçinde Devlet DÜYUN-I UMUMİYE

“Düyun-ı Umumiye, ülkenin iktisaden sömürülmesine çalışan Avrupa sermayesinin bekçiliğini yapmıştı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet

“Memnuniyetle tekrar görüyorum ki laik Cumhuriyet esasında beraberiz...

Devamını Oku
11.02.2026
Laikliğin anayasaya girişi

“Din düşüncesi vicdani olduğundan, parti, din fikirlerini, devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı milletimizin çağdaş gelişiminde başlıca başarı etkeni görür.”

Devamını Oku
04.02.2026
Misakı Milli nedir ne değildir?

Misakı Milli, İngiliz emperyalizmine teslim olmuş sarayın-sultanın değil, emperyalizme karşı bir bağımsızlık savaşı yürüten Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet İnönü gibi arkadaşlarının eseridir.

Devamını Oku
28.01.2026
İran'da Atatürk etkisi ve Rıza Pehlevi

Atatürk’ten etkilenen liderlerden biri de İran Şah’ı Rıza Pehlevi’ydi.

Devamını Oku
21.01.2026
İslam dünyasının derin uykusu ve Atatürk

“Bütün Türk ve İslam âlemine bakın: Düşüncelerini, fikirlerini medeniyetin emrettiği değişiklik ve ilerlemeye uyduramadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler…”

Devamını Oku
14.01.2026
ABD emperyalizmi, Venezüella ve Türkiye

“Nihayet barışı korumak için en hızlı ve etkili tedbir, barışı bozacak herhangi bir saldırganın istediği gibi hareket edemeyeceğini kendisine fiilen gösterecek uluslararası teşkilatların kurulmasıdır.” (Atatürk, 1935)

Devamını Oku
07.01.2026
Atatürk Ankara’dan sesleniyor

“Her Halde Âlemde Hak Vardır ve Hak Kuvvetin Üstündedir”

Devamını Oku
31.12.2025
Menemen Olayı, İrtica ve Laiklik

“Bizi yanlış yol sevk eden habisler (kötülükler), bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melanetten gelmiştir ” (M. Kemal Atatürk, 16 Mart 1923)

Devamını Oku
24.12.2025
Lozan Antlaşması ve ABD

“Bugün Türk Delegasyonu ile imzaladığımız dostluk ve ticaret antlaşması, benim elde etmek istediğimden çok uzaktır. Bu anlaşma, Türklerden koparmak istediğimizden çok fazla imtiyazı (ayrıcalığı) bizim Türklere verdiğimizin belgesidir.”

Devamını Oku
17.12.2025
‘ABD’nin ‘Yeni Türkiye’ hayali’

Samuel Huntington, “Medeniyetler Çatışması” adlı kitabında Türkiye’nin yönünü Batı’dan Doğu’ya çevirerek İslam dünyasının lideri olmasını öneriyor, bunun için de “Atatürk’ün (laik Cumhuriyet) mirasının reddedilmesi” gerektiğini belirtiyordu.

Devamını Oku
10.12.2025
Atatürk’ün ders kitabında ‘Demokrasi ve Kadın Hakları’

“Özetle kadın, seçmek ve seçilmek hakkını elde etmelidir...

Devamını Oku
03.12.2025
Millet Mektepleri

“Türk harflerinin bütün vatandaşlara kapılarının önünde ve işlerinin başında öğretilebilmesi için daha bu sene içinde Millet Mektepleri teşkilatı yapacağız.

Devamını Oku
26.11.2025
Vahdettin nasıl kaçtı?

“17 Kasım 1922 günlü resmi bir telgrafın ilk cümlesi şu idi: ‘Vahdettin Efendi bu gece saraydan kaçmıştır.’

Devamını Oku
19.11.2025
Türkiye'de Opera ve Vals

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” (M. Kemal Atatürk)

Devamını Oku
05.11.2025
Cumhuriyetimiz

Dile kolay, ilan edildiğinde bazı İngiliz yetkililerin sadece iki yıl ömür biçtikleri Türkiye Cumhuriyeti 102 yaşında...

Devamını Oku
29.10.2025
Cumhuriyet’in şeker fabrikaları

“Meclis kürsüsünde bir de ‘üç beyaz’ parolası revaçtaydı...

Devamını Oku
22.10.2025
Nutuk 98 Yaşında: ‘İşte Bu Ahval ve Şerait İçinde…’

Atatürk Nutuk’u bir açılış ve kapanış döngüsüyle yapılandırır.

Devamını Oku
15.10.2025
Atatürk'e saygı duymayan teğmen: ‘Din Dilinin Türkçeleştirilmesi’

Mustafa Kemal Atatürk’e saygısı olmayanın onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Anayasasına da saygısı yoktur.

Devamını Oku
08.10.2025
Patrikhane ve Ruhban Okulu

Heybeliada Ruhban Okulu Fener Patrikhanesi’ne bağlıydı.

Devamını Oku
01.10.2025
Dil devrimini anlamak

“Gece meşguliyetimiz, bildiğin gibi dil dersleri… Gündüz de yalnız olarak aynı mesele üzerinde birkaç saat çalışıyorum.”

Devamını Oku
24.09.2025
Tek Partiden Çok Partiye: ‘Partili Cumhurbaşkanlığından Tarafsız Cumhurbaşkanlığına’

“Aramızdaki farkı bilelim. Biz, mutlakıyetten bugüne geldik. Siz ise bugünden mutlakiyete gidiyorsunuz.”

Devamını Oku
17.09.2025
Tarih Kürsüsü ve Suçluların Telaşı ‘CHP’nin Mallarına El Konulması’

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 102 yaşına girdi.

Devamını Oku
11.09.2025
ETHEM: “İsyan ve İhanet”

“Efendiler, askerî harekâtı çapulculuktan, devlet kurup yönetmeyi, şunun bunun mâsum çocuklarını fidye dilenmek için dağlara kaldırmak haydutluğundan ibaret zanneden, şarlatanlıklarıyla, yaygaralarıyla bütün bir Türk vatanını bezdiren...

Devamını Oku
03.09.2025
Büyük Zafer'in sırrı

Tam 103 yıl önce, 26 Ağustos 1922’de, Afyon Kocatepe’de, sabah saat 05.00’te, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın işaretiyle Türk tarihinin en önemli taarruzu Büyük Taarruz başladı.

Devamını Oku
27.08.2025
Aşiret-Tarikat Sorunu

Yeni açılım sürecinde etnik ayrılıkçı siyaset ve dinci, liberal ortakları, gerçeği çarpıtmaya devam ediyorlar.

Devamını Oku
20.08.2025
Saltanat Şurası’ndan Saray Komisyonu’na

1920 yılında Sevr Antlaşması’nı kabul etmek için kurulan “saltanat şurası”nın ve uygulamak için kurulan “barış komisyonu”nun amacı vatanı, milleti değil, sarayı, (sultanı) ve hükümeti kurtarmaktı.

Devamını Oku
13.08.2025
'Doğu Sorunu' devam ediyor! 'Kürt Sorunu mu Türk sorunu mu?'

İngiliz Müsteşarı Hohler, 27 Ağustos 1919’da Londra’ya gönderdiği bir yazıda şöyle diyordu...

Devamını Oku
06.08.2025
LOZAN: Onurlu Barış

Lozan Barış Antlaşması 102 yaşında…

Devamını Oku
23.07.2025