Reytingin batsın! Kazanacağın para, alacağın reklam ve kanalın batsın...
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Reytingin batsın! Kazanacağın para, alacağın reklam ve kanalın batsın...

09.03.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Evde bir dizi film ekranda dönüyor. Uzaktan dinlemek zorunda kalıyorum. Tabii ki kadın, aile, erkek, boşanma, şiddet, cinsel istismar, çocuk üzerine. Bu ilişkiler içine parayı, hırsı, intikamı, dalavere ve dolapları da katmazsanız, dizi film yapamazsınız.
Anneannelere soruyorum, en az iki saat sürüyor, 24.00 gibi biter... Bir kepaze ilişkiler ağı, toplumun en alt düzeyinde bir yaşam.. aşağılanan kadın.. sürekli istismar edilen bir çocuk.. tabii ki rezil ve cinayet işlemeye hazır erkek veya erkekler.
Bağırış çağırışlar, çığlıklar, öldüreceğim seni diye kadının üzerine çöken alt insan sınıfındakiler... Bir şiddet sarmalı ki sormayın.
Çalışma arkadaşlarım özellikle kadınlar arasında çok izlenen bir dizi olduğunu söylüyor. Oyuncular çok iyiymiş falan. Keşke oyuncular da kötü olsaydı, iyi oyuncular bir rezil ilişkiler filmini aklar mı?
Tabii ki savunacaklar: Topluma ayna tutuyor, bu ilişkiler yaşanmıyor mu yaşanıyor, eee nesine karşı çıkıyorsun!
Tümüne! Bu ilişkilere de ve bu ilişkilerin ekrana böylesine gaddarca ve alçakça yansıtılmasına da!

Kazancını kadın mücadelesiyle paylaş
Ne kadar acımasız olursa kadına ve çocuğa karşı, ne kadar alçaklığı sergilerse o kadar reyting alıyormuş. Reytingin batsın! Kazanacağın para batsın, alacağın reklam da.. kanalın da batsın! Toplumsal şiddet üzerine böyle kazandığın para zehir zıkkım olsun!
Bu tür filmleri yasaklayamayacağına göre, kazancının yarısı kadınların eşitlik, şiddete karşı ve özgürlük mücadelesinde kullanılmak üzere yasal bir fona aktarılmalıdır! Bu fonu da kadınlar yönetmeli!
Soru: Bu tür filmler kadınlara şiddeti ve kadın cinayetlerini özendiriyor mu yoksa engelleyici rol mü oynuyor?

‘Demek hayat böyle, ne yapalım?’
Yanıtım: Azdırıyor. Demek hayat böyle, yapacak bir şey yok, kader bu yargısını pekiştiriyor. Şiddeti yükseltiyor, üstelik bu işin nasıl yapılması gerektiğine de yol yordam gösteriyor.
Umut Vakfı’nın verilerine göz gezdiriyorum:
Türkiye’de her iki kadından biri eşinden veya birlikte yaşadığı erkekten şiddet görüyor. TÜİK’e göre 10 kadından dördü erkek şiddetine uğruyor. Kadınlar her tür yasal korumaya karşı kendilerini “çıkmaz yolda” görüyor, haklılar, polis gözetiminde daha geçen ay 4 kadın öldürüldü, erkek yaratıklarca. 14 milyon kadın maalesef ülkemizde şiddete uğruyor… Hem de her yaşta, hamile bile olsa...
2016 Küresel Cinsiyet Uçurumu raporuna göre “cinsiyet eşitliğinde” 130’uncu ülke olarak resmen uçurumdayız. Türkiye’de kadınlar, eğitimde de 144 ülke arasında 109’a gerilemiş. Cinsiyet eşitliğinde 130’uncu sıradayız, kadınlar düşük ücret ve üzerine angarya da üstleniyor. 2015’te 413, 2016’da 397 kadın cinayete kurban gitmiş.

15 yıldır kadınlar için ne yaptınız?
Türkiye’de bu iktidar altında kadınların hangi durumu iyileşti, lütfen bir rakam, sayı, bilgi, istatistik... 15 yıldır!
Bu iktidardan önceki dönemlerde kadınlar ne kazandılarsa onun hızı ve rüzgârı ile yaşıyorlar. Bu rüzgâr varsa hâlâ ve kesilmediyse eğer!
Kadınların toplumsal saygınlıkları ve kendilerini var etme koşulları açısından üst düzeyde en önemli kaçış alanı üniversiteler.. Akademik kariyer... Ve çok başarılılar!
Mesela iş hayatına bakalım. Şirket ve kurumlarda kadınların yönetim kademelerinde varlığı arttı mı, sanırım arttı. Yerleşik şirketlerin bilinçli pozitif ayrımcılığı burada etken oluyor. Yerleşik şirketler diyorum! Bunların hepsi 15 yıl öncesinin kurumsallaşmış şirketleri! Okuduğum bir rapordaki bilgiyi paylaşıyorum:

Şirketlerinizde kadınlar ne durumda?
“Aromsa’da tüm çalışanlar arasında kadın-erkek oranı 50/50. Beyaz yakalılarda ise bu oran nerede ise 70/30 kadınlar; direktörler ve müdürler arasında da bu oran 60/40 kadınlar lehine. Bu, şirketimizin bugünlere gelmesinde çok önemli bir rol oynadı. Kadınların duygusal zekâları, problemlere yaklaşımları ve çözüm üretmeleri bazı durumlarda erkeklere göre daha gelişmiş oluyor. İşe alımlarda adayları birey olarak görüyoruz ve işe alım şartları olarak objektif kriterler uyguluyoruz.”
Soruyorum: Bu iktidar zamanında ve bu iktidarın desteği altında kurulan ve gelişen şirketlerde kadın çalışan ve yönetici oranı nedir?
Evet, kadınlar için 15 yıldır ne yaptınız (Türban serbestliği dışında)? Kadınlara şiddeti mi azalttınız? Toplumsal konumlarını mı yükselttiniz? Onlara iş alanlarını mı açtınız.. İş hayatında oranlarını mı artırdınız, eşitliği sağlayıcı önlemler mi aldınız?
Yoksa temel politikanız evinin kadını ol, kocana boyun eğ, 5 çocuk doğur politikası mı oldu!  

Yazarın Son Yazıları

Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026
‘Yargı Silahı’: Mehmet Pehlivan hücresinden yazıyor...

Dünkü yazımı tamamlayıcı olarak masumiyeti çiğnenmiş, görev alanı yüksek güvenlikli bir hücre içine hapsedilmiş İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın kitabı, Tunç Soyer ile birlikte geldi.

Devamını Oku
16.03.2026
‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı...

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşın sürmesi İran’ı molla rejimine mahkûm eder

İran’ı yöneten demir eldivenli molla rejiminin, Humeyni devrimini garanti altına almak ve artık geri döndürülemez bir karaktere büründürmek için kurdukları askeri, ekonomik, siyasi ve toplumsal karakterli İslam Devrim Muhafızları’nın, İran’da mahallelere kadar inen çok köklü bir örgütlenmeye sahip olduğunu okuyoruz.

Devamını Oku
12.03.2026
Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025