Erdoğan: ‘Devlet benim!’
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Erdoğan: ‘Devlet benim!’

18.08.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

İp aslında 2012’deki meşhur Konya konuşmasında koptu:
“İşte bu kuvvetler ayrılığı denen var ya!” demişti Gezi ve 17/25 Aralık soruşturmalarından daha bir yıl önce Erdoğan:
“O önünüze gelip engel olarak dikiliyor… Umulmadık yerde, umulmadık şekilde bakıyorsunuz bürokratik oligarşi karşınıza dikiliyor, umulmadık yerde yargıyla karşı karşıya kalıyorsunuz!”
Kulağımı tırmalayan o sözleri duyar duymaz çok derin kaygıya kapılmıştım.
Bunun o anda “anayasal devletin” sonu anlamına geldiğini düşünmüş ve yazmış; “Hakları güven altına alan bir kuvvetler ayrılığının olmadığı toplumda anayasa yoktur!” demiştim…
“Anayasacılığın bire bir ‘kuvvetler ayrılığı’ ile koşut olduğunu” hatırlatmış -özetle- “Mutlakiyetçiliğin her çeşidi güçler birliğidir. Anayasal devlet, yalnız güçler ayrılığı varsa vardır” diye anımsatmıştım.
Erdoğan’ın “kuvvetler ayrılığı”na karşı başlattığı açık meydan savaşı bana anında İtalya’nın ünlü temiz eller yargıçlarından Piercamillo Davigo’nun uyarısını düşündürmüştü…

Anayasacılık=güçler ayrılığı
Defalarca görüştüğüm ve röportaj yaptığım Davigo, hiç unutmadığım bir Tv söyleşisinde; “Modern devlet, güçler ayrılığına dayanır!” diyerek eklemişti:
“Modern devlet, birkaç ilkenin kabulü demektir. Bunlardan ilki, yasa önünde herkesin eşit olmasıdır. İkincisi, yasayı yapanın da yasaya tabi olmasıdır. Eskiden hükümdarın iradesi yasaydı ve hükümran, yasanın üstündeydi. Yasayı dilediğince değiştirebiliyordu. Hükümranın da yasalarla sınırlandığı noktaya gelmek için asırlar geçmesi gerekti. Buna işte ‘hukuk devleti’ diyoruz. Anglosaksonlar bunun yerine ‘rule of law’ ifadesini tercih ediyor. ‘Yasalar hükümeti’ anlamına gelen ‘rule of law’ söz konusu olduğunda, kişi iradesi değil; kural öne geçiyor. Toplumu kişi değil, ‘kural’ yönetiyor. Kural, kişiden önemlidir. Çünkü davranışlarımıza yalnız ‘kurallar’ yardımıyla yön verebiliriz!” (Sağnak, RTE ile Asırlar Öncesine Dönüş, 20 Aralık 2012)
RTE, “anayasal modern devlet anlayışını” yok sayan ünlü Konya konuşmasının üstüne 1. Gezi’yi bastırdı, 2. 17-25 Aralık yolsuzluk, rüşvet soruşturmalarını def etti, 3. “Kaç-Ak Saray”ı yaptırdı, 4. İçine geçip oturdu.

Üç buçuk asırlık savrulma
“Güçler ayrılığı” ve “hukuk devleti”nin tam işte aşama aşama yok edilmesi anlamına gelen bu sürece sivil toplum ve ana muhalafet -heyhat!- seyirci kaldı.
Erdoğan önünde hatırı sayılır bir engele takılmaksızın “kendi iradesini yasanın iradesine üstün sayma noktasına”, bunun doğal sonucu olarak “yasayı dilediğince değiştirebilme yetkisini kendisinde görme noktasına” geldi.
7 Haziran’da, evet, yara bere aldı. Ama yol kazasının ardından, Baykal’ın asisti sayesinde ayağa kalkarak silkindi ve kaldığı yerden “modern anayasal devlet ilkelerine” açtığı savaşa hız verdi.
Bugün “İster kabul edilsin ister edilmesin” diyor/diyebiliyor:
“Türkiye’de yönetim sistemi tümden değişmiştir… Artık ülkede ‘fiili gücü’ olan bir cumhurbaşkanı var… Şimdi bu fiili durumun hukuki çerçevesini netleştirmek gerekiyor!”
Yani “Türkiye’de artık benim ‘fiili gücüm’, benim ‘fiili hukukum’, benim ‘fiili anayasam’ geçerlidir!” demiş oluyor.
“Güneş kral” 14. Louis gibi “Devlet benim!” diyor.
Ana muhalefet partisi, hukukçular, sivil toplum kuruluşları bu durum karşısında ne yapıyorlar diye bakıyorum…
Bir “şikâyet korosu” ötesinde bir şey görmüyorum.
Kılıçdaroğlu “Demokrasiye darbe yapılmıştır!” diyerek yakınıyor…
Ama an BM gözlemcileri gibi konuşma anı değil. Topluma bir “çıkış” sunma ve “tutunacak dal” uzatma anı.
Üç yıldır bu darbe yapıldı. Yapılıyor. Adım adım uygulamaya konuyor da… Peki, siz ne yapıyorsunuz? Ya da yapacaksınız?
Zaman, somut, anlaşılır bir dille artık bunu konuşmak zamanı.  

Yazarın Son Yazıları

Kokuşmuşluğun kokusu

Annem 103 yaşında.

Devamını Oku
04.10.2026
Elif Eralp’a ilk çelme

Cem Özdemir “yetmez ama evet”çi değil miydi?

Devamını Oku
27.09.2026
Canavarların bahçesinde

Almanya bugün gene sandıkta.

Devamını Oku
20.09.2026
Yeni nesil Nazizmin hayaleti

Leipzig.

Devamını Oku
13.09.2026
Berhan Şimşek butlan CHP’sinin portresi

Berhan Şimşek’i 90’ların sonunda, Strazburg’da Türk Sinema Günleri Şenliği’nde tanıdım.

Devamını Oku
06.09.2026
Acemoğlu’nun itibarı

11 Eylül’ün üzerinden 25 yıl geçti.

Devamını Oku
30.08.2026
Özgürlüklerin şairi yaşıyor

Lorca’nın yanı başında kurşuna dizildiği zeytin ağacını görmüştüm.

Devamını Oku
23.08.2026
Milyonlar seni bekliyor!

Derin, karanlık bağları olan bir işadamı, ekran yüzü bir star gazeteciyi gözüne kestiriyor.

Devamını Oku
16.08.2026
Aramızdaki ajanlar

Britanya Krallığı’nın son büyükelçilerinden Sir Richard Moore’un adını ilk duyduğumda, aklıma 80’lerin ünlü Bond yıldızı Roger Moore gelmişti.

Devamını Oku
09.08.2026
Değişim dalgası dipten geldiğinde (2)

“Atado y bien atado...” İspanya’ya 40 yıl damgasını vuran Francisco Franco’nun asla unutulmayan, darbımesel kıvamındaki sözleridir.

Devamını Oku
02.08.2026
Bir dinozorun gözüyle ‘Yeni Parti’

Bu yazıyı, Kuzey Akdeniz siyasi tarihinin yarım yüzyıla yakın dilimini yaşamış ve yakından tanıklığını yapmış bir gazeteci gözüyle yazıyorum.

Devamını Oku
26.07.2026
Türkiye’nin en güvenilir adamı...

Haluk Levent, çok uzak değil, geçen yılın sonuna dek Türkiye’nin en güvenilir ismi çıkmış.

Devamını Oku
19.07.2026
Tabanca

Sosyal medyada viral olur olmaz İtalya’dan bir arkadaşım; bana “Çenem düştü” diye yazdı: “Bu haber, sahi mi, Zaytung mu?”

Devamını Oku
12.07.2026
‘Faşizm budur’ hissi

“Tatil budur hissi” diye bir reklam sloganı var ya...

Devamını Oku
05.07.2026
Tehlikeli ilişkiler

“Tehlikeli İlişkiler”, Stephen Frears’ın...

Devamını Oku
28.06.2026
Kılıçdaroğlu’na maruz kalmak

Yıllarca oy verdiğiniz parti başkanı aile boyu hayal kırıklığı çıkıyor.

Devamını Oku
21.06.2026
Yüzsüzlüğün elli tonu

Yüzsüzlük, pervasızlık, hayasızlık, utanmazlık, pişkinlik, arsızlık, küstahlık, sıkılmazlık, vicdansızlık, çekinmezlik, aldırmazlık, edepsizlik, perdesizlik, umursamazlık, duygusuzluk, yırtılmışlık, arlanmazlık, aldırışsızlık, vurdumduymazlık, sakınmasızlık, gamsızlık, pek yüzlülük, kayış suratlılık...

Devamını Oku
14.06.2026
Bir sürgünün ölümü

Cannes Film Festivali’nde jüri ödülünü, Marjane Satrapi’nin Persepolis’i aldı.

Devamını Oku
07.06.2026
Sanchez kuşatma altında

Adına “lawfare/yargının silaha dönüştürülmesi” diyorlar.

Devamını Oku
31.05.2026
Proje...

“Proje nedir?” deseniz “Budur!” derim.

Devamını Oku
24.05.2026
Virüs kâbusu geri döndü

Kuş gözlemciliği yapmak adına dünyanın bir ucundaki atık depolarına gitmek, kuş beyinlilik değilse nedir?

Devamını Oku
17.05.2026
Bunlar daha iyi günlerimiz...

Kara haberler zincirinin son halkası Londra’dan geldi: İngiltere, İskoçya ve Galler’de yapılan yerel seçimlerde iktidardaki İşçi Partisi resmen çakıldı.

Devamını Oku
10.05.2026
Magna Carta viral oldu

Kral Charles’ın ABD kongresinde hafta içinde yaptığı Magna Carta uyarısı; İran savaşı sırasında piyasaya sürülen İran yapımı Trump karşıtı lego videolarında dahi viral oldu.

Devamını Oku
03.05.2026
Merhametli monarşi

İran’ın “tavus kuşu tahtı”nın varisi Rıza Pehlevi, Berlin’de ensesine atılan domates sosu ile kovalandı.

Devamını Oku
26.04.2026
Kahramanmaraş...

On bir yaşında küçücük çocuklar...

Devamını Oku
19.04.2026
Paskalya ateşkesi

Süreel bir haftaydı.

Devamını Oku
12.04.2026
Trump sirkinin İran’la imtihanı

ABD Savunma bakanı Pete Hegseth’in dövmelerini gördünüz mü?

Devamını Oku
05.04.2026
Viva! Yaşasın anayasa!

“Anayasacılık, siyasal iktidarların keyfi uygulamalarının; hukuk kuralları ve anayasal mekanizmalarla sınırlandırılmasını, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin güvenceye alınmasını savunan çağdaş akımdır.”

Devamını Oku
29.03.2026
Trump'ın Vietnam'ı olur mu?

Trump'ın Vietnam'ı olur mu?

Devamını Oku
22.03.2026
İlbercan: Tarihçilerin ‘Pavarotti’si

“Herkes kendi talihinin mimarıdır; ‘faber est suae quisque fortunae’”...

Devamını Oku
15.03.2026
İspanya farklıdır

Joder! “Hoderrr!” okunur.

Devamını Oku
08.03.2026
Hedef: Ara seçimi şartlamak

ABD’nin İran saldırısında hâlâ akıl, mantık, fikir “rasyonel” arayanlar soruyor: “İsrail’i anladık.

Devamını Oku
01.03.2026
Trump’a Andrew tuzağı mı?

İngiltere’de kralın kardeşi gözaltına alındı.

Devamını Oku
22.02.2026
Yıkım altında

Altmış yaşında bir kadın.

Devamını Oku
15.02.2026
Goril videosu

Faşizmin birinci dereceden tanıklığını yapan Primo Levi, “Bunlar da mı İnsan?” adlı başyapıtında her şeyin insanları önce insanlıktan çıkarmakla başladığını anlatır...

Devamını Oku
08.02.2026
Yurtta sopa, cihanda sopa

İkinci Trump döneminin düsturu bu.

Devamını Oku
01.02.2026
Titanik’i de Grönland batırdı

Tarihin garip tecellisi.

Devamını Oku
25.01.2026
Trump Nobel’e de çöktü

Sadece zorbalık değil, aynı zamanda arsızlık.

Devamını Oku
18.01.2026
FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026