İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği raporu ortaya koydu: Santraller kirletmeye devam ediyor

İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği’nin “Özelleştirilmiş Termik Santraller ve Çevre Mevzuatına Uyum Süreçleri” konulu raporu, 2020 yılının başında kapatıldığı iddia edilen kömürlü termik santrallerin yaklaşık 1.5 yıldır geçici faaliyet belgeleri ile hiçbir çevre yatırımını tamamlamadan çalıştırıldığını ortaya koydu.

04 Haziran 2021 Cuma, 09:15
İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği raporu ortaya koydu: Santraller kirletmeye devam ediyor
Abone Ol google-news

Rapora göre, 1 Ocak 2020’de çevre mevzuatına uygun olmadıkları için faliyetleri durdurulan Çelikler Afşin Elbistan A, Çelikler Seyitömer, Çelikler Tunçbilek, Soma, Kangal ve Çatalağzı termik santrallerine bugüne kadar çevre mevzuatına uyum sağlamış olmamalarına karşın geçici faaliyet belgesi verildi. Kömürlü termik santrallerin çevreyi kirletme durumu ve çevre mevzuatına uyumsuzluklarının 1 Ocak 2020 ve öncesinden hiçbir farkı yok. Tesislerin tamamı toksik atıklarını vahşi depolama yöntemi ile depolamaya devam ediyor. Rapora göre, Çelikler Seyitömer Termik Santrali, yeni geçici faliyet belgesi verilene kadar geçen 8 günlük sürede izinsiz ve çevre mevzuatı kapsamında herhangi bir idari yaptırım uygulanmadan faaliyetine devam etti. Çıkan atıkların atık sahasına boşaltılmasının yasak olduğuna işaret edilen raporda, “Atıklarını depolama sahasına verdiği bilinmektedir. Buna rağmen tesisin çalışması durdurulmamış ve Çevre Kanunu kapsamında herhangi bir ceza uygulanmamıştır” denildi.  

MUAFİYET SÜRESİNİ 2.5 YIL DAHA UZATAN YASA TEKLİFİ

Dernek Başkanı Baran Bozoğlu, 13 termik santral için 2013’te yasa değişikliği yapıldığını, özelleştirme yolu açıldığını, ayrıca çevresel yatırımlarını uzun süre yapmamaları yönünde de muafiyet tanındığını anımsattı. Anayasa Mahkemesi’nin bu yasayı iptal ettiğini, iktidarın ise yeniden yasa değişikliği yaparak 2019 sonuna kadar muafiyet tanıdığını belirten Bozoğlu, bu tarihte muafiyet süresini 2.5 yıl daha uzatan bir yasa teklifinin daha Meclis’ten geçtiğini bildirdi. Bozoğlu, Cumhurbaşkanının yasayı veto ettiğini, buna karşın Çevre Bakanlığı’nın yönetmelik değişikliği ile bu tesislerde atıkların vahşi depolama yapıldığı sahaların tamamının meşru hale getirildiğini vurguladı. 

"BÖYLECE DE NE ÇEVRE CEZASI YİYORLAR NE DE BAŞKA BİR ŞEY"

İktidarın 1 Ocak 2020’de Afşin Elbistan A, Seyitömer, Tunçbilek, Soma, Kangal, Çatalağzı termik santrallerinin kapatıldığını açıkladığına dikkat çeken Bozoğlu, o gün kapatılan tesislerin tamamının hâlâ çalışır durumda olduğuna işaret etti. Bozoğlu, “Kimisi bir yıldır, kimisi 1.5 yıldır çalışıyor ama bugün bu 13 tesisin tamamı çalışır halde ve hiçbirisi çevre mevzuatına dair yatırımını yapmamış durumda. Ne filtre sistemlerine dair ne de atık sahalarına dair herhangi bir yatırım ortaya koymamış olmalarına rağmen hepsi çalışır vaziyette. Yaklaşık 1.5 yıldır bu tesisler havayı, suyu, toprağı kirletmeye devam ediyorlar” dedi. Bozoğlu, bu tesislerin geçici faaliyet belgesi alarak çalışmalarına devam etmesine olanak tanıyan yönetmeliğin iptal edilmesine karşın o yönetmeliğin bir benzerinin 19 Mart 2021’de yeniden çıkarıldığını söyledi. Bozoğlu, “Sürekli bir şekilde bu tesislere teşvik, çevreyi kirletmelerine muafiyet ve yatırım yapmadan önünü açan bir mekanizma ile karşı karşıyayız” dedi.

EÜAŞ bünyesindeki 18 Mart Çan Termik Santrali’nin şu anda geçici faaliyet belgesi ve çevre izni olmadan usulsüz şekilde çalıştığını belirten Bozoğlu, Afşin Elbistan B, Çayırhan ve Orhaneli termik santrallerinin de mevzuatın belirlediği baca gazı emisyon sınırlarına uymadığını, havayı kirlettiklerini bildirdi. Bozoğlu, geçici faaliyet belgelerinin süresi dolduğu için bu tesislere yeniden belge verildiğini dile getirdi. Tesislerin belge almak için 50-60 bin lira kadar ücret ödediklerini dile getiren Bozoğlu, “Böylece de ne çevre cezası yiyorlar ne de başka bir şey” dedi. Bozoğlu, Yatağan Termik Santrali’nin şu anda sıvı bir şekilde atıklarını depolamaya devam ettiğini, yer altı sularını daha fazla kirletme riski olduğunu vurguladı.

‘BAKANLIK FELÇ YAŞIYOR’

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurulmasıyla bütün liyakatli kadroların dağıtıldığını kaydeden Bozoğlu, “Orman ve Su işleri Bakanlığı’na gidenler oldu, Çevre Bakanlığı’nda kalanlar oldu. Yani 2009 yılında AB Çevre Faslı’nı açan kadrolar çöktü. Dolayısıyla şu an Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir felç yaşıyor, denetim yapmıyor” uyarısında bulundu. Termik santrallerin her birinde Sürekli Emisyon Ölçümleri Sistemi (SEÖS) takılma zorunluluğu olduğunu kaydeden Bozoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu sistemlerin şu an bütün termik santrallerde olduğunu beyan ettiğini, verilerin kendileriyle paylaşılmasını istediklerini söyledi. Bozoğlu, sanayi tesislerinin bacalarındaki emisyon ölçüm sonuçlarının paylaşılmasını da talep ettiklerini ancak kendilerine “ticari sır” denilerek yanıt verilmediğini dile getirdi. Bozoğlu, “Biz emisyon verisinin nasıl bir ticari sır olabileceğini anlayabilmiş değiliz” dedi. Marmara’daki müsilaj oluşumuna da işaret eden Bozoğlu, sanayicilerin atık suları yeterince ileri teknolojilerle arıtılmadan denize verdiklerini kaydetti. Bozoğlu, “Bugün salyalar, yarın denizlerde oksijen kalmaması nedeniyle toplu balık ölümleri ve daha sonrasında da denize giremeyecek hale geleceğiz” dedi.