Köşe Yazısı

A+ A-

Katalonya’da seçim sonucu: Ortaya karışık

29 Eylül 2015 Salı

Katalonya Bölge Meclisi seçimlerine Junts Pel Si (Evet için hep birlikte) adı altında katılan bağımsızlık yanlısı merkez sağ ve cumhuriyetçi merkez sol koalisyonun taraftarları pazar gecesi buruk bir sevinç yaşadı. Katılım beklenenin çok üstündeydi ve koalisyonun oyları yüzde 39’da kaldı. Junts Pel Si koalisyonunun, bağımsızlıkçı antikapitalist, AB ve Avro karşıtı radikal sol parti CUP’un 10 milletvekilinin desteğine mecliste ihtiyacı olacak.
Burukluğun esas nedeni, bağımsızlık yanlısı oyların yüzde 47.8’de kalması. Bağımsızlık yanlısı seçmenlerin çoğunlukta olduğu kırsal bölgeleri kayıran seçim sistemi sayesinde, bağımsızlıkçılar Katalonya meclisinde çoğunluğu koruyabildi. İspanya’nın diğer bölgelerinden gelip Katalonya’ya yerleşenler daha çok büyük kentlerde oturuyor.
Ayrılıkçı liberal merkezsağ parti CDC’nin lideri Artura Mas, seçim sonuçlarından memnuniyetini ifade ederken, “Daha ileri gitmeye devam edeceğiz” dedi. Koalisyon ortağı da “tedrici ve geri dönüşü olmayan biçimde bağımsızlığa doğru gitmek için yeterli çoğunluğu elde ettiklerini” ilan etti. Ama 18 ay içinde bağımsızlık konusunda halkoylaması düzenleme hedefinin meşruiyeti tartışmalı hale geldi. Ayrıca AB üyeliğini hararetle savunanlarla AB’den ve Avro sisteminden hemen çıkmayı isteyenlerden oluşan bu meclis çoğunluğunun her an dağılması mümkün.

Esas kaybeden Rajoy
İki kampı da memnun eden bu seçimlerin esas kaybedeni, Katalonya yönetiminin taleplerini müzakere etmeyi reddeden İspanya Başbakanı ve muhafazakâr sağcı Halk Partisi’nin lideri Rajoy oldu. Partisi Katalonya’da oyların ancak yüzde 7’sini aldı ve altıncı sıraya düştü. Bu seçimlerin bir bilek güreşine dönmesinde Anayasa Mahkemesi’nin 2010 yılında Katalonya meclisinin oyladığı yeni statüyü budaması, Katalonya ulusu kavramını ve vergi özerkliğini iptal etmesi kadar, Rajoy’un ve partisinin Katalon bağımsızlıkçılarına karşı son derece kibirli ve dışlayıcı tavrının da rolü büyük olmuştu.
Şimdi Katalonya’nın ne yönde ilerleyeceğini İspanya’da aralık ayında yapılacak genel seçimler belirleyecek. Halk Partisi’nin seçimleri kaybetmesi güçlü bir ihtimal. İktidara İspanyol Sosyalist Partisi ve Podemos’tan oluşan bir koalisyon gelebilir. Bu iki parti de bağımsızlığa sıcak bakmıyor ama Katalonya yönetiminin taleplerinin müzakere edilmesi gerektiğini kabul ediyorlar. Podemos lideri Iglesias’ın Katalonya sorunu için önerdiği yol haritası ilginç: “Önce sağı iktidardan devirmek, ardından anayasa reformu yapmak, sonra cumhuriyet ilan etmek. Bunlardan sonra Katalanlar hâlâ ayrılmak istiyorsa, halkoylaması yapmak.”
Otuz yıldan beri yapılan kamuoyu yoklamalarında Katalonya’da yaşayanların takriben 2/3’ü farklı derecelerde de olsa kendilerini hem Katalon hem İspanyol olarak gördüklerini belirtiyor. Bağımsızlık talebi esas olarak merkezi yönetime yönelik şikâyetlerden besleniyor. Ülkede toplanan vergilerin beşte birini ödeyip, kamu harcamalarının altıda birini almak birinci şikâyet nedeni. Ama Katalonya da İspanya’nın en zengin bölgesi! Çift dilliliği -özellikle yargı konusunda- özgürce yaşayamamak, uluslararası planda temsil edilememek diğer şikâyet konuları. Bağımsızlıkçıların önemli bir kısmı, vergi konusunda daha büyük bir özerkliğin ve İspanyol ulusu kavramının yeniden tanımlanmasının esas olduğunu kabul ediyor.

Zengin egoizmi
Bağımsızlıkçıların vergi konusundaki talepleri, birleşik bağımsız Bask ülkesi hedefiyle mücadele eden BILDU dışında, İspanya’nın diğer bölgelerinde pek hoş karşılanmıyor, zengin egoizminin ifadesi olarak görülüyor. Diğer taraftan, bağımsızlığın gerçekleşmesi durumunda Katalonya’nın AB üyeliğinin düşmesi ve yeniden üyelik başvurusunda bulunması gerektiği ve en önemlisi Barça’nın başına gelecekler konusunda ise rivayet muhtelif.
İspanya ilginç bir laboratuvar. Katalonya’da son kırk yılda herhangi bir silahlı mücadele yöntemini benimsemeden elde edilen ve çok büyük ihtimalle önümüzdeki dönemde daha da genişleyecek olan özerklik, silahlı mücadele ve şiddet yöntemlerinin gölgesinde Bask bölgesinde elde edilen özerklikten daha dar değil. Hatta bazı açılardan daha geniş. Bağımsızlıkçı Katalanların çok sık söyledikleri bir söz var: “Çok uzun sürmüş bir evlilikten sonra artık ayrılmak istiyoruz. Ama kavga dövüş olmadan!”
Murat Karayılan, 2010 yılında El Mundo gazetesinde yayımlanan bir söyleşisinde eylemsizlik kararı aldıklarını, Katalonya’dakine benzer bir statü tanındığı takdirde silahlı mücadeleden vazgeçip, silahları Birleşmiş Milletler’e teslim edeceklerini belirtmişti. Ama hemen ardından, güvenlik güçlerinin operasyonları sürdürmesi halinde silahlı çatışmayı şiddetlendirme tehdidinde bulunmuştu! Halbuki Katalonya örneği tam da bu son tehdidin yokluğunda anlamlı olmuyor mu?

Büyük Katalonya düşü
Katalonya’da bağımsızlık talep edenler arasında küçük bir azınlık, bağımsızlığın ardından Büyük Katalonya’yı kurma hedefini dile getiriyor. Büyük Katalonya, tarihi olarak Katalanca konuşulan bölgeleri, yani İspanya’da Valencia bölgesini, Aragon bölgesinin bir kısmını ve Balear adalarıyla Fransa’nın İspanya sınırındaki Roussilon bölgesini kapsıyor. Katalan hükümetinin hukuk danışmanı bir Katalan milliyetçisi, bir buçuk ay önce katıldığı bir konferansta, bağımsızlığın elde edilmesi durumunda, bu bölgelerde yaşayanlara Katalan yurttaşlığı vereceklerini dile getirmişti. İspanya’nın adı geçen diğer bölgelerinden bu sözlerin bütünüyle sorumsuz ve saçma olduğunu belirten resmi demeçler gelmekte gecikmedi. Katalan hükümeti de danışmanının sözlerinin manipülasyon olduğunu belirtti ama “Valensiyalılar, Aragonlular ve Balear yurttaşları ne isterlerse odurlar” diyerek bir açık kapı bırakmayı ihmal etmedi.

Uzaydan görüldüler
Katalonya’da sadece siyasal partiler bağımsızlıkçı koalisyonda yer almıyor. Junts Pel Si [Haber görseli]koalisyonu içinde, Katalonya’nın her yerinde varlığı hissedilen Katalan Ulusal Meclisi (ANC) adlı STK de yer alıyor ve bağımsızlık kampanyasının sivil toplum alanında en güçlü taşıyıcısı konumunda. 2011’de Barselona’da toplanan “Kendi Devletimizi Kurmak İçin Ulusal Konferans”ta ilk adımı atılan bu örgüt, 2012’de resmen kuruldu. Her yıl 11 Eylül’de düzenlenen Katalan Ulusal Günü kutlamalarına son yıllarda iki milyona yakın insanın katılmasını sağlayan örgütler arasında ANC en büyük paya sahip. 11 Eylül 2014’de ANC’nin girişimiyle yürüyüşçüler Barselona sokaklarında uzaydan bile görülebilecek bir V (Vote Catalonia) oluşturmuşlardı.

Tümü Ahmet İnsel - Son yazıları

Suriye’de kirli çamaşırlar ortaya çıkıyor 12 Aralık 2017 Sal
AB Parlamentosu’nda Türkiye 9 Aralık 2017 Cmt
‘Tak şak’ davalarında yeni perde açıldı 5 Aralık 2017 Sal