Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

İtalya’da sol silindi

08 Mart 2018 Perşembe

ROMA - Dünya çok büyük bir dönüşüm içinde.
Bunu hiçbir yerde insan, İtalya da olduğu denli net kavrayamıyor.
Soğuk savaşın sağ-sol kutuplaşmasının sona ermesi ardından örneğin İtalya’da medya patronu bir işadamı siyasete ilk defa doğrudan girerek demokrasinin kurallarını altüst etmişti.
Çizmede 25 yıl önce yaşanan “Berlusconi devrimi” -çeyrek yüz yıl arayla-bugün ABD’de Trump’la karşımıza çıkıyor.
II. Dünya Savaşı arifesinde “faşizm”i dünyaya ihraç eden ülke olan İtalya, bir kez daha devrim niteliğinde trendlere öncülük ediyor.
4 Mart seçimlerinde İtalya’da “II. Cumhuriyet” olarak anılan, medya patronu Berlusconi güdümündeki “Berlusconi yıllarının” sonuna gelindi.
Bundan böyle ülkede-5 Yıldız Hareketi ve aşırı sağdaki “Lega/Birlik” partisi başta olmak üzere- populist partilerin yükselişiyle yeni bir sayfa açıldı.

‘III. Cumhuriyet’in kodları
Siyasi gözlemciler popülizmlerin damga vurduğu bu yeni dönemi “III. Cumhuriyet” olarak adlandırıyor.
Bunu “eski-yeni Türkiye” misali; “eski-yeni İtalya” kodları olarak da anlayabilirsiniz.
İtalya’da bir kez daha bir paradigma değişikliği yaşanıyor ve 21. yüzyıl siyasetine yön veren yeni kurallar şekilleniyor.
Trump’ı Beyaz Saray’a çıkartmakla övünen ABD’nin “karanlıklar prensi” Steve Bannon’un son seçimde Roma’da boy göstererek Çizme’den yeni bir “enternasyonal popülizm inşaasına giriştiğini” duyurduğunu unutmayalım.

Küreselci-milliyetçi cephe
Karşımızda beliren bu yeni dünyanın ilk kuralı, sağ-sol ayrımının tamamen ortadan kalkması ve silinmesi.
Ayrım bundan böyle “küreselciler” ve “milliyetçiler” arasında yapılıyor.
“Küreselciler” eğitim düzeyi yüksek, merkezdeki çevreler.
“Milliyetçiler”, “forgotten men/siyasetin unuttuğu insan” tabir edilen periferi...
Türkiye de bildiğmiz anlamdaki “sol-sağ milliyetçilik” ten farklı bir şey bu.
“Stampa” yazarı Mattia Feltri’nin dün belirttiği üzere, “tuzu kurular küreselci, karnı aç/ geride kalanlar milliyetçiliği” seçiyor.
Sağ-sol ayrımı silinir ve meydan gerçekte yalnız “sağ”a ve de “Ne sağcı, ne solcuyuz. Biz sorunlara odaklıyız” diyen 5 Yıldız’a kalırken; “sol” -heyhat!- yok oluyor.
Şöyle anlatayım...
Türk kamuoyunun Öcalan krizi”nden tanıdığı eski İtalya Başbakanı Massimo D’Alema kurucusu olduğu “Liberi e Uguali/ Özgür ve Eşit(LeU)” partisinden mesela parlamentoya giremedi.
Merkez sol “Demokrat Parti/Partito Democratico(PD)” “kâfi derecede sol” görünmediği için, eski komünistlerden oluşan dinozor ekibiyle bu partiden ayrılıp “LeU”yu kuran D’Alema, sandıkta düş kırıklığı yaşadı. Çizme’nin topuğundaki memleketi Puglia’da, oyları yüzde 3.9’da kaldı.
D’Alema ve arkadaşlarının “yüzde 10 bandına” oturtmayı hedefleyerek kurdukları “LeU” ise parti olarak yüzde 3’le barajı ancak geçti.
LeU seçime giren tek “sol” parti idi.
Renzi liderliğindeki PD, “merkez sol” da.
Ama o da beş yıl önceki son genel seçimden bu yana, 6.5 puanlık gerilemeyle ağır bir hezimete uğradı.

Uzatılmış salınımlı istifa
Renzi ile 2014’teki “Avrupa Parlamentosu” seçimlerinde tarihi rekorla oylarını yüzde 41’e çıkaran sosyal demokratlar, bu defa sade yüzde 19 aldı.
Seçim sonralarının sol adına moral bozucu renkli Türkiye haritalarında olduğu gibi, ırkçı Salvini’nin güçlü olduğu “mavi renkli Kuzey İtalya” ile, Roma’nın altında, 5 Yıldız’la “sarıya boyanan güney İtalya” arasında “merkez sol” sadece Floransa- Bologna bandında “kurtarılmış küçük kızıl adacıklar”a sıkıştı.
Bu tarihi yenilgi yetmiyormuş gibi sosyal demokratlar bir de CHP’de sıklıkla gördüğümüz üzere “sen-ben” kavgasına düştüler.
Renzi istifasını verdi ama “partinin popülistlerle koalisyona gitmeyeceğinin kesinleşmesi şartı”na bağlı olarak bunu, hükümetin kurulduğu sonraki bir tarihe erteleyerek ancak o zaman hayata geçireceğini bildirdi…
Vitamin tableti gibi “uzatılmış zaman salınımlı istifa” olarak kayda geçen bu Renzi hamlesi, partide “nerede yanlış yaptık tartışması” yerine “Renzicilerle-Renzi karşıtları” arasında iç savaşı alevlendirdi.
PD’den hicret eden 5 milyon seçmenin üçte biri “5 Yıldız”a gitti. Diğerleri ya hiç oy kullanmamayı, ya da ırkçı “Lega” ya oy vermeyi yeğlediler.
Buradan devam…

Tümü Nilgün Cerrahoğlu - Son yazıları

Sisi ve Mısır’ın sırları 29 Mart 2018 Per
Üst akıl: Cambridge Analytica 25 Mart 2018 Paz
Fransa’nın utancı Sarkozy 24 Mart 2018 Cmt